وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلاًۚ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
İnsan Sûresi, 25. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: insan suresi 25. ayet, gece secde, insan suresi, insan 25, sabah akşam anma, uzun gece tesbihi, rab, zikir
-
"Sabah akşam Rabb'inin adını an."
Rabb’inin adını an. Bu cümlenin “Rabb’inin adıyla zikret” veya “Doğrusu arınan ve Rabb’inin admı anıp namaz kılan kurtuluşa ermiştir” meâlindeki âyette olduğu gibi “Rabb’inin adıyla namaz kıl” anlamlarına gelmesi ihtimali vardır. Yahut Allah Teâlâ şöyle demektedir: “Rabb’inin adını an”, yani “Onu her zaman anan biri ol”. Sabah akşam. “Bukra” (بُكْرَةً) kelimesinin sabah namazı mânasına gelmesi ihtimali vardır. “Esil” (أَصِيلًا) kelimesinin ise öğle ve ikindi namazı anlamına gelmesi muhtemeldir.
Yorumu Yorumla
-
Üzkür (اذكر)
İbn Fâris, bu kelimenin kökünün (z-k-r) bir şeyi korumak, hatırda tutmak ve unutmanın zıddı olan "zikir" kavramına dayandığını belirtir. Ayrıca bu kökün, bir şeyi dille telaffuz etmek ve anmak anlamlarını da taşıdığını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, zikrin hem kalbi bir hatırlama hem de dille yapılan bir anma olduğunu, ayetteki emirle Hz. Peygamber’in zihnini ve dilini sürekli ilahi olanla meşgul tutmasının istendiğini vurgular. Toshihiko Izutsu, Kur'an’ın semantik dünyasında zikrin, sadece bir şeyi hatırlamak değil, Allah’ın ayetleri ve lütufları üzerinde yoğunlaşarak varoluşsal bir farkındalık oluşturmak olduğunu tahlil eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, buradaki anma eyleminin, bir önceki ayette emredilen sabırla doğrudan ilişkili olduğunu; zorluklara karşı direnç göstermenin ve ilahi hükmü beklemenin ancak ilahi kaynağa sürekli bir zihinsel ve ruhsal yönelişle mümkün olabileceğini ifade eder.
İsme (اسم)
İbn Fâris, bu kelimenin kökeni hakkında iki ana görüşe yer verir; ilki (s-m-v) kökünden gelip yükseklik ve yücelik (sümuv) ifade etmesi, ikincisi ise (v-s-m) kökünden gelip bir işaret ve damga (vesm) anlamına gelmesidir. İsmin, isimlendirilen şeyi diğerlerinden ayırıp yücelttiğini savunur. Râgıb el-İsfahânî, ismin bir varlığın özüne ve mahiyetine delalet eden en temel işaret olduğunu belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin erken Sami dillerindeki izlerini sürerek Süryanice "şmâ" ve Aramice "şem" formlarıyla olan derin akrabalığını morfolojik olarak inceler; ismin kadim kültürlerde sadece bir etiket değil, o varlığın gücünü ve otoritesini temsil eden bir unsur olduğunu tahlil eder. Toshihiko Izutsu, "Allah’ın ismi" kavramının, O’nun mutlak varlığının tecellisi ve insanla olan iletişiminin odak noktası olduğunu, ismi anmanın bizzat o otoriteye sığınmak anlamına geldiğini açıklar.
Rabbike (ربك)
İbn Fâris, (r-b-b) kökünün bir şeye malik olmak, onu sahiplenmek, ıslah etmek, tamamlamak ve bir şeyi kemale erdirmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "rabb" kavramının bir varlığı aşama aşama olgunluğa ulaştıran "mürebbî" (terbiye edici) işlevine dikkat çeker; ayette Hz. Peygamber’e hitaben "senin Rabbin" denilmesinin, onun üzerindeki ilahi inşanın, eğitimin ve gözetimin sürekliliğini ifade ettiğini belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin kökenindeki "efendi, büyük, ulu" anlamlarının Aramice ve Süryanicedeki "rabbâ" lafzıyla olan dilbilimsel birliğini ortaya koyar. Toshihiko Izutsu, Rabb isminin Kur'an'daki otorite-bağlılık eksenindeki merkezi konumunu tahlil ederek, bu ismin anılmasının kulun kendi acziyetini ve yaratıcısının mutlak koruyuculuğunu idrak etmesi anlamına geldiğini vurgular.
Bükraten (بكرة)
İbn Fâris, (b-k-r) kökünün bir şeyin başlangıcı, ilki ve erkenden ortaya çıkan bölümü olduğunu ifade eder. Genç deveye (bekr) ve bakireye (bikr) de "ilk/erken" olma özelliklerinden dolayı bu kökten isim verildiğini açıklar. Râgıb el-İsfahânî, günün başlangıcı olan sabah vaktine bu ismin verildiğini, bunun bir işe veya ibadete başlamanın en taze ve zinde zamanı olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), "bükre" kavramının sadece kronolojik bir zamanı değil, aynı zamanda ruhun arınmaya ve ilahi mesajı almaya en açık olduğu, doğuş ve yenilenme vaktini sembolize ettiğini tahlil eder.
Esîlâ (أصيلا)
İbn Fâris, (e-s-l) kökünün bir şeyin aslı, kökü, temeli ve dayanağı anlamına geldiğini belirtir. Akşam vaktine "esîl" denilmesini, günün temelinin ve nihayetinin o vakit olmasıyla veya o vaktin günün kökleştiği bir zaman dilimi olmasıyla ilişkilendirir. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin ikindi vaktinden gün batımına kadar olan süreyi ifade ettiğini kaydeder. Arthur Jeffery, bu lafzın erken Sami dinlerindeki akşam ibadet vakitlerini niteleyen "aşel" veya benzeri formlarla olan ilişkisini, kadim inanç sistemlerindeki zaman tasavvurları bağlamında inceler. Prof. Dr. Hidayet Aydar, "bükre ve esîl" ikilisinin birlikte zikredilmesinin, günün her iki ucunu ve dolayısıyla tüm zamanı kapsayan kesintisiz bir kulluk ve anma disiplinini ifade ettiğini vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla