Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Duhân Sûresi, 4. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Duhân Sûresi, 4. Ayet

    ف۪يهَا يُفْرَقُ كُـلُّ اَمْرٍ حَـك۪يمٍۜ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Fîhâ yufraku kullu emrin hakîm(in)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      4-5. “O gecede bizim katımızdan bir emirle hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler ayrılır. Biz devamlı göndermekteyiz.”

      O gecede hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler ayrılır. Yani olacak olan bütün işler Kadir gecesinden ayrılır ve açıklanır. Âyet-i kerîmenin, o sene içinde olacak olan olayların hepsi Kadir gecesinde açıklanır mânasına gelmesi de muhtemeldir. Hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler, yani içinde hikmet bulunan bütün işler yahut muhkem ve sağlam olan bütün işler bizim katımızdan bir emirle iner. Biz devamlı göndermekteyiz. Yani hüküm ve hikmet konusu olan bütün işleri bizim katımızdan bir emirle göndermekteyiz. En doğrusunu Allah bilir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Yufraku (يفرق)

        İbn Fâris, Fe-Ra-Ka kökünün bir şeyi parçalara ayırmak, birbirinden ayırt etmek ve nihai bir hükme bağlamak gibi temel anlamlara sahip olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin hak ile batılı, iyi ile kötüyü birbirinden ayırmak, detaylandırmak ve kesin bir karara bağlamak manasına geldiğini; o mübarek gecede bütün önemli işlerin birbirinden ayrıştırılarak netleştirilmesini ifade ettiğini kaydeder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kelimenin, ilahi kararların ve kaderin varoluşsal olarak birbirinden ayrıştırılıp somutlaştırıldığı, belirsizliklerin giderildiği o gecenin ayırıcı ve belirleyici ontolojik niteliğini vurguladığını ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, tarihsel bağlamda kelimenin, rızıkların, ecellerin ve o yılki olayların takdir edilip görevli meleklere dağıtılması yönündeki inancı yansıttığını, Kur'an'ın muhatap olduğu Arap toplumundaki ilahi takdir ve hüküm algısına hitap ederek mesajını bu zemin üzerinden inşa ettiğini söyler.

        Emrin (أمر)

        İbn Fâris, E-Me-Ra kökünün iki temel anlama geldiğini; bunlardan birinin iş, durum, hadise (şe'n), diğerinin ise talep ve buyruk (emir) olduğunu açıklar. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin hem sözlü bir buyruk hem de varlıksal bir durum, fiil veya önemli bir hadise anlamı taşıdığını; ayetteki kullanımının ilahi nizamın tanzim ettiği, hükme bağlanan her bir önemli ve büyük işi kapsadığını kaydeder. Toshihiko Izutsu, kavramın Kur'an'daki ontolojik ağırlığına ve anlamsal evrimine dikkat çekerek, bunun sadece sıradan bir iş veya buyruk değil, Tanrı'nın yaratma ve evreni yönetme iradesinin her bir zerreyi ve hadiseyi kapsayan varoluşsal bir prensibini, dinamik bir nizamı ifade ettiğini semantik olarak tahlil eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin Arap lügatindeki geniş kullanım yelpazesine işaret ederek, burada kainatın işleyişine veya insanlığın kaderine dair önem arz eden her bir dosyanın, olayın veya kararın o gece neticelendirilmesini simgelediğini ifade eder.

        Hakîm (حكيم)

        İbn Fâris, Ha-Ke-Me kökünün asıl anlamının menetmek, engellemek (özellikle zulümden, haksızlıktan veya bozulmaktan alıkoymak) olduğunu; bu kökten türeyen hakîm kelimesinin de bozulmaktan korunmuş, sağlam, muhkem ve isabetli olan şeylere veya kişilere isim olarak verildiğini açıklar. Râgıb el-İsfahânî, hakîm sıfatının, içindeki hiçbir unsurun bozulmaya, fesada veya çelişkiye açık olmadığı, her şeyin yerli yerinde, tam bir isabet ve mutlak bir sağlamlıkla tanzim edildiği işler, hükümler veya sözler için kullanıldığını belirtir. Celaleddin el-Suyuti, kelimenin bu ayetteki bağlamıyla ya "muhkem" (değişmekten ve bozulmaktan korunmuş, sağlamlaştırılmış) anlamına geldiğini ya da doğrudan hikmet sahibi Allah tarafından verilmiş kararları nitelediğini aktarır. Toshihiko Izutsu, hikmet kavramının İslam öncesi cahiliye dönemindeki pratik akıl, yaşlarlık ve dünyevi tecrübeden kaynaklanan beşeri bilgelik anlamından, Kur'an'ın nüzulu ile birlikte semantik bir dönüşüm geçirerek tamamen Tanrı'ya atfedilen, evrensel nizamı kusursuzca kuran mutlak, aşkın ve yanılmaz bir ontolojik tasarıma dönüştüğünü detaylıca inceler.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X