Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Bürûc Sûresi, 6. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Bürûc Sûresi, 6. Ayet

    اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    İż hum ‘aleyhâ ku’ûd(un)

    Yorum

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      6-7. "Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar, inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı."

      Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar... Onların uluları ve büyükleri, ateş çukurlarının başında oturuyor haldeydiler. Âyetten anlaşıldığına göre müminleri ateşe atmakla görevli olanlar kavmin ileri gelenlerine tâbi olanlardır, ileri gelenler ise orada oturup seyretmektedirler.

      İnananlara yaptıklarını seyrediyorlardı. Bu İlâhî beyanın iki anlama gelmesi ihtimali vardır: “Şühûd”un, yani seyredenlerin kavmin uluları ve Firavun olması. Ya da maksadın tâbi olanlar olması. Ululara tâbi olanlar, müminleri ateşe atmaktaydılar ve müminlerin sapıklık üzere olduklarına, kendilerinin ve ulularının ise hidâyet ve Hak üzere bulunduklarına şahitlik etmekteydiler. Nitekim başka bir yerde de benzer şekilde meâlen şöyle buyurulmuştur: “Kendilerine kitaptan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla iman ediyorlar, sonra da kâfirler için “Bunlar Allah’a iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.”​

      Yorum

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Ku'ud (قعود)

        İbn Fâris, k-a-d kökünün temel anlamının ayakta olmanın zıddı olarak oturmak, bir yerde sabit kalmak, durmak ve yerleşmek olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin ayaktayken oturma durumuna geçişi ifade ettiğini ve bu yönüyle uzanırken doğrulmayı anlatan cülûs kelimesinden semantik olarak ayrıldığını açıklar; ayetteki kullanımının ise zalimlerin ateşin etrafına kurularak inananlara yapılan işkenceyi soğukkanlılıkla, yerlerinden ayrılmaksızın ve özel bir seyir amacıyla izlemelerini nitelediğini aktarır. Toshihiko Izutsu, Kuran'ın ahlaki ve dramatik tasvirlerinde bu kelimenin sadece fiziksel bir oturma eylemini değil, aynı zamanda zalimlerin kurbanlarının acılarına karşı sergiledikleri mutlak duyarsızlığı, zulmü bir güç gösterisi olarak algılayan acımasız ve donuk psikolojik tutumu yansıttığını analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin sözlük anlamına dayanarak ayetteki tasvirin, hendeğin etrafına dizilip müminlerin ateşte yanışını zevkle seyreden veya infazın eksiksiz yerine getirildiğini denetleyen zorbaların planlı işkence sahnesini gözler önüne serdiğini, bu ifadenin faillerin gaddarlığını tarihsel bir gerçeklik algısıyla çarpıcı bir şekilde sunduğunu ifade eder.

        Yorum

        İşleniyor...
        X