وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Hûd Sûresi, 96. Ayet
Daralt
X
-
Gerçekten Musayı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.
"Ayatina' (بِآيَاتِنَا) kelimesi açık deliller anlamına gelir. Mticizelerimizle ve apaçık delille ibaresinde tekrar vardır, bu iki husus da aynı manaya gelir. Eğer "ayat" (آيَاتٍ) kelimesi ile emirler ve yasaklar, yapılması ve yapılmaması gerekenler kastedilmişse, o zaman "sultanun mubin" (بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ) ibaresi deliller ve kesin kanıtlar anlamına gelir.
Yorumu Yorumla
-
Erselnâ (Erselnâ / أَرْسَلْنَا)
İbn Fâris, r-s-l kökünün temel manasının "bir şeyi serbest bırakmak, peş peşe göndermek ve bir şeyin kesintisiz akışını sağlamak" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "irsâl" kavramının burada Allah'ın bir kulu özel bir görevle (risalet) muhataplarına yönlendirmesini ifade ettiğini vurgular. Toshihiko Izutsu, bu fiilin ilahi otorite ile beşerî alem arasındaki iletişimi başlatan "aktif gönderim" aşamasını temsil ettiğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, "erselnâ" fiilinin "biz" (azamet) zamiriyle kullanılmasının, Hz. Musa'nın görevinin bizzat ilahi bir plan ve mutlak bir irade çerçevesinde gerçekleştiğini gösteren teolojik bir vurgu olduğunu ifade eder.
Mûsâ (Mûsâ / مُوسَىٰ)
El-Cevâlîkî, bu ismin Arapça olmadığını (muarreb) belirtir. Celaleddin el-Suyuti, "el-İtkan"da ismin İbranice veya Kıptice kökenli olduğuna dair görüşleri nakleder. Arthur Jeffery, ismin Mısır dilindeki "ms" (çocuk) veya İbranice "mâşâh" (sudan çekip çıkarmak) köküyle ilişkili olduğunu, Kur'an'ın bu ismi bölgedeki köklü dini geleneğin bir parçası olarak devraldığını ifade eder. Angelika Neuwirth, Musa isminin zikredilmesinin Kur'an anlatısında firavun ve zulüm karşısındaki mutlak tevhid mücadelesinin sembolik merkezi olduğunu belirtir.
Bi-Âyâtinâ (Bi-Âyâtinâ / بِآيَاتِنَا)
İbn Fâris, e-y-e kökünün temel manasının "belirgin işaret, alamet ve cemaat" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "âyet" kelimesinin burada peygamberin doğruluğunu kanıtlayan mucizeler ve ilahi belgeler manasına geldiğini ifade eder. Toshihiko Izutsu, âyet kavramını Kur'an'ın semantik dünyasının kalbi olarak görür; ona göre bu, Allah'ın varlığına ve gücüne işaret eden her türlü "gösterge"nin teknik adıdır. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "âyâtinâ" (âyetlerimiz) tamlamasını ontolojik bir "tecelli" olarak tahlil eder; bu işaretler varlığın derinliğindeki ilahi hakikati görünür kılar.
Sultânin (Sultânin / سُلْطَانٍ)
İbn Fâris, s-l-t kökünün temel manasının "güç, galebe, sertlik ve nüfuz" olduğunu belirtir; yağın kandilde parlamasına da bu kökten isim verilir. Râgıb el-İsfahânî, "sultân" kelimesinin Kur'an'da genellikle "kesin delil ve hüccet" manasında kullanıldığını, zira doğru delilin akıllar üzerinde mutlak bir otorite (sulta) kurduğunu ifade eder. Arthur Jeffery, kelimenin Aramice/Süryanice "şultana" (güç/hüküm) kökenli olabileceğini belirtir. Toshihiko Izutsu, buradaki sultânın Hz. Musa'ya verilen "ilahi dokunulmazlık" ve firavunun siyasi gücünü sarsan "metafiziksel otorite" olduğunu analiz eder.
Mubîn (Mubîn / مُّبِينٍ)
İbn Fâris, b-y-n kökünün temel manasının "bir şeyin diğerinden ayrılması, belirginlik ve açıklık" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "mubîn" sıfatının hem "kendi içinde apaçık olan" hem de "gerçeği başkasına açıklayan" manalarını kapsadığını vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, sultânın "mubîn" (apaçık) olarak nitelenmesinin, Hz. Musa'nın getirdiği kanıtların inkâr edilemez bir netlikte olduğunu ve hiçbir kuşkuya yer bırakmadığını gösteren hukuki bir tescil olduğunu belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla