وَاَخَذَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Hûd Sûresi, 67. Ayet
Daralt
X
-
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Semud Kavmine Gelen Azap
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı. Denildi ki: Onların azabı, Cebrail aleyhisselamın çıkardığı korkunç gürültüdür (sayha). Buradaki ·sayha'<ian (الصَّيْحَةُ) maksat, "sa'ika"dır (صَاعِقَةٌ), yani yıldırımdır da denilmiştir. Şöyle de söylendi: Her nevi azaba sayha denilir. Ancak onun nasıl bir şey olduğunu biz bilmiyoruz. Yahut onlara azabın süratle gelmesinden dolayı, bir sayha atacak kadar zamanda helak edildiler. Veyahut insanlar azabın geldiğini gördüklerinde aralarında feryat ettikleri için o azaba sayha denilmiştir. Veyahut da söylediğimiz şeydir.
Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Allah bu ayette kelimeyi "diyarihim" (دِيَارِهِمْ) yani yurtları diye çoğul kullandı, Xraf suresinde ise "yurdu" anlamına gelen "darihim'' (دَارِهِمْ) diye tekil kullandı. Her ikisindeki hikaye aynıdır. Bazıları şöyle dedi: Yurdu diye müfred kullanılınca köyleri anlaşılır, yurtları diye çoğul kullanılınca da evleri anlaşılır. Ancak bunlar da aynı anlama gelir. Onlar yurdunda ve evlerinde diz üstü çöküp kaldılar anlamına gelen ifade, aynı manaya gelir. "Casimin'' (جَاثِمِينَ) kelimesine öldüler, yok olup gittiler anlamı verilmiştir. Bu kelimenin aslı, yüz üstü yere yapıştılar demektir. Kuş avcıdan korkarak kafasını içine gömdüğünde "ceseme't-tair" (الطَّائِرُ جَثَمَ) denilir.Bu hususa daha önce temas etmiştik.
Yorumu Yorumla
-
Ehaze (أَخَذَ)
İbn Fâris, elif-hı-ze kökünün temel anlamının bir şeyi elde tutmak, yakalamak, bir nesneye hakim olmak ve onu kontrol altına almak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "ahz" eyleminin bu ayette sıradan bir tutuş değil, ilahi bir cezanın (azap) suçluları ansızın ve kaçınılmaz bir şekilde kuşatması manasına geldiğini vurgular. İsfahânî'ye göre bu, mühletin bittiği ve "yakalama" (ukubet) sürecinin başladığı hukuki bir andır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu fiilin kullanımının, Semûd kavminin o güne kadar güvendiği tüm fiziksel korunakların (dağlar ve kaya evler) ilahi bir "pençe" (ahz) karşısında etkisiz kaldığını resmettiğini belirtir. Öztürk'e göre bu kelime, ilahi iradenin cezalandırma aşamasındaki tartışmasız üstünlüğünü simgelemektedir.
Zalemû (ظَلَمُوا)
İbn Fâris, zı-lam-mim kökünün temel manasının "karanlık" (zulmet) ve "bir şeyi kendisine ait olmayan bir yere koymak" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "zulüm" kavramını adaletten sapmak ve ilahi sınırları (hukukullah) ihlal etmek olarak tanımlar. Toshihiko Izutsu, zulüm kavramının Kur'an'ın etik yapısında "şirk" ve "nankörlük" ile doğrudan bağlantılı olduğunu, Semûd kavminin peygamberin mesajını ve mucizeyi (deve) reddederek "kendi varlıklarına zulmettiklerini" (ontolojik sapma) ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "zalemû" nitelemesinin bu bağlamda sadece ahlaki bir kusur değil, varoluşun hakikatini kasten örtenlerin (zalimlerin) ilahi düzene karşı giriştikleri köklü bir "yabancılaşma" hali olduğunu vurgular.
Es-Sayhatu (الصَّيْحَةُ)
İbn Fâris, sad-ye-ha kökünün asıl manasının "yüksek ses, haykırış" ve "bir şeyin yarılması, çatlaması" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "sayha" kavramını insanda korku yaratan ve biyolojik olarak dayanılması imkansız olan "helak edici ses" olarak tanımlar. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), bu kelimenin edebi etkisini tahlil ederek; sayhanın sadece bir gürültü değil, varlığı aniden durduran, kalpleri yerinden söken ve zamanı donduran kozmik bir "çığlık" olduğunu belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, sayhanın Semûd kavminin kaya oyma evlerindeki (akustik ortamda) yankılanarak onları içten parçalayan ve herhangi bir fiziksel müdahale gerektirmeksizin onları yok eden "sonik bir patlama" (azap dalgası) olduğunu ifade eder.
Asbahû (أَصْبَحُوا)
İbn Fâris, sad-be-ha kökünün temel anlamının "sabah vaktine girmek" ve "ışığın belirmesi" olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "isbah" kavramının bazen bir durumdan diğerine geçmek (sâyir olmak) manasında kullanıldığını, ayette ise kavmin o korkunç gecenin ardından sabah vaktine "cesetler halinde" ulaştıklarını ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu kelimenin kullanımında trajik bir ironi bulunduğunu; normalde diriliş ve hayatın başlangıcı olan "sabah" vaktinin, Semûd kavmi için mutlak bir sessizlik ve ölüm sahnesine dönüştüğünü vurgular.
Diyârihim (دِيَارِهِمْ)
İbn Fâris, dal-vav-ra kökünün temel manasının "dönmek, dolaşmak ve bir alanı çevrelemek" olduğunu; etrafı çevrili ikamet yerlerine bu yüzden "dâr" denildiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "diyâr" kelimesini insanın güven içinde yaşadığı yurdu ve meskeni olarak tanımlar. Toshihiko Izutsu, Semûd kavminin o çok güvendikleri kaya evlerinin (diyâr) azap anında birer "toplu mezara" dönüştüğüne dikkat çekerek, mekan ile kader arasındaki bu sarsıcı değişimi tahlil eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kelimenin kullanımının insanın mülkiyet iddiasında bulunduğu "yerleşme" alanlarının, ilahi irade karşısında ne kadar dayanıksız olduğunu gösteren ontolojik bir mekan tespiti olduğunu belirtir.
Câsimîn (جَاثِمِينَ)
İbn Fâris, cim-se-mim kökünün temel anlamının "diz çökmek, olduğu yere çakılıp kalmak ve hareket edememek" olduğunu belirtir; genellikle kuşların yere kapanıp kalması için kullanılır. Râgıb el-İsfahânî, "cüsûm" kavramını göğsü üzerine düşerek veya dizleri üzerine çökerek can vermiş, kaskatı kesilmiş cesetlerin halini niteleyen bir sıfat olarak tanımlar. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), bu kelimenin seçilmesindeki görsel dehşete dikkat çekerek; "câsimîn" nitelemesinin, kavmin kaçmaya dahi fırsat bulamadan, oldukları yerde, korkunç bir sarsıntıyla "yere çakılıp kaldıklarını" resmeden sarsıcı bir edebi tasvir olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu sıfatın Semûd'un o mağrur ve dik duruşuna karşı bir "zillet" resmi çizdiğini, onların artık hayatiyetini yitirmiş ve maddeleşmiş birer "yığın" haline geldiklerini analiz eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla