ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
İnfitâr Sûresi, 18. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: hesap günü, infitar 18, ne olduğunu bilme, infitar suresi, infitar suresi 18. ayet, tekrar soru, din günü, gün
-
17. "Ceza günü nedir bilir misin?"
18. "Evet, ceza günü nedir bilir misin?"
Bazıları şöyle dedi: Elbette sen bunları bilmiyordun ve onu sana Allah Teâlâ öğretti. Bazıları da şöyle söyledi: Bu ifade o günün büyüklüğünü belirtmek ve ondan korkmanın gerekliliğini ortaya koymak içindir.
Yorumu Yorumla
-
Edrâke (أَدْرَاكَ)
İbn Fâris, d-r-y kökünün temel manasının bir şeyi iyice kavramak, bir bilgiye dirayetle ulaşmak veya bir şeyi hile ve beceriyle elde etmek olduğunu ifade eder. Ona göre bu kelime, basit bir işitmenin ötesinde, meselenin künhüne vakıf olmayı ve onu tam anlamıyla kavramayı temsil eder. Râgıb el-İsfahânî, "dirâyet" kavramının genellikle bir çeşit çaba, araştırma veya ipuçlarından hareketle elde edilen derin bilgi olduğunu açıklar. Ayette bu ifadenin tekrarlanması, söz konusu hakikatin (Din Günü) beşerî tasavvur sınırlarını zorlayan muazzamlığını ve ancak ilahî bildirimle idrak edilebileceğini vurgular. Toshihiko Izutsu, bu kalıbı Kur'an'ın "epistemolojik meydan okuma" üslubu olarak tanımlar. Ona göre "mâ edrâke", muhatabın mevcut zihinsel kategorileriyle o dehşetli ve aşkın olayı tam olarak kavrayamayacağını ihtar eden sarsıcı bir sorudur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu ifadenin bir önceki ayeti tekit (pekiştirme) amacı taşıdığını ve anlatılan konunun önemini zihne iyice yerleştirmek için kullanılan Kur'ânî bir üslup inceliği olduğunu belirtir; insanın sınırlı aklının o günün azametini kavramakta yetersiz kalacağına işaret eder.
Yevm (يَوْمُ)
İbn Fâris, y-v-m kökünün temel manasının güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimi olduğunu belirtir; ancak bu kavramın sadece takvimsel bir günü değil, belirli bir hadisenin vuku bulduğu herhangi bir zamanı veya evreyi de kapsadığını ekler. Râgıb el-İsfahânî, "yevm" kelimesinin burada kronolojik bir süreden ziyade, yepyeni bir kozmik oluşun başlangıcını ve tüm gizli gerçeklerin açığa çıktığı bir "hakikat anını" temsil ettiğini vurgular. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın eskatolojik dilinde "yevm" kavramının varoluşsal bir "karar vaktini" ve ilahî iradenin her şeye doğrudan müdahale ettiği o kritik eşiği simgelediğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kelimenin bu bağlamda zamansallığın ebediyete evrildiği ve insanın tüm yapıp ettiklerinin bir "an" içine sığdırılarak karşısına getirildiği metafizik bir sahneyi ifade ettiğini söyler.
ed-Dîn (الدِّينِ)
İbn Fâris, d-y-n kökünün itaat, boyun eğme, borçlanma ve karşılık görme (ceza/mükâfat) manalarını birleştirdiğini ifade eder. Bu ayetteki kullanım, insanın dünyadaki yaşamının nihai bir bilançosunun çıkarılacağı "hesap ve ceza" anını temsil eder. Râgıb el-İsfahânî, "din" kelimesinin burada "mutlak karşılık" manasında olduğunu; borç (deyn) ile olan semantik bağın, insanın yaratıcısına karşı olan tüm sorumluluklarının neticeleneceği bir süreci işaret ettiğini belirtir. Arthur Jeffery, kelimenin "yargı/hüküm" anlamındaki teknik kullanımının Aramice "dînâ" ve İbranice "dîn" ile paralellik gösterdiğini, Kur'an'ın bu terimi nihaî bir adalet sürecini tanımlamak için kullandığını kaydeder. Gabriel Said Reynolds, "din" kavramının burada "ilahî yargı" (divine judgment) vurgusu taşıdığını ve bu ifadenin o dönemin teolojik atmosferinde hesap günüyle özdeşleşmiş en güçlü kavram olduğunu belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin hem "itaat" hem de "hesap" anlamlarını içerdiğini; insanların dünyadaki duruşlarının nihai bir hükme bağlanacağı o sarsılmaz ve kesin hakikati simgelediğini ifade eder.
Yorumu Yorumla
Yorumu Yorumla