قُلْ لَوْ اَنَّ عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ لَقُضِيَ الْاَمْرُ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِالظَّالِم۪ينَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
En'âm Sûresi, 58. Ayet
Daralt
X
-
De ki: Acele istediğiniz şey (azap) benim elimde olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti. Allah zâlimleri daha iyi bilir.
De ki: Acele istediğiniz şey (azap) benim elimde olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti. İbn Abbas'ın (r.a.) buradaki Acele istediğiniz şey meâlindeki ifade ile azabın kastedildiğini söylediği rivayet edilmiştir. Elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti. Yani kesin olarak sizi helâk etmiştim. Elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti, meâlindeki âyete, aramızda derhal hüküm vermesini isterdim anlamı da verilmiştir. Bu durumda âyet, Allah'ın rahmetini ve yumuşak yaklaşımını haber vermektedir. Yani eğer benim elimde olsaydı, size hemen azabı gönderirdim, ama Allah bunu onlardan ertelemek suretiyle lütfetmekte, merhamet buyurmaktadır.
Bu âyet Mûtezile'nin, Allah kulları için dinde en uygun (aslah) olandan başkasını yapmaz şeklindeki iddialarını geçersiz kılmaktadır. Çünkü Allah, De ki: Acele istediğiniz şey (azap) benim elimde olsaydı, elbette benimle sizin aranızda iş bitirilmişti, diye buyurmaktadır. Azabın ve helâkin ertelenmesi onlar için daha hayırlı ve daha uygun değildir, sonra yine onları helâk edecek ve bu başkaları için bir öğüt, ama onlar için ceza olacaktı. Sonra Cenâb-ı Hak, kendileri için daha kötü olmasına rağmen onlardan azabı ertelemiştir. Bu durum göstermektedir ki Allah bazan kul için dinde daha uygun olmayan şeyi de yapar.
Allah zâlimleri daha iyi bilir. Yani Allah zâlimleri, onların zulmeden kişiler olduklarını bizden daha iyi bilir.
Yorumu Yorumla
-
Indî (عِنْدِي)
İbn Fâris, "ı-n-d" kökünün sözlükte bir şeyin yanında, katında, huzurunda ve birinin mülkiyeti/tasarrufu altında bulunmak anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "ınd" kavramını sadece mekânsal bir yakınlık olarak değil, bir konuda karar verme yetkisine ve gücüne (kudretine) sahip olma durumu olarak tanımlar. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetteki "Eğer yanımda olsaydı..." (lev enne indî) ifadesindeki peygamberane acziyeti tahlil eder. Müşriklerin, peygamberden ilahi azabı hemen getirmesini talep ederek onu sıkıştırma çabalarına karşı; peygamberin bu gücün kendi tekeli ve tasarrufu altında olmadığını ilan etmesinin, "kul" ve "elçi" olmanın sınırlarını çizen sarsılmaz bir tevhid duruşu olduğunu vurgular.
Testa'cilûne (تَسْتَعْجِلُونَ)
İbn Fâris, "a-c-l" kökünün temelinde yavaşlığın zıddı olarak hızlanmak, bir şeyi vaktinden önce istemek ve sabırsızlık anlamlarının yattığını aktarır. Râgıb el-İsfahânî, "isti'câl" eylemini tefe'ul (talep) babında açıklar; bu, bir şeyin doğal ve ilahi sürecini (vaktini) beklemeden, onu erkene çekmek için gösterilen hırslı ve bazen de meydan okuyan bir çabadır. Toshihiko Izutsu, cahiliye aklının "azabı çarçabuk istemesini" (testa'cilûne) psikolojik bir çerçevede değerlendirir. Müşriklerin bu talebinin, azaba inanmalarından değil; aksine azabın gelmeyeceğine olan sahte güvenlerinden (istihzadan) kaynaklanan bir meydan okuma olduğunu, Kur'an'ın bu kelimeyle onların o kibirli sabırsızlığını deşifre ettiğini detaylandırır.
Kudiye (لَقُضِيَ)
İbn Fâris, "k-d-y" kökünün sözlükte bir işi bitirmek, kesin hükme bağlamak, bir davanın sonucunu ilan etmek ve bir şeyi artık geri dönülemez hale getirmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "kadâ" eylemini hem teorik bir karar hem de bu kararın fiziksel dünyada infaz edilmesi (gerçekleşmesi) olarak tanımlar. Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayetteki "İş bitirilmiş olurdu" (lekudiye'l-emru) kurgusunu tahlil eder. Eğer azabın zamanlaması insani bir öfkeye veya peygamberin elindeki bir güce bağlı olsaydı; aradaki bu varoluşsal kavganın (hak ile batılın) anında sonuçlanacağını, ancak ilahi hikmetin insanlara mühlet vererek bu hükmü "ertelemesinin" muazzam bir merhamet yasası olduğunu vurgular.
El-Emru (الْأَمْرُ)
İbn Fâris, "e-m-r" kökünün temelinde buyruk, iş, durum, hadise ve bir şeyin sonuçlanması anlamlarının bulunduğunu kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, "emr" kavramını burada "nihai hesaplaşma" veya "azap hükmü" olarak açıklar; taraflar arasındaki tüm diyalektik tartışmaları bitiren o mutlak ve fiziksel son olaydır.
Beynî ve Beyneküm (بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ)
İbn Fâris, "b-y-n" kökünün sözlükte bir şeyi diğerinden ayırmak, arasındaki mesafeyi belirlemek ve açığa çıkarmak anlamlarına geldiğini tespit eder. Angelika Neuwirth, bu mekânsal edatın "Benimle sizin aranızda" şeklinde kullanılmasını Geç Antik Çağ'ın hukuki (polemik) dili üzerinden değerlendirir. Peygamber ile kavmi arasındaki ilişkinin sadece bir tebliğ değil, artık bir "dava" (hukuki süreç) haline geldiğini; aradaki o aşılmaz ontolojik ve ahlaki uçurumun bu ifadeyle resmedildiğini ifade eder.
A'lemü (أَعْلَمُ)
İbn Fâris, "a-l-m" kökünün temelinde bir şeyin hakikatini, özünü bilmek ve nesneyi kesin bir işaretle kavramak anlamlarının yattığını belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, ism-i tafdil (en iyi bilen) kalıbındaki bu kelimenin Allah'a nispet edilmesini epistemolojik bir mühür olarak görür. Kimin neyi hak ettiğini, kimin kalbinde ne gizlediğini ve azabın ne zaman etkili olacağını ancak mutlak "İlim" sahibinin bilebileceğini; beşeri sabırsızlıkların ilahi takvimi etkileyemeyeceğini tahlil eder.
Biz-Zâlimîn (بِالظَّالِمِينَ)
İbn Fâris, "z-l-m" kökünün asıl anlamının bir şeyi kendi meşru yerinden çıkarıp başka bir yere koymak, hakkı gasp etmek ve karanlık olduğunu kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, zulmü burada "şirk" ve "haddi aşmak" olarak tanımlar. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), ayetin "Allah zalimleri en iyi bilendir" (vallâhü a'lemü biz-zâlimîn) şeklinde kapanmasını (fasıla) analiz eder. Bu kapanışın, müşriklerin sabırsız meydan okumalarına karşı sarsılmaz bir sessizlik ve ilahi bir tehdit içerdiğini; kendilerini haklı sananların aslında ilahi ilimde "zalimler" olarak çoktan tescil edildiklerini ve kaçınılmaz sona yaklaştıklarını bildiren kusursuz bir edebi reddiye olduğunu vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla