Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Fil Sûresi, 3. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Fil Sûresi, 3. Ayet

    وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Ve ersele ‘aleyhim tayran ebâbîl(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Üzerlerine kalabalık sürüler halinde uçan varlıklar saldı."

      Yani ayrı ayrı gruplar, kümeler. Allah’a düşman olanlarla savaşmak için uyulacak kural budur: Gruplar halinde çıkış yapmaları. Denildi ki âyette sözü edilen uçan varlıklar (tayr) kendilerinden önce ve sonra benzeri görülmeyen kuşlar olup yırtıcı hayvanlarınki gibi başları bulunuyordu. Bazılarına göre Hint erkeklerine benziyordu.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Ersele (أرسل)

        İbn Fâris, r-s-l kökünün temel anlamının "bir şeyi serbest bırakmak, akıtmak veya kendi haline bırakmak" olduğunu belirtir. Bu bağlamda bir elçinin veya bir gücün belirli bir yöne doğru salınması, yönlendirilmesi manasına gelir. Râgıb el-İsfahânî, "irsal" kavramının bir kimseyi veya bir topluluğu belirli bir görevle bir yere yönlendirmek olduğunu ifade eder. Burada fiilin Allah’a nispet edilmesi, kuşların rastgele değil, ilahi bir emir ve plan doğrultusunda, birer memur gibi gönderildiklerini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin Arap dilinde bir ordunun veya bir grubun üzerine bir gücü sevk etmek anlamında kullanıldığını, buradaki kullanımın Ebrehe’nin ordusuna karşı gerçekleştirilen ani ve organize ilahi müdahaleyi tasvir ettiğini belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, fiilin geçmiş zaman kipiyle gelmesinin, olayın kesinliğini ve ilahi iradenin tarihteki somut tezahürünü simgelediğini ifade eder.

        Tayran (طيراً)

        İbn Fâris, t-y-r kökünün havada süzülmek, uçmak ve hızlı hareket etmek anlamlarına geldiğini açıklar. Kelimenin köken itibariyle sürati ve yerden yükselmeyi temsil ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "tayr" kelimesinin uçan her türlü varlık için kullanıldığını, burada çoğul bir anlam taşıyarak büyük bir kütleyi veya yoğun bir popülasyonu ifade ettiğini savunur. Aisha Abdurrahman (Bintü’ş-Şâtı), Kur'an'ın bu kelimeyi seçerken bilinçli bir belirsizlik (tenvin ile nekre kullanımı) tercih ettiğini, bunun gönderilen varlıkların niteliğinden ziyade işlevine ve yarattığı dehşete odaklanmayı sağladığını vurgular. Toshihiko Izutsu, tayr kelimesinin bu bağlamda ilahi bir ordunun hava unsurlarını temsil ettiğini ve "yukarıdan gelen" kaçınılmaz felaketi simgelediğini analizine ekler. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin nekira (belirsiz) gelmesinin, bu kuşların o güne kadar bölgede görülmemiş veya alışılagelmişin dışında bir tür olduklarına işaret edebileceğini belirtir.

        Ebâbîl (أبابيل)

        İbn Fâris, bu kelimenin tekilinin (müfredinin) dilde yaygın olarak kullanılmadığını, "birbiri ardınca gelen bölükler, gruplar ve kümeler" anlamına geldiğini ifade eder. Kelimenin kök yapısının "tek başına olmayan, her zaman bir topluluğu ifade eden" bir yapıya sahip olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, ebâbîl lafzının kuşların uçuş biçimini nitelediğini, bunların dağınık değil, birbiri ardına dizilmiş düzenli alaylar veya farklı yönlerden gelip birleşen topluluklar halinde olduklarını söyler. Arthur Jeffery, kelimenin etimolojik kökeninin gizemli olduğunu, Arapça köklerden türetilmeye çalışılsa da (ebbel-ebâbil gibi) tam bir mutabakat olmadığını, ancak anlam bakımından "büyük sürüler" (swarms) karşılığının metne en uygun düşen anlam olduğunu belirtir. Christoph Luxenberg, kelimeyi Süryanice arka planla ilişkilendirerek "siyah/koyu renkli bulutlar" veya "yoğun kümeler" anlamına gelebileceğini ileri sürer. Celaleddin el-Suyuti, kelimenin tekili konusunda dilciler arasında ihtilaf olduğunu (bazılarının "ibbil" bazılarının "ibbel" dediğini) ancak Kur'an'daki kullanımının "dalga dalga gelen gruplar" manasında yerleştiğini kaydeder. Angelika Neuwirth, ebâbîl kelimesinin şiirsel bir tınıya sahip olduğunu ve kuşların saldırı stratejisini betimleyen, düşmanı her yönden kuşatan bir askeri nizamı andıran tasviri güçlendirdiğini ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bir kuş türünün adı olmadığını, "peş peşe, bölük bölük" anlamına gelen bir sıfat/niteleme olduğunu, kuşların yoğunluğunu ve saldırının şiddetini anlattığını vurgular.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X