Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Bürûc Sûresi, 15. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Bürûc Sûresi, 15. Ayet

    ذُوالْعَرْشِ الْمَج۪يدُۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Żû-l’arşi-lmecîd(i)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Arşın sahibi, şanı yüce;"

      Arşın sahibi, şanı yüce. Kimileri “mecîd” kelimesini arşın sıfatı yapmıştır. Kimileri de Allah Teâlâ’nın sıfatı olarak yorumlamıştır. Arşın sıfatı olarak alınması halinde mâna doğru olur, çünkü Allah Teâlâ arşı bir başka yerde “kerîm” olarak nitelemiştir. “Mecîd” ile “kerîm” mâna bakımından birbirine yakındır. Çünkü “Kerîm”, değeri ve şerefi yüce olan demektir. “Mecîd” de aynı şekilde şerefli ve saygı görmüş kimse demektir. “Arş”ın kadrinin büyüklüğü kalplerde öyle büyüdü ve yüceldi ki bazı insanlar orasını Rab Teâlâ’nın mekânı sandılar.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Zû (ذو)

        İbn Fâris, z-v kökünün temel olarak bir şeye sahip olmayı, onu elinde bulundurmayı ve onunla bir aidiyet ilişkisi kurmayı ifade ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin her zaman bir isme muzaf (tamlayan) olarak geldiğini ve eklendiği kelimeye bir vasıf veya sahiplik anlamı kattığını ifade eder; bu ayette ise "sahibi, maliki" anlamında kullanılarak ilahi otoritenin kaynağına işaret ettiğini aktarır. Celaleddin el-Suyuti, kelimenin Arap dili gramerindeki "esma-i hamse" (beş isim) grubuna dahil olduğunu ve metin içerisinde yüceltme (tazim) işlevi görerek eklendiği makamın azametini vurguladığını belirtir.

        Arş (العرش)

        İbn Fâris, a-r-ş kökünün temel anlamının bir şeyi yükseltmek, tavan yapmak ve yüksek bir bina inşa etmek olduğunu belirtir; hükümdarların tahtına da yüksekliği ve görkemi sebebiyle bu ismin verildiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin hem somut anlamda yüksek bir oturma yerini hem de soyut anlamda evrenin yönetim merkezini, ilahi hükümranlığın tecelli ettiği en üst mertebeyi ifade ettiğini aktarır. Arthur Jeffery, kelimenin köken itibarıyla kadim Sami dillerinde mevcut olduğunu, Aramice ve Süryanicedeki benzer formların (arsâ) "taht" veya "yatak" anlamında kullanıldığını belirterek, Arapçanın bu terimi bölgedeki ortak teolojik mirastan devraldığını analiz eder. Toshihiko Izutsu, Kuran'ın ontolojik yapısında Arş'ın, Allah'ın evren üzerindeki mutlak hakimiyetini sembolize eden merkezi bir kavram olduğunu, yer ve gök ayrımının ötesindeki en yüce otorite makamını temsil ettiğini vurgular. Angelika Neuwirth, Geç Antik Çağ tasavvurlarıyla paralellik kurarak, kelimenin kozmik bir hükümdarlık imgesi sunduğunu ve ilahi tahtın evrensel düzenin sarsılmaz dayanağı olarak metinde yer aldığını ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin sözlükteki "taht" anlamından hareketle, bunun Allah'ın kainatı yönetme kudretini muhatapların zihnine yaklaştıran metaforik bir ifade olduğunu, fiziksel bir mekandan ziyade mutlak hükümranlığı simgelediğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, Arş kavramının metafizik boyutta varlığın bütünlüğünü ve ilahi iradenin her şeyi kuşatan kuşatıcılığını (ihata) ifade eden en kapsamlı sembol olduğunu aktarır.

        Mecid (المجيد)

        İbn Fâris, m-c-d kökünün bolluk, genişlik, şeref ve yücelik anlamlarına geldiğini belirtir; kelimenin en yüksek onur ve cömertlik mertebesini ifade eden bir kavram olduğunu aktarır. Râgıb el-İsfahânî, "mecd" kelimesinin şan ve şerefin genişliğini ifade ettiğini, Mecid sıfatının ise hem zatı itibarıyla yüce olan hem de kullarına karşı sonsuz lütuf gösteren Allah'ı nitelediğini açıklar. Toshihiko Izutsu, bu kelimenin Kuran'daki "celal" (azamet) söz varlığına ait olduğunu, Tanrı'nın aşkın yüceliği ile bu yüceliğin yarattıklarına yansıyan onur verici etkisini aynı anda barındırdığını analiz eder. Angelika Neuwirth, kelimenin bu ayette hem Arş'ın bir niteliği hem de Allah'ın bir ismi olarak okunabileceğine dair dilbilimsel tartışmalara değinerek, her iki durumda da evrensel düzenin ihtişamını ve kutsallığını vurgulayan bir niteleme olduğunu savunur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Mecid kelimesinin Allah'ın her türlü eksiklikten uzak olan mutlak azametini ve O'nun şanının yüceliğini ifade ettiğini, bu sıfatın önceki ayetlerdeki "zulme karşı adalet" temasıyla birleşerek ilahi otoritenin ne kadar saygın ve sarsılmaz olduğunu gösterdiğini ifade eder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X