Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Bürûc Sûresi, 14. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Bürûc Sûresi, 14. Ayet

    وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Ve huve-lġafûru-lvedûd(u)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Çok bağışlayan, sevgisi geniş olan yalnız O'dur."

      Çok bağışlayan, sevgisi geniş olan yalnız O’dur. “el-Gafûr” çok örtücü; kişi günahına tövbe ettikten sonra bir daha sözü edilmeyecek şekilde onu örten demektir. Eğer öyle olmasaydı o takdirde kişi için âhiret nimetlerinin tadı kalmazdı. “el-Vedûd” kullarına nimetler bahşetme, ihsanda bulunmakta onlara karşı sevgi dolu demektir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Gafur (الغفور)

        İbn Fâris, g-f-r kökünün asıl anlamının bir şeyi örtmek ve korumak olduğunu belirtir; savaşçıların başlarını koruyan miğfere (migfer) bu ismin verilmesinin de aynı köke dayandığını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin günahları örtüp gizlemek ve kulu cezadan korumak manasına geldiğini, Gafûr formunun ise bu bağışlamanın çokluğunu ve sürekliliğini nitelediğini aktarır. Arthur Jeffery, kelimenin köken itibarıyla Sami dillerinin ortak mirası olduğunu, Süryanicedeki g-p-r (örtmek, kefaret etmek) köküyle akrabalık taşıdığını ve Arapça dini terminolojide merkezi bir yer edindiğini analiz eder. Celaleddin el-Suyuti, bu sıfatın mülk ve otorite sahibi olan Allah’ın, kullarının hatalarını silme konusundaki mutlak iradesini ve lütfunu simgelediğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bağlamsal olarak önceki ayette geçen şiddetli yakalayış tehdidinden hemen sonra zikredilmesinin, ilahi otoritenin korkutucu gücü kadar merhamet ve bağışlayıcılığının da geniş olduğunu hissettiren bir denge unsuru olduğunu ifade eder.

        Vedud (الودود)

        İbn Fâris, v-d-d kökünün sevgi, muhabbet ve bir şeye yönelme anlamı taşıdığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin sevginin en saf ve kalbi olan türü olan vüdd kökünden türediğini; Vedûd isminin hem kullarını çok seven hem de salih kulları tarafından çok sevilen anlamına geldiğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kuran'ın anlamsal dünyasında bu kelimenin Allah ile insan arasındaki en sıcak ve duygusal bağı temsil ettiğini, Allah’ın mahlukatına yönelik aktif ve koruyucu sevgisini nitelediğini analiz eder. Celaleddin el-Suyuti, kelimenin kalıbı gereği hem etken hem de edilgen anlamlarını bünyesinde barındıran bir mübalağa sıfatı olduğunu aktarır. Aisha Abdurrahman (Bintü’ş-Şâtı), Vedûd isminin Gafûr isminden sonra gelmesinin edebi bir incelik olduğunu; bunun, bağışlamanın sadece bir cezadan vazgeçme değil, aynı zamanda kulun tekrar ilahi sevgiye ve yakınlığa kabul edilmesi anlamına geldiğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu ismin zulüm gören müminlere yönelik bir teselli niteliği taşıdığını, Allah’ın kendisine inananları asla sevgisiz bırakmayacağını ve onlarla kurduğu gönül bağının sarsılmazlığını ifade ettiğini belirtir.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X