Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

İnfitâr Sûresi, 17. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    İnfitâr Sûresi, 17. Ayet

    وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Vemâ edrâke mâ yevmu-ddîn(i)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      17. "Ceza günü nedir bilir misin?"

      18. "Evet, ceza günü nedir bilir misin?"

      Bazıları şöyle dedi: Elbette sen bunları bilmiyordun ve onu sana Allah Teâlâ öğretti. Bazıları da şöyle söyledi: Bu ifade o günün büyüklüğünü belirtmek ve ondan korkmanın gerekliliğini ortaya koymak içindir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Edrâke (أَدْرَىٰكَ)

        İbn Fâris, d-r-y kökünün temel manasının bir şeyi bilmek, bir bilgiye ulaşmak veya bir şeyi hile ve beceriyle elde etmek olduğunu belirtir. Ona göre "dirayet", sadece yüzeysel bir duyum değil, meselenin özüne vakıf olmayı ve onu tam anlamıyla kavramayı ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "dirayet" kavramının genellikle bir çeşit çaba, araştırma veya belirtilerden hareketle elde edilen bilgi olduğunu açıklar. Ayetteki "mâ edrâke" (sana ne bildirdi?) kalıbının, beşerî idrakin ötesinde olan ve ancak ilahî bildirimle tam olarak kavranabilecek muazzam bir hakikate dikkat çektiğini söyler. Toshihiko Izutsu, bu kalıbın Kur'an'ın "epistemolojik meydan okuma" üslubunun bir parçası olduğunu vurgular. Ona göre "mâ edrâke", muhatabın mevcut bilgi kategorileriyle tasavvur edemeyeceği kadar dehşetli ve aşkın bir olayın (hesap günü) haber verileceğini ihtar eden retorik bir sorudur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu ifadenin muhatapta merak uyandırmak ve anlatılacak konunun önemini zihne nakşetmek için kullanılan Kur'ânî bir üslup özelliği olduğunu; insanın sınırlı aklının o günün büyüklüğünü kavramakta yetersiz kalacağını ihsas ettirdiğini belirtir.

        Yevm (يَوْمُ)

        İbn Fâris, y-v-m kökünün temel manasının güneşin doğuşundan batışına kadar geçen zaman dilimi olduğunu belirtir. Ancak bu kelimenin sadece yirmi dört saatlik bir süreyi değil, belirli bir olayın gerçekleştiği herhangi bir zaman parçasını veya dönemi ifade etmek için de kullanıldığını ekler. Râgıb el-İsfahânî, "yevm" kelimesinin Kur'an'da mutlak zaman anlamında da kullanıldığını; ayetteki "hesap günü" bağlamında ise bunun bir dünya günü gibi değil, kozmik bir evreyi ve yepyeni bir oluşun başlangıcını temsil ettiğini vurgular. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın eskatolojik dilinde "yevm" kavramının kronolojik bir zamandan ziyade, varoluşsal bir "an"ı ve ilahî müdahalenin zirveye ulaştığı "karar vaktini" simgelediğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kelimenin Kur'an'da bir "hakikat patlaması" anı olarak konumlandırıldığını; her şeyin aslına rücu ettiği ve zamansallığın ebediyete evrildiği o kritik eşiği ifade ettiğini söyler.

        ed-Dîn (الدِّينِ)

        İbn Fâris, d-y-n kökünün itaat, boyun eğme, karşılık görme ve hesaplaşma manalarını taşıdığını belirtir. Ayette "yevmü'd-dîn" şeklinde gelmesi, bu günün her bir nefsin dünyada yapıp ettiklerinin tam karşılığını (ceza veya mükâfat) alacağı mutlak adalet günü olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "din" kelimesinin burada "ceza" (karşılık/hesap) manasında kullanıldığını; borç (deyn) ile olan köken bağının, insanın yaratıcısına karşı olan sorumluluklarının neticeleneceği bir süreci işaret ettiğini vurgular. Arthur Jeffery, kelimenin "yargı/hüküm" anlamındaki teknik kullanımının Aramice "dînâ" ve İbranice "dîn" ile semantik bir paralellik arz ettiğini, Kur'an'ın bu köklü terimi eskatolojik bir yargılama sürecini tanımlamak için seçtiğini kaydeder. Gabriel Said Reynolds, "din" kavramının bu ayetteki vurgusunun "ilahî yargı" (divine judgment) olduğunu ve bu terimin o dönemdeki teolojik literatürde hesap günüyle özdeşleşmiş en güçlü kelimelerden biri olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin hem "itaat" hem de "hesap" anlamlarını cem ettiğini; insanların dünyadaki itaatlerinin veya isyanlarının nihai bir hükme bağlanacağı o sarsılmaz gerçeği simgelediğini dile getirir.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X