لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Gâşiye Sûresi, 9. Ayet
Daralt
X
-
8. "O gün kimi yüzler de mutludur!"
9. "Yaptıklarından dolayı hoşnut olmuşlardır."
O gün kimi yüzler de mutludur. Yani dünyada iken işlemiş olduğu salih amellerinin sonuçlarını bizzat görmek suretiyle gönenmiş olacaktır. Dünyadaki çabasının karşılığı olarak kendisine verilen mükâfattan hoşnut olacaktır. Allah Teâlâ, dünyada iken işledikleri amellerinin izlerini insanların yüzünde yaratacaktır. Kim dünyada iken itaat etmişse onun yüzünde itaatinin izlerini, kim de dünyada iken isyan etmişse onun yüzünde de isyanının neticelerini herkesin bileceği şekilde belirgin kılacaktır.
Yorumu Yorumla
-
Sa'y (سَعْي)
İbn Fâris, kelimenin "s-a-y" kökünden geldiğini ve asıl anlamının hızlıca yürümek, koşuşturmak, gayret göstermek, bir iş için çaba harcamak ve emek vermek olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin fiziksel olarak koşmaktan daha yavaş ancak normal yürüyüşten daha tempolu bir gidişi anlattığını, mecaz olarak ise insanın dünyada ortaya koyduğu ciddi çaba, niyetli eylem ve amelleri için kullanıldığını; bu ayetin bağlamında ise müminlerin dünya hayatındayken inançları uğruna gösterdikleri samimi gayretleri ve salih amelleri ifade ettiğini açıklar. Prof. Dr. Mustafa Öztürk ve Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin bağlamı itibarıyla önceki ayetlerde geçen inkarcıların yorucu ancak boşa giden çabalarıyla (âmile) tam bir zıtlık oluşturacak şekilde, inananların dünyada katlandıkları dini ve ahlaki meşakkatleri, ahirette karşılığını bulacak olan değerli ve anlamlı amellerini tahlil ederler.
Râdiye (رَاضِيَة)
İbn Fâris, "r-d-y" kökünün temel manasının bir şeyden hoşnut olmak, razı gelmek, şikayet etmeden kabullenmek ve iç huzuru duymak olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, rıza kavramının mutlak bir memnuniyet ve tatmin halini anlattığını, ayetin bağlamında cennetliklerin dünyadayken yaptıkları amellerin ahirette karşılarına çıkan muhteşem sonucundan, kendilerine verilen ilahi mükafattan ötürü duydukları tarifsiz hoşnutluğu ve ruhsal doyumu simgelediğini belirtir. Celaleddin el-Suyuti, kelimenin etimolojik temelindeki memnuniyet hissini doğrudan ahiret nimetleriyle ilişkilendirerek, kurtuluşa erenlerin dünyadaki yorgunluklarının karşılığında elde ettikleri yüce makamları gördüklerinde eylemlerinden dolayı tam bir tatmin ve sevinç yaşayacaklarını aktarır. Toshihiko Izutsu, rıza kavramının Kur'an'ın semantik dünyasında sadece sıradan bir sevinç olmadığını, ahiret yurdunda ilahi lütufla ulaşılan mutlak psikolojik ve ontolojik sükûneti, içsel bütünlüğü ve nihai tatmin durumunu ifade ettiğini ileri sürer. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin anlamsal arka planındaki hoşnutluk vurgusunun, cehennemliklerin çaresizliği ve hayal kırıklığıyla oluşturduğu derin eskatolojik kontrasta dikkat çekerek; inananların dünyadaki zahmetlerinin boşa gitmediğini görmelerinin ruhlarında yarattığı mutlak esenliği, huzuru ve ilahi adaletin tecellisinden duyulan kusursuz memnuniyeti vurgular.
Yorumu Yorumla
Yorumu Yorumla