Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Gâşiye Sûresi, 25. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Gâşiye Sûresi, 25. Ayet

    اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    İnne ileynâ iyâbehum

    Yorum

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      25. "Kuşkusuz onların dönüşü ancak bizedir!"

      26. "Daha sonra onları sorgulamak da ancak bize aittir"

      Kuşkusuz onların dönüşü ancak bizedir. “İyâb” merci, yani dönüş anlamındadır. Daha sonra onları sorgulamak da ancak bize aittir. Yani onları hesaba çekmek hikmetin gereğidir. Mademki hikmet onların hesaba çekilmelerini ve yapıp ettiklerine karşılık verilmesini gerektirmektedir, öyle ise onları hesaba çekmek O’nun hakkıdır. Çünkü onun terki hikmetin terki demektir. Hikmetin terki ise sefihliktir ki Allah Teâlâ böyle bir nitelemeden uzak ve yücedir. Kurtuluş ancak Allah sayesindedir ve başarı da ancak Allah’tandır.

      Yorum

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        İyâb (إِيَاب)

        İbn Fâris, bu kelimenin kökeninin "e-v-b" olduğunu ve asıl manasının "bir yere dönmek, geri gelmek ve rücu etmek" olduğunu belirtir; özellikle bir canlının gün sonunda sığınağına veya asıl vatanına dönmesini ifade eden bir kök olduğunu vurgular. Râgıb el-İsfahânî, "evb" kavramının sadece sıradan bir "dönüş" (rücû) olmadığını, genellikle iradeli bir dönüşü veya bir şeyin kendi aslına, kaynağına geri dönmesini nitelediğini ifade eder; ayetin bağlamında ise tüm insanların istisnasız bir şekilde ve zorunlu olarak yaratılış kaynakları olan Allah'a döneceklerini, bu dönüşün kaçınılmaz bir varış olduğunu açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın ontolojik şemasında insanın başlangıcı ve sonu (mebd'e ve meâd) arasındaki yolculuğun nihayetini bu kelimenin simgelediğini; "iyâb"ın sadece fiziksel bir yer değişikliği değil, varoluşsal bir dairenin tamamlanarak yaratıcıya hesap vermek üzere geri dönmek olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin fonetik yapısındaki tını ve kararlılığın, mutlak bir akıbeti hissettirdiğini; insanın dünyadaki tüm savruluşlarından sonra nihai sığınağının ve durak noktasının ilahi huzur olduğunu tahlil eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk ve Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin "iyâbehum" (onların dönüşü) şeklinde iyelik ekiyle kullanılmasının, her bir bireyin kendi şahsi hesabını ve sorumluluğunu taşıyarak bu dönüşü gerçekleştireceğini, bu dönüşün mutlak bir yargılanma sürecinin başlangıcı olduğunu ifade ederler. Prof. Dr. Sadık Kılıç, etimolojik kökendeki "akşam vakti sığınağa dönme" metaforunun, dünya hayatını bir gün gibi gören insan için ölümden sonraki asıl ve kalıcı mekana rücu etmeyi simgelediğini, bunun bir nevi "evine dönme" ama aynı zamanda büyük bir hesapla yüzleşme hali olduğunu vurgular.

        Yorum

        İşleniyor...
        X