لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Hûd Sûresi, 22. Ayet
Daralt
X
-
Şüphesiz bunlar, ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
Ebu Avsece şöyle dedi: "La cerame" (لا جَرَمَ) kelimesi, sözün mutlaka gerçekleşeceğini ifade eder. Yani kesinlikle gerçek olan şudur ki, bunlar, ahirette en çok ziyana uğrayanlardır. Bazıları bu kelimeye evet diye mana vermişler; evet bunlar, ahirette en çok ziyana uğrayanlardır. Ferra ise kelimeye mutlaka diye mana verdi, ancak insanlar o kelimeyi çok kullanmışlar ve dolayısıyla onların örfünde haktır anlamına gelmiştir. Mutlaka, gerçekte haktır anlamına gelir, bir şey mutlaka gerekli olunca o hak olur.
Yorumu Yorumla
-
Lâ cerame (لَا جَرَمَ)
Bu ifade, "lâ" (hayır/yok) edatı ile cim-ra-mim kökünden gelen "cerame" kelimesinin birleşmesinden oluşan özel bir kalıptır. İbn Fâris, bu kökün asıl manasının bir şeyi kesmek (özellikle meyveyi dalından koparmak) ve kazanmak (kesb) olduğunu belirtir. Hak yoldan kopup ayrılmayı ifade ettiği için günah ve suça da "cürüm" denmiştir. İbn Fâris'e göre "lâ cerame" kalıbı, şüpheyi kesip atan bir kesinlik bildirerek "şüphesiz, kaçınılmaz ve haktır" anlamlarına gelir. Râgıb el-İsfahânî, "cerm" eylemini ağaçtan meyve koparmak olarak tanımlar ve bunun mecazi olarak günah işlemeye (suç koparmaya/edinmeye) dönüştüğünü ifade eder; "lâ cerame" deyiminin ise zihindeki tereddütleri kökünden kesip atan, itiraz kapılarını kapatan bir "kesinlik" vurgusu olduğunu aktarır. Arap dili ve edebiyatı üzerine çalışan Celaleddin el-Suyuti, bu ifadenin Araplar tarafından bir konunun tartışılmaz gerçekliğini, doğruluğunu ve kaçınılmaz kaderini ilan etmek için kullanılan kalıplaşmış (deyimsel) bir yemin veya tasdik cümlesi olduğunu belirtir. Ayetin edebi ve retorik bağlamına odaklanan Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu ifadenin sıradan bir onaylama olmadığını vurgular. Öztürk'e göre "lâ cerame", önceki ayetlerde tasvir edilen inkarcıların uydurdukları yalanların ve dünyevi kibrin (iftira süreçlerinin) varacağı nihai ve trajik sonu, hiçbir itiraza, şüpheye veya mazerete yer bırakmayacak şekilde kesip atan, muhatabı psikolojik olarak çaresiz bırakan sarsıcı ve polemiksel bir edebi kılıç işlevi görmektedir.
El-Âhireti (الْآخِرَةِ)
Bu kelime, hemze-hı-ra kökünden türemiştir. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının öne geçmenin zıddı olarak geride kalmak, tehir etmek (ertelemek) ve bir şeyin en son kısmı, nihayeti olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "âhiret" kavramını, içinde yaşanılan "dünya" (daha yakın ve aşağı olan) yurduna kıyasla zaman ve varoluş bakımından daha sonra gelecek olan, ertelenmiş fakat kalıcı ve nihai menzil olarak tanımlar. Bu kavramın İslam öncesinden Kur'an'a geçişteki antropolojik devrimini tahlil eden Toshihiko Izutsu, cahiliye dönemi bedevi Araplarının zamanın (dehr) ölümle her şeyi mutlak bir hiçliğe sürüklediğine inandıklarını, ölümden sonrasına dair sistematik bir vizyonları olmadığını belirtir. Izutsu'ya göre Kur'an, "âhiret" kavramını merkeze yerleştirip onu dünya ile ontolojik bir zıtlık (dualite) içinde kurgulayarak; insanın varoluşsal rotasını ve ahlaki sorumluluğunu geçici olandan ebedi olana doğru radikal bir biçimde değiştirmiştir. Kelimenin kökeni ve etimolojik etkileşimleri üzerine çalışan Arthur Jeffery, kelimenin Arapçadaki kök yapısını kabul etmekle birlikte, "Son Gün" veya "Öteki Alem" şeklindeki spesifik eskatolojik (ahiret bilimi) ve teolojik anlamının, Süryanice ve Aramicede aynı dini bağlamda kullanılan "ahraytha" kelimesinin etkileşimiyle Kur'an terminolojisine yerleştiğini ve zenginleştiğini ileri sürer. Bu kelimenin ayetteki işlevine değinen Prof. Dr. Sadık Kılıç, ahiret kavramının burada sadece kronolojik bir "sonrayı" değil; inkarcıların dünyada hakikat olarak sundukları tüm yalanların ve kurguladıkları sahte otoritelerin çöktüğü, ilahi adaletin tecelli ettiği mutlak yüzleşme ve iflas alanını temsil ettiğini vurgular.
El-Ahserûn (الْأَخْسَرُونَ)
Ziyana uğrayanlar ve kaybedenler anlamına gelen bu kelime, hı-sin-ra kökünden gelmektedir. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının noksanlık, azalma, sermayenin erimesi, yitirilmesi ve ticarette zarara uğramak olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "hüsran" kavramını sermayenin bütünüyle eksilmesi ve iflas olarak tanımlar. İsfahânî, Kur'an bağlamında bu kelimenin dünyevi bir mal kaybını değil; insanın kendi aklını, fıtratını, inancını ve nihayetinde nefsini (öz varlığını) kaybetmesi şeklindeki en büyük ruhsal ve ontolojik yıkımı ifade ettiğini detaylandırır. Kavramın Kur'an'daki sosyo-ekonomik metaforik gücünü tahlil eden Toshihiko Izutsu, Mekke toplumunun elitlerinin tüccar bir zihniyete sahip olduğuna dikkat çeker. Izutsu'ya göre Kur'an, bedevi aristokrasisinin en hassas olduğu "ticari kelime dağarcığını" (kâr, zarar, sermaye, hüsran) kendi aleyhlerine çevirerek onlara hitap etmiştir. Müşrikler, ilahi vahyi inkar edip atalarının dinine sarılarak kâr ettiklerini (dünyevi otoritelerini koruduklarını) sanırken; aslında en değerli sermayeleri olan ebedi varoluşlarını iflasa sürüklemişlerdir. Ayetin edebi ve retorik yapısına odaklanan Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin sıradan bir kaybedenler (hâsirûn) kalıbında değil, ism-i tafdil (en üstünlük) olan "el-ahserûn" (en çok ziyana uğrayanlar / en büyük kaybedenler) kalıbında kullanıldığını vurgular. Ona göre bu kalıp, Allah'a iftira atanların uğradıkları yıkımın derinliğini, telafi edilemezliğini ve mutlak iflasını estetik ve dramatik bir zirveye taşır. Bu kelimenin yapısal işlevini inceleyen Angelika Neuwirth ise, bu vurucu kelimenin surenin polemik (tartışma) ve tehdit bölümünü kesin bir yargıyla mühürlediğini belirtir. Neuwirth'e göre "ahserûn" vurgusu, inkarcıların dosyasını varoluşsal bir felaketle kapatarak (kadans), bir sonraki ayette başlayacak olan müminlerin ödüllendirilmesi (kurtuluş) temasına geçiş için yapısal ve zıtlık (kontrast) dolu bir zemin hazırlar.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla