Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Furkan Sûresi, 64. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Furkan Sûresi, 64. Ayet

    وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Velleżîne yebîtûne lirabbihim succeden vekiyâmâ(n)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      “Gecelerini Rab’lerine secde ederek, huzurunda durarak geçirirler.”

      Gecelerini Rab’lerine secde ederek, huzurunda durarak geçirirler. Hasan-ı Basrî’den şöyle nakledildi: O dedi ki: Bu âyet indiği zaman Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurdu: “Geceyi elleri dizkapaklarında (yani namazda) geçirenlere Allah lütuf ve merhametiyle muamele buyursun!” Sonra şöyle buyurdu: “Kim yatsı namazından sonra iki rekât kılarsa o geceyi Allah’a karşı secdede ve kıyamda geçirmiş olur”. Hasan-ı Basrî dedi ki: “Onlar ayakları üzerinde kıyamda dururlar, Rab’lerine secde ederek yüzlerini yere sererler. Rab’lerinden korkularından gözyaşları yanaklarından akar”. Ve şöyle dedi: “Her işinden ötürü geceleri Allah için uykusuz geçer ve yine her işinden ötürü gündüzleri de Allah için haşyet içinde geçer”.

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Yebîtûne (يَبِيتُونَ)

        İbn Fâris, "b-y-t" kökünün sözlükte "gecelemek, gece vaktine ulaşmak ve geceyi bir yerde geçirmek" anlamlarına geldiğini belirtir. Gündüzün meşgalesinden sonra insanın sığındığı barınağa (eve) "beyt" denilmesi de, eylemin sükûnet ve geceyle olan bu varoluşsal bağından kaynaklanır.

        Râgıb el-İsfahânî, "beytûtet" kavramının, kişi ister uyusun ister uyanık kalsın, gece vaktini idrak etmek anlamına geldiğini açıklar. Ancak ayetteki kullanımıyla "yebîtûne" fiili, sıradan bir biyolojik uyku halini değil; Rahman'ın kullarının geceyi özel bir bilinçle, aktif bir ruhsal uyanıklıkla ve ibadetle "geçirdiklerini" ifade eden şuurlu bir eylemdir.

        Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayette gece eyleminin seçilmesinin estetik ve ontolojik boyutunu inceler. Gündüz (nehâr), insanın toplumsal rollerini oynadığı, rızık peşinde koştuğu dışa dönük bir meşgale (meâş) alanıdır. Gece (leyl) ise, maskelerin düştüğü, insanın kendi saf fıtratıyla ve Yaratıcısıyla baş başa kaldığı mutlak bir sığınaktır. İnananların geceyi ibadetle "gecelemeleri", ruhun dünyevi yorgunluklardan arınarak asıl kaynağına dönme çabasıdır.

        Angelika Neuwirth, bu kelimenin Geç Antik Çağ teolojisindeki sosyolojik yankısını analiz eder. Hıristiyan manastır geleneğinde gece nöbetleri (vigil) ve gece ibadetleri, sadece dünyadan el etek çekmiş özel bir ruhban (keşiş) sınıfına ait izole bir erdem olarak görülürken; Kur'an, "yebîtûne" fiiliyle bu derin ahlaki eylemi demokratikleştirir. Gece ibadeti, ruhbanlara has bir ayrıcalık değil, sıradan hayatın içinde yaşayan ideal inananlar topluluğunun (İbâdur-Rahmân'ın) karakteristik bir vasfı olarak sunulur.

        Li Rabbihim (لِرَبِّهِمْ)

        İbn Fâris, "r-b-b" kökünün temelinde "bir şeye sahip olmak, onu koruyup gözetmek ve bir varlığı ilk halinden alıp yavaş yavaş, şefkatle en mükemmel noktasına kadar terbiye etmek" anlamlarının yattığını belirtir.

        Dücane Cündioğlu, "Rabb" isminin başına gelen "li" (için) edatının felsefi ve psikolojik yükünü analiz eder. "Sadece kendi Rableri için" (li-rabbihim) vurgusu, eylemin barındırdığı mutlak ihlası (samimiyeti) gösterir. Gece karanlığında, toplumun gözlerinden, övgüsünden ve gösterişten (riyadan) tamamen uzak bir alanda yapılan ibadet; varlığın başka hiçbir menfaat beklemeden doğrudan kendisini terbiye eden aşkın Kudret ile kurduğu o saf, hesapsız ve mahrem ontolojik diyalogdur.

        Succeden (سُجَّدًا)

        İbn Fâris, "s-c-d" kökünün sözlükte "eğilmek, alçalmak, tevazu göstermek ve baş eğmek" anlamlarına geldiğini belirtir.

        Râgıb el-İsfahânî, "sücûd" eyleminin insanın bedenini küçülterek (alnını toprağa koyarak) ruhuyla mutlak bir teslimiyet içine girmesi olduğunu açıklar. "Succed" (secde edenler) formu, bu eylemin kalıcı bir karakter çizgisine dönüştüğünü gösterir.

        Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın secde mefhumunu Câhiliye asabiyesi üzerinden inceler. İslam öncesi bedevi ahlakında en yüce değer, hiç kimseye boyun eğmemek ve dikbaşlılıktır. Furkan Suresi'nin 60. ayetinde müşriklerin "Rahman da nedir, bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz?" şeklindeki kibirli itirazlarına (istikbâr) tam bir tezat oluşturacak şekilde; Rahman'ın kulları gece karanlığında kendi özgür iradeleriyle egolarını sıfırlayarak toprağa "secde ederler." Bu bedensel alçalış, putperest kibrin reddi ve Kur'ani değerler sistemindeki en yüksek manevi yüceliş anıdır.

        Kıyâmâ (وَقِيَامًا)

        İbn Fâris, "k-v-m" kökünün sözlükte "dik durmak, ayağa kalkmak, sarsılmaz olmak ve bir işi üstlenip yürütmek" anlamlarına geldiğini belirtir.

        Râgıb el-İsfahânî, "kıyâm" kavramının, yatmaktan veya oturmaktan farklı olarak; bir hedefe doğru tam bir hazırlık, saygı ve uyanıklık içinde (huzurda) dimdik durmak olduğunu açıklar.

        Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetteki secde ve kıyam döngüsünün yarattığı varoluşsal ritmi analiz eder. Geceyi geçirme eylemi statik ve pasif bir meditasyon değil; tam bir bedensel ve ruhsal dinamizm içerir. Kıyâm (dik duruş/saygı) ve sücûd (yere kapanış/hiçlik) arasındaki bu sürekli sarkaç, inanan insanın Allah karşısındaki hem o sarsılmaz iradesini hem de mutlak acziyetini aynı anda bedensel bir dille ifade etmesidir.

        Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimelerin dizilişindeki edebi mucizeye (i'caza) ve retorik inceliğe dikkat çeker. İslam'ın ibadet (namaz) pratiğinde kronolojik sıra her zaman "önce kıyam (ayakta durma), sonra secde" şeklindedir. Ancak bu ayette Kur'an, kronolojik sırayı kasten bozarak "secde ederek (succeden) ve kıyama durarak (kıyâmâ)" şeklinde secdeyi öne alır. Bu tersyüz etmenin beyânî sırrı; secdenin kulun Rabbine en yakın olduğu, kibrin en mutlak şekilde yok edildiği zirve nokta olmasıdır. Edebi vurgu, eylemin şeklinden ziyade, varoluşsal teslimiyetin (secdenin) ontolojik önceliğine ve yüceliğine odaklanır.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X