Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Hümeze Sûresi, 6. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Hümeze Sûresi, 6. Ayet

    نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Nâru(A)llâhi-lmûkade(tu)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Allah'ın tutuşturulmuş ateşi!"

      Denildi ki: Ateş onların derileri, etleri, damarları ve kemikleri üzerine gelir ve onları yalar, yer bitirir. Kemiklerini kırar. Yükselir ve yüreklerini sarar. İşte tam o zaman azabı sürekli tatmaları için derileri başka derilerle yenilenir. Denildi ki: Ateş onların her yerlerini yakar sade kalplerine dokunmaz. Çünkü kalp yandığı zaman acıyı duymaz ve azabı hissetmez. Yakmaktan maksat onlara acıyı tattırmak, zarar ve ıstırap vermektir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Nar (نَار)

        İbn Fâris, kelimenin n-v-r kökünden geldiğini, bu kökün temel anlamının ışık ve ısı olduğunu belirtir. Ateşin sadece yakıcılığına değil, aynı zamanda açığa çıkan enerji ve aydınlanma niteliğine de dikkat çeker. Râgıb el-İsfahânî, "nâr"ın ışığı olan yakıcı cisimler için kullanıldığını, hem dünyevi ateşi hem de uhrevi azap ateşini ifade ettiğini açıklar; ayrıca kelimenin bazen fitne veya öfke gibi mecazi anlamlarda da kullanılabileceğini belirtir. Arthur Jeffery, bu kelimenin ortak Sami kökenli olduğunu, Aramice "nura" ve İbranice "nur" kelimeleriyle yakın bir etimolojik ilişki içinde olduğunu ifade eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın semantik dünyasında "nâr"ın sıradan bir ateş olmaktan çıkıp ilahi adaletin ve cezalandırmanın bir sembolü haline geldiğini, bu ayetteki kullanımın ise Hutame'nin mahiyetini açıklayan bir bedel olduğunu vurgular. Gabriel Said Reynolds, kelimenin arka planında Geç Antik Çağ dini metinlerindeki "ebedi ateş" tasvirleriyle dilsel paralellikler bulunduğunu savunur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin "Allah" ismiyle bir tamlama oluşturmasının, bu ateşin ilahi bir kudretle var edildiğini ve beşerî tasavvurların ötesinde bir azap olduğunu gösterdiğini ifade eder.

        Allah (اللّٰه)

        İbn Fâris, bu ismin aslı hakkında a-l-h köküne işaret ederek "ilâh" kelimesinden türediğini veya l-y-h kökünden gelip "yücelik ve gizlilik" ifade ettiğini belirtir. Kök anlamda "yönelmek, sığınmak, hayran kalmak" gibi manaların bulunduğunu söyler. Râgıb el-İsfahânî, Allah isminin ibadete layık tek varlığı ifade eden ve tüm sıfatları kendinde toplayan özel bir isim (alem) olduğunu, hiçbir varlığın bu ismi mecazen dahi alamayacağını vurgular. Arthur Jeffery, kelimenin etimolojik kökeninde "al-ilah" (belirli ilah) formunun bulunduğunu, bu formun zamanla kaynaşarak Allah halini aldığını, ayrıca Aramice "Alaha" ve Süryanice formların erken dönem Arapça kullanımları üzerindeki etkisini tartışır. Christoph Luxenberg, kelimenin kökeninde Süryanice "Alaha" kelimesinin morfolojik etkilerinin görülebileceğini savunur. Gabriel Said Reynolds, bu ismin Kur'an öncesi Arap toplumunda da bilindiğini ancak Kur'an ile birlikte mutlak tevhidin merkezi haline geldiğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, Allah isminin tüm ilahi isimlerin sultanı olduğunu, ayette azap ile yan yana gelmesinin ilahi öfkenin ciddiyetini bildirdiğini ifade eder.

        Mukade (الْمُوقَدَةُ)

        İbn Fâris, kelimenin v-k-d kökünden türediğini ve bir ateşin parlaması, alevlenmesi, tutuşması ve hararetinin artması anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "îkâd" eyleminin ateşi yakmak ve onun sönmemesi için sürekli beslemek anlamına geldiğini, "mûkade" formunun ise sürekli yanar halde tutulan, sönmesine izin verilmeyen, bizzat ilahi irade ile tutuşturulmuş ateşi nitelediğini açıklar. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin ism-i meful (edilgen sıfat) yapısına dikkat çekerek, bu ateşin insan eliyle değil, ilahi bir fail tarafından tutuşturulduğunu ve bu yüzden sönmesinin mümkün olmadığını vurgular. Kelimedeki vurgulu yapının, ateşin durağan olmadığını, sürekli bir devinim ve şiddet barındırdığını ifade eder. Toshihiko Izutsu, bu sıfatın ateşin "canlılığını" ve "dinamizmini" temsil ettiğini, Hutame'nin sadece bir yer değil, bizzat yakıcı bir özne gibi hareket ettiğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin "sürekli harlanan" anlamının, dünyada mal biriktirerek kendi ölümsüzlük ateşini yaktığını sananlara karşı bir misilleme içerdiğini, gerçek ateşin Allah tarafından tutuşturulan bu ateş olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "mûkade" sıfatının ateşin ontolojik bir niteliği olduğunu, onun özünde var olan bir sürekliliği ve şiddeti temsil ettiğini analiz eder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X