وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Hûd Sûresi, 37. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: şefaat yasağı, gemi, hud suresi, hud 37, gözetim, hud suresi 37. ayet, vahiy, amel, zulüm
-
Bizim gözetimimiz altında ve öğrettiğimiz şekilde gemiyi yap, haktan sapanlar için bana başvuruda bulunma! Onlar boğulacaklar!
Bizim gözetimimiz altında ve öğrettiğimiz şekilde gemiyi yap! Bazı müfessirler "bi-a'yunina' (بِأَعْيُنِنَا) kelimesine emrimizle ve vahyimizle anlamını verdiler. Bazıları da bizim nezaretimizde ve gözetimimizde diye mana verdi. Ancak bize göre burada iki ihtimal vardır: Birincisi, bizim korumamız ve muhafazamız altında anlamına gelebilir. Nitekim Allah'ın gözü üzerinde olsun denildiğinde, Allah seni korusun manası anlaşılır. Sonra ayetteki "a'yunina' kelimesi, bizzat göz anlamına gelmez. Nitekim "Bu, ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır" ve "Kendi ellerinizin kazandığıdır" mealindeki ayetlerde geçen "yed" (الْيَدُ), yani el anlamındaki kelime de bizzat el manasına gelmez. Burada el kelimesinin belirtilmesi, dünyada her şeyin ancak elle takdim edilmesi ve elle kazanılması sebebiyledir. Göz kelimesi de burada, dünyada her şey gözle kontrol edildiği için kullanılmıştır.
İkincisi, gözlerimizle anlamındaki kelime, bizim seni bilgilendirmemizle manasına gelir. Şayet Allah'ın onu bilgilendirmesi olmasaydı, gemi yapmayı ve marangozluğu bilmeyen Nuh aleyhisselarn onu nasıl yapacak ve nasıl marangozluk edecekti? O bunları ancak Allah'ın kendisini bilgilendirmesi sayesinde bilmiştir. En doğrusunu Allah bilir.
Haktan sapanlar için bana başvuruda bulunma! Onlar boğulacaklar! Bu beyan iki anlama gelebilir. Birincisi, o haktan sapanların kurtulmaları için benden şefaat bekleme! Çünkü onlar Allah'ın hükmünde boğulacaklar! İkincisi, haktan sapmış olarak öleceği Allah'ın hükmünde belli olan o insanların doğru yolu bulmalarını benden bekleme! Yani iman etmeyeceği Allah'ın ilminde hükme bağlanan o insanların imana gelmelerini benden isteme! Burada, olmayacağı Allah'ın ilminde belirlenen bir işin talep edilmesi yasaklanmaktadır. Çünkü Cenab-ı Hak onun vuku bulmayacağını haber verdiği halde, yine de O'ndan böyle bir talepte bulunacak olsa, sanki Cenab-ı Hakk'ın bir konuda vuku bulmayacağını bildirdiği haberini O'ndan yalanlamasını istemiş olur. Bu ayet aynı zamanda Cenab-ı Hakk'ın iman etmesini irade buyurduğu kişinin iman edeceğine, iman etmeyeceğini dilediği kişinin de iman etmeyeceğine işaret etmektedir.
Yorumu Yorumla
-
Vesna'i (وَاصْنَعِ)
Bu fiil sad-nun-ayn kökünden türemiştir. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının bir şeyi ustalıkla, özenle ve sağlam bir şekilde imal etmek olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "sun'" kavramını sıradan bir eylemden (fiil) ayırarak, bunun ancak akıl sahibi varlıklar tarafından belli bir gaye ve sanatla gerçekleştirilen nitelikli bir üretim olduğunu vurgular. Bu bağlamda, Nuh peygamberin gemiyi inşa etmesi, rastgele bir birleştirme değil, ilahi bir projenin teknik ve estetik bir uygulamasıdır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetteki bu emir kipinin, mucizevi bir kurtuluşun bile beşerî bir emek, hazırlık ve "sanat" (teknoloji) üzerine bina edildiğini gösteren ontolojik bir ilke taşıdığını belirtir.
El-Fulke (الْفُلْكَ)
Gemi anlamına gelen bu kelime fe-lam-kef köküne dayanır. İbn Fâris, bu kökün asıl manasının yuvarlaklık ve dairesel hareket olduğunu belirtir; gök cisimlerinin yörüngesine (felek) ve gemilere (fulk) bu ismin verilmesi, her ikisinin de akışkan bir zeminde (gök/su) belli bir nizamla "yuvarlanırcasına" hareket etmesinden kaynaklanır. Râgıb el-İsfahânî, bu ismin hem tekil hem çoğul anlamda kullanılabildiğine dikkat çeker. Kelimenin kökeni üzerine çalışan Arthur Jeffery, kelimenin Arapça köklerinden türetilebileceğini kabul etmekle birlikte, "gemi" anlamındaki teknik kullanımının Geç Antik Çağ'da bölge dilleriyle (Etiyopça/Aramice) ortak bir semantik zeminde şekillenmiş olabileceğini ileri sürer. Angelika Neuwirth, gemi motifinin Kur'an'ın erken dönem surelerinden itibaren "ilahi koruma ve kurtuluşun somut bir simgesi" (topos) olarak kurgulandığını ve burada Nuh kıssasının zirve noktasını temsil ettiğini belirtir.
Bi-a'yuninâ (بِأَعْيُنِنَا)
Gözetimimiz altında manasına gelen bu ifade ayn-ye-nun kökünden gelmektedir. İbn Fâris, bu kökün temel manasının görme organı, pınar ve bir şeyin aslı/cevheri olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "ayn" kelimesinin burada mecaz yoluyla "hıfz, koruma ve nezaret" anlamında kullanıldığını ifade eder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın bu tür antropolojik ifadelerle (Allah'ın gözleri) soyut ilahi inayeti insan zihninde somutlaştırdığını ve peygamberin inşa sürecindeki her hamlesinin mutlak yaratıcının sarsılmaz denetimi ve güvencesi altında olduğunu vurguladığını tahlil eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç ise bu ifadeyi ontolojik bir birliktelik olarak okur; Nuh'un beşerî emeği, ilahi görme ve irade ile bütünleşerek varoluşsal bir koruma kalkanına dönüşmektedir.
Ve-vahyina (وَوَحْيِنَا)
Vahyimizle anlamına gelen bu kelime vav-ha-ye köküne dayanır. İbn Fâris, kökün asıl manasının gizli, hızlı ve başkalarından saklanan bir bildirim olduğunu aktarır. Râgıb el-İsfahânî, "vahy" kavramının burada geminin nasıl inşa edileceğine dair ilahi bir "teknik kılavuz" veya "talimat" niteliği taşıdığını belirtir. Toshihiko Izutsu, vahyin sadece teolojik bir mesaj değil, aynı zamanda hayati durumlarda bir "eylem planı" olarak devreye girdiğini ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, geminin inşasında Nuh'un kendi mühendislik bilgisinden ziyade, ilahi bir projenin (vahiy) uygulayıcısı konumunda olduğunu ve bu durumun risalet ile teknik bilgi arasındaki dikey ilişkiyi gösterdiğini belirtir.
Lâ-tuhâtibnî (وَلَا تُخَاطِبْنِي)
Benimle konuşma, bana başvurma anlamına gelen bu fiil hı-tı-be kökünden türemiştir. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının iki kişi arasında geçen karşılıklı söz ve hitap olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "hitap" eyleminin belli bir iddia veya talep içeren yönelim olduğunu ifade eder. Ayette bu ifadenin kullanılmasını tahlil eden Mustafa Öztürk, bunun Nuh'a yönelik bir "şefaat yasağı" olduğunu vurgular. Öztürk'e göre, zulüm tescillenip helak kararı kesinleştiğinde, peygamberin bile merhamet saikiyle bu sürece müdahale etmesinin (konuşmasının) önü teolojik bir emirle kapatılmıştır. Toshihiko Izutsu, bu keskin uyarının peygamberin duygusal sınırlarını çizen ve ilahi adaletin mutlaklığını ilan eden sarsıcı bir irade beyanı olduğunu belirtir.
Zalamû (ظَلَمُوا)
Zulmettiler anlamına gelen bu eylem zı-lam-mim kökündendir. İbn Fâris, bu kökün asıl manasının bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymak ve sınırı aşmak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "zulm" kavramını hakikati inkar ederek yaratılış gayesinden sapmak olarak tanımlar. Toshihiko Izutsu, ayetteki zulmün sadece ahlaki bir suç değil, ilahi uyarılara karşı inatla sürdürülen teolojik bir taşkınlık ve ontolojik bir sapma olduğunu ifade eder.
Muğrakûn (مُّغْرَقُونَ)
Boğulacak olanlar anlamına gelen bu isim gayn-ra-kaf köküne dayanır. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının bir şeyin suya tamamen batması, gark olması olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "iğrak" eyleminin nesneyi kuşatan suyun onu yok etmesi manasına geldiğini ifade eder. Ayetin sonundaki bu ism-i meful kullanımını inceleyen Celaleddin el-Suyuti, eylemin gerçekleşmiş gibi kesin bir dille (muğrakûn) zikredilmesinin, inkarcıların kaderinin artık mühürlendiğini ve bu sonun fiziksel bir zorunluluğa dönüştüğünü gösteren edebi bir vurgu (tekit) olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), bu kelimenin gemi inşa emriyle (vesna'i) aynı ayette zikredilmesinin sarsıcı bir tezat (kontrast) yarattığını; bir tarafta hayatın inşası (gemi), diğer tarafta ise ölümün kaçınılmazlığı (boğulma) arasında kurulan muazzam bir trajik denge olduğunu vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla