وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
En'âm Sûresi, 13. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: kudret, enam suresi 13. ayet, enam 13, gece gündüz, enam suresi, ilahi ilim, arz, gece, gündüz, ilim, bilgi
-
Gece ve gündüzde barınan her şey O'nundur. O, her şeyi işitmekte, bilmektedir.
En doğrusunu Allah bilir ya, bu âyet bütün yaratıkların, akıp giden gece ile gündüzün hakimiyet ve saltanatı altında bu kanuna boyun eğmiş ve çaresiz kalmış olduklarını haber vermektedir. Zira zâlimlerden ve firavunlardan hiçbiri gece ile gündüzü engellemek ve birini diğerine çevirmek gücüne sahip değildir. Bilâkis gece ile gündüz isteseler de istemeseler de onları evirip çevirmekte ve onlar üzerinde saltanatını sürdürmektedir. Bunu kendi yönetimlerinin de başka birinin elinde olduğunu, gece ile gündüzün yaratıklar üzerindeki güç ve saltanatının, bunların yönetimi ve ilmi kendisinde bulunan Sultan'ın elinde olduğunu insanların bilmeleri için böyle yapmaktadırlar. Sonra gece ile gündüzün deveranı tek bir kanun ve aynı akış seyrinde sürmesi onları yaratan varlığın tek olduğuna ve onları yönetenin de alîm ve hakim olduğuna işaret eder. Bazı tefsirciler şöyle demişlerdir: Gece ve gündüzde barınan her şey ile gece ve gündüzde, karada ve denizde varlığını sürdüren her türlü hayvanı ve her çeşit kuşu kastetmektedir; bu canlıların bazısı gündüzleri yatıp geceleri yayılmakta, bazısı da geceleri yatıp gündüzleri yayılmaktadırlar. Gece ve gündüzde barınan her şey O'nundur meâlindeki âyet hakkında İbn Abbas'ın (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: Mekke kâfirleri Resûlullah'a (s.a.) gelmişler ve şöyle demişlerdi: Ya Muhammed! Seni, insanları davet ettiğin bu işi yapmana sevk eden şeyin sadece maddî ihtiyaç içinde bulunan olduğunu biliyoruz, biz mallarımıza seni ortak edelim ve böylece sen en zenginimiz ol, ama bu iddiadan vazgeç! İşte, Gece ve gündüzde barınan her şey O'nundur. O, her şeyi işitmekte -yani onların konuşmalarını işitmekte-, bilmektedir -onları nerden rızıklandırdığını bilmektedir- meâlindeki âyet bunun üzerine gelmiştir. Ancak az önce belirttiğimiz bütün yaratıkların gece ile gündüzün gücü ve saltanatı altındadır sözünde çeşitli hikmetler vardır. Birincisi, az önce de söylediğimiz gibi gece ile gündüzü yönetenin aynı otorite olduğunun bilinmesidir. Bu, felsefecilerin iddialarını geçersiz hale getirmektedir. Onlar karanlık yoğun ve sık, aydınlık ise ince ve şeffaftır diyorlar. [İkincisi de] Cenâb-ı Hak, gece ile gündüzün faydaları hakkında şöyle buyurmaktadır: "Sizin için geceyi bir örtü, uykuyu dinlenme zamanı kılan, gündüz vaktini ise bir diriliş ortamı yapan O'dur". Gece ve gündüzün bunun dışında faydaları da vardır.
O, her şeyi işitmektedir. Yani kendisine davet edenleri işitmektedir. Her şeyi bilmektedir, yani yaratıkların maslahatlarını ve ihtiyaçlarını bilmektedir.
Yorumu Yorumla
-
Sekene (سكن)
İbn Fâris, kelimenin kökeni olan "s-k-n" harflerinin temelinde hareketin zıddı olan durağanlık, sakinlik ve bir yerde karar kılmak anlamlarının yattığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, eylemi hareket (hareke) kavramının ontolojik karşıtı olarak tanımlar; bu bağlamda kelime, sadece fiziksel bir hareketsizliği değil, varlığın zaman ve mekân içindeki yerleşimini, mesken tutmasını ve sükûnet bulmasını ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin ayetteki kullanımını kozmolojik bir zeminde analiz eder. İfadenin, gece ve gündüz boyutları içinde var olan, hareket eden veya duran tüm canlı ve cansız varlıkları kapsadığını, "sükûn" eyleminin varoluşsal bir aidiyet ve yaratıcıya mutlak bağımlılık bildirdiğini vurgular. Prof. Dr. Hidayet Aydar, zaman zarfları olan gece ve gündüzün içinde "barınan/dinlenen" her şeyin Allah'a ait olmasının, mülkiyetin mutlaklığını ve evrendeki her zerrenin ilahi otoritenin tasarrufunda olduğunu bildiren sarsıcı bir tevhid ilanı olduğunu aktarır.
El-Leyl (الليل)
İbn Fâris, "l-y-l" kökünün etimolojik olarak karanlığın çökmesi, bir şeyi örtmesi ve gündüzün mutlak zıddı olması anlamlarına geldiğini tespit eder. Arthur Jeffery, kelimenin Sami dillerindeki kadim mirasına dikkat çekerek, Süryanice ve Aramicedeki "lilya", İbranicedeki "layla" formlarıyla ortak kökenden geldiğini, Arapçaya da bu binlerce yıllık bölgesel dil havzasından yerleştiğini kanıtlarıyla sunar. Toshihiko Izutsu, gece kavramını Kur'an'ın anlamsal dünyası ve cahiliye zihniyeti bağlamında karşılaştırmalı olarak inceler. İslam öncesi Arap toplumunda gecenin korku, belirsizlik, cinler ve kaotik güçlerle ilişkilendirilen tekinsiz bir zaman dilimi olduğunu; Kur'an'ın ise bu algıyı yıkarak geceyi ilahi bir yasa, sükûnet kaynağı ve yaratıcının mutlak mülkiyetindeki düzenli bir kozmik fenomen (ayet) olarak yeniden tanımladığını detaylandırır. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), gece ve gündüz kelimelerinin yan yana kullanımının retorik gücünü analiz eder. Bu zıtlığın, varoluşun tüm zaman dilimlerini kapsayan ve hiçbir anı dışarıda bırakmayan mutlak bir kuşatıcılığı ifade etmek için seçilmiş edebi bir mercekleme sanatı olduğunu belirtir.
En-Nehâr (النهار)
İbn Fâris, "n-h-r" kök harflerinin etimolojik tabanında genişlemek, yayılmak ve akmak (nehir kelimesi de buradan gelir) anlamlarının bulunduğunu kaydeder. Gündüze bu ismin verilmesini, ışığın yeryüzüne bir su gibi akarak yayılması ve karanlığı yarmasıyla açıklar. Râgıb el-İsfahânî, nehâr kavramını sadece fiziksel aydınlık olarak değil, canlıların hareket ettiği, rızık aradığı ve yaşamın canlandığı aktif zaman dilimi olarak tanımlar. Theodor Nöldeke, Sami dillerindeki semantik gelişime eğilerek, ışık, aydınlık ve akan su kavramları arasındaki dilbilimsel akrabalığın, Ortadoğu insanının doğa tasavvurundaki canlılığı yansıttığını ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayette bir önceki "sekene" (durulma/dinlenme) eylemi ile nehâr (aktif yaşam alanı) kavramı arasındaki diyalektiği inceler. Gecenin sükûneti ile gündüzün dinamizminin aynı yaratıcının mülkiyetinde birleşmesinin, evrendeki zıtlıkların aslında uyumlu bir ilahi kurgunun parçaları olduğunu gösterdiğini değerlendirir.
Es-Semî' (السميع)
İbn Fâris, "s-m-a" kökünün asıl anlamının bir sesi kulakla algılamak, işitmek ve idrak etmek olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu sıfatın yaratıcıya atfedilmesi durumunda insan biçimci (antropomorfik) algılardan tamamen soyutlanması gerektiğini ifade eder. Ona göre ilahi işitme, ses dalgalarına veya bir fiziksel organa ihtiyaç duymadan, gizli veya açık var olan her şeyin mutlak surette idrak edilmesidir. Toshihiko Izutsu, kelimeyi Kur'an'ın teolojik devrimi bağlamında ele alır. Cahiliye Araplarının taptığı sağır, cansız ve iletişime kapalı putların aksine, Kur'an'ın sunduğu tanrı profilinin sürekli "işiten", muhatabıyla kesintisiz bir iletişim kuran ve kişisel dualara anında vakıf olan son derece diri ve bilinçli bir otorite olduğunu bu kelime üzerinden analiz eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin ayetin sonundaki bağlamına dikkat çeker. Evrenin zaman ve mekân mülkiyetini elinde tutan gücün, aynı zamanda o evrendeki en ufak bir fısıltıyı bile işitecek düzeyde bir mikro idrake sahip olmasının, hem inananlar için bir güven teskini hem de inkarcılar için ontolojik bir uyarı niteliği taşıdığını vurgular.
El-'Alîm (العليم)
İbn Fâris, "a-l-m" kök harflerinin bir şeyin hakikatini ve özünü bilmek, onu diğer şeylerden ayıran alameti kavramak anlamına geldiğini tespit eder. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin mübalağa formunda kullanılmasını, bilginin nesneleri, durumları, geçmişi ve geleceği hiçbir vasıta olmaksızın, en ince ayrıntısına kadar mutlak bir şeffaflıkla ihata etmesi olarak tanımlar. Arthur Jeffery, kelimenin İbranice ve Aramicedeki bilme eylemini ifade eden kadim teolojik kavramlarla taşıdığı anlamsal ortaklığa işaret ederek, Sami geleneğinde "her şeyi bilen tanrı" motifinin tarihsel derinliğini aktarır. Angelika Neuwirth, bu iki ismin (Semî' ve Alîm) ayet sonlarında bir formül (fasıla) olarak kullanılmasını Geç Antik Çağ retoriği üzerinden inceler. Bu bitirişlerin, ayetin başında çizilen devasa kozmik mülkiyet tablosunu aniden insanın iç dünyasını ve eylemlerini denetleyen kişisel bir otoriteye bağlayarak, edebi ve teolojik bir odaklanma sağladığını analiz eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla