هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلاًۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
En'âm Sûresi, 2. Ayet
Daralt
X
-
Sizi (özel) bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. O'nun katında bir ecel daha vardır. Siz hâlâ şüphe ediyorsunuz.
İnsanın Yaratılış Maddesi
Sizi (özel) bir çamurdan yaratan Allah'tır. Yani Allah, insan türünün atası Adem'i çamurdan yaratmıştır. Adem'in çocuklarını ise özel bir sudan yaratmıştır. Cenâb-ı Hak "Gerçek şu ki biz insanı çamurdan alınmış bir özden yaratıyoruz" meâlindeki âyette, insanı çamurdan yarattığını haber vermektedir. Hz. Îsâ (s.a.) hariç, Adem'in çocuklarını ise bir damla sudan (sperm) yaratmıştır. O'nun, hiçbir şey olmadan (lâ min şey) yaratıkları var etmeye de kādir olduğunu, yaratmak için özel bir şeye ihtiyaç duymadığını bilsinler ve mahlukat ı yaratmaya ve öldükten sonra diriltmeye kādir olduğunu inkâr etmesinler diye de Hz. İsa'yı (s.a.) çamur ve su kullanmadan yaratmıştır. Bununla birlikte onların toprak veya su olmaları yahut ne ondan ne de bundan olmaları da söz konusudur. İnsanlar, Cenâb-ı Hakkın Adem'i topraktan, diğer canlıları sudan, Hz. İsa'yı (s.a.) da bu iki şey olmaksızın yarattığını gördükleri halde ölümlerinden sonra kendilerini diriltmesini nasıl inkâr ederler? Bu şundan dolayıdır: İnsanlar ölünce ya toprağa veya suya dönüşür yahut da ne toprak ne de su olurlar. Bu âyet, öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenlere ve Dehrîler'e karşı, Allahın mahlukatı hiçbir şey olmadan da yaratmaya kadir olduğuna delildir. Dehrîler bunu inkâr ediyor ve imkânsız görüyorlar. Bundan dolayı onlar, âlemin kıdemi fikrine sahip olmuşlardır. Doğru yola ulaştıran Allah'tır.
Sizi (özel) bir çamurdan yaratan Allah'tır cümlesi ile bütün Adem oğullarının kastedilmiş olması da muhtemeldir. Buna göre Allah her şeyi sudan yarattığı halde bizim yaratılışımızı çamura nispet etmektedir; çünkü bizi yaratmasında, Adem'i yaratmış olduğu o çamurdan bir kuvvet ve iz bulunmaktadır, her ne kadar biz o kuvveti ve o izi görmesek de vardır. Bu aynen şuna benzer: İnsan yediğini, içtiğini ve gıda aldığını görmekte; bununla kulağında, gözünde ve bütün organlarında bir kuvvet hasıl olmaktadır, her ne kadar kendisi o kuvveti gözleriyle görmüyorsa da bütün organlarında bir canlanma vücuda gelmektedir. İşte o da aynen bunun gibidir. Başka bir ihtimal de, bir kıssaya dair rivayette de belirtildiği gibi nutfeye o topraktan bir şeyler karışmış olmasıdır. Meleğe, insan öldüğünde defnedileceği yerdeki topraktan bir parça alması emredilmiş olabilir, bu toprak parçası nutfeye karıştırılır ve bu karışım "alaka" (علقة) ve "mudga" (مضغة) haline gelmiş olabilir; yalnızca bundan dolayı Allah insanları toprağa nispet etmiştir. Diğer bir ihtimal de, insanlar topraktan yaratılmadıkları halde toprağa nispet edilmeleri, kökenleri olan Âdem'in topraktan yaratılmış olmasından dolayıdır.
Kazâ Kelimesinin Anlamı
Sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. O'nun katında bir ecel daha vardır. Ayet-i kerîmede geçen kaza (القضاء) kelimesi çeşitli anlamlara gelirse de, neticede hepsi de bir şeyin bitmesi ve tamamlanması anlamına döner. Bu kelime bazan bir fiile başlanması ve gerçekleştirilmesi anlamına gelir. Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: "Sen neye hükmedeceksen et!" Bazen de şöyle denilir : قضيت هذا الثوب Ben bu elbiseye hükmettim". Bundan da onu yaptım ve sağlam kıldım demek istediği anlaşılır. Kazâ, bazan emir anlamına da gelir. Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: "Rabb'in, sadece kendisine kulluk etmenizi emretti". Buradaki kazâ kelimesi, emretti anlamına gelir; çünkü o kesin ve nihaî hükümdür. Kazâ, bazan de bildirmek mânasına gelir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: "Biz kitapta İsrâiloğullarına şöyle bildirmiştik". Burada kazâ kelimesi, onlara kesin olarak bildirdik anlamına gelir. Kazâ, bazan de işin bittiği, sona erdiği ve tamamlandığı mânasına gelir. Sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur meâlindeki âyette bu anlamda kullanılmıştır. Yani ömrü bitirecek ve sona erdirecek olan O'dur. Bu kelime, burada söylediklerimizden daha farklı mânalarda da kullanılır.
Buradaki ölüm zamanını takdir eden meâlindeki ifade, bütün bunların emrin dışında bir mânaya gelmesi ihtimalini taşır. (Kada ecelen) cümlesi ile ölüm kastedilmiştir, denilmektedir. "Ecelun müsemmen" (أجل مسمى) cümlesi ile ise kıyâmet günü kastedilmektedir. Allah bize o iki ecelden birini göstermiştir, o da ölümdür. Bizler ölümü bizzat görüyor ve müşahede ediyoruz. Ama Allah bize diğer eceli göstermemiştir, o da kıyâmettir. Kada ecelen (قضى أجلاً) cümlesinin, yarattığı varlıkların ölene kadar dünyada kalacakları süre anlamına geldiği de söylenmiştir. O'nun katında bir ecel daha vardır "Ecelun müsemmen indehu" (أجل مسمى عنده) cümlesi ile kıyâmet murad edilmektedir.
Siz hâlâ şüphe ediyorsunuz. Bütün bunlardan sonra yine de şüphe ediyor ve yalanlıyorsunuz.
Yorumu Yorumla
-
Tîn (طين)
İbn Fâris, kelimenin "t-y-n" kökünden türediğini ve su ile toprağın karışımından meydana gelen balçık veya çamur anlamına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bağlama dikkat çekerek bu kelimenin insanın yaratılışındaki temel hammaddeyi temsil ettiğini ve salt fiziksel bir maddeden ziyade insan doğasının yeryüzüne ait yönüne işaret ettiğini belirtir. Toshihiko Izutsu, kelimenin Kur'an'ın antropolojik söylemindeki yerini analiz ederken, kavramın insanın yeryüzüne kök salmış, fani ve maddi kökenini sembolize ettiğini aktarır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin buradaki kullanımının insanın biyolojik serüveninden ziyade, varoluşsal zafiyetini ve yaratıcısı karşısındaki mütevazı konumunu hatırlatan ontolojik bir mesaj taşıdığını vurgular.
Kadâ (قضى)
İbn Fâris, kelimenin kökenini "k-d-y" harflerine dayandırır ve asıl anlamının bir işi sağlam ve kesin bir şekilde tamamlamak, hükme bağlamak ve bitirmek olduğunu kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, bu eylemi ilahi irade bağlamında ele alarak, sıradan bir karar vermeden ziyade, üzerinde hiçbir değişikliğin yapılamayacağı kesinleşmiş ve icra edilmiş bir hüküm olarak tanımlar. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu fiilin insanın yeryüzündeki varlık süresiyle ilişkilendirilmesini, hayatın ve ölümün rastlantısal bir süreç değil, mutlak bir irade tarafından evrensel bir yasa çerçevesinde önceden belirlenip kozmik bir takvime bağlandığı şeklinde değerlendirir.
Ecel (أجل)
İbn Fâris, "e-c-l" kökünün sözlükte bir şeyin süresi, vakti ve nihai sonu anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, ecel kavramını bir varlığın veya durumun devam etmesi için belirlenmiş sürenin son anı, yaşamın noktalandığı zaman dilimi olarak açıklar. Toshihiko Izutsu, kelimenin semantik alanını incelerken, bunun Kur'an'ın zaman tasavvurunda kilit bir role sahip olduğunu; dünyadaki hiçbir varlığın sonsuz olmadığını, her sürecin mutlak ve değiştirilemez bir sona doğru ilerlediği fikrini inşa ettiğini detaylandırır. Prof. Dr. Hidayet Aydar, ayette ecel kelimesinin iki kez kullanılmasının, bireysel ölüm ile evrensel son arasındaki ayrımı vurguladığını ve yaratıcının her iki süreci de kendi katında mutlak bir bilgiyle muhafaza ettiğini analiz eder.
Temterûn (تمترون)
İbn Fâris, kelimenin kökünü "m-r-y" harflerine bağlar ve etimolojik olarak bir şeyin memesinden süt sağmak için çabalamak anlamına gelen fiziksel bir eylemden türediğini, zamanla mecazlaşarak tartışmak, bir şeyin doğruluğu konusunda şüpheye düşmek ve inatla çekişmek anlamını kazandığını tespit eder. Râgıb el-İsfahânî, buradaki şüpheyi bilgisizlikten ayırarak, gerçeğin açıkça ortada olmasına rağmen kişinin kendi içsel direnci ve inadı yüzünden hakkı kabul etmemesi durumu olarak nitelendirir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin ayetin sonundaki bağlamına dikkat çekerek, insanın kendi yaratılış serüvenini (çamurdan yaratılma) ve sonlu doğasını (ecel) bilmesine rağmen, ilahi hakikatler ve diriliş konusunda yaşadığı tutarsız ve yersiz tereddüdün psikolojik boyutunu ortaya koyduğunu ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla