اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Bürûc Sûresi, 5. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: büruc suresi, hendek sahipleri, ashab-ı uhdud, lanet, tutuşturulmuş ateş, büruc 5, büruc suresi 5. ayet
-
4-5. "O çukurları, alev alev yanan ateş çukurlarını hazırlayanlar mahvolmuşlardır!"
Bu İlâhî beyanın yorumunda ihtilaf edilmiştir. Kimileri onu azap verenlere yormuştur. Kimi de azap çekenlere yormuştur. Azap edenlere yoranlar âyette geçen “kutile” fiilini lânet anlamına almışlar ve ona, lânete mâruz kalmışlardır anlamı vermişlerdir. Tıpkı şu İlâhî beyanda olduğu gibi: “Kahrolası yalancılar” Burada “kutile” fiili “luüne” lânete uğradılar/uğrasınlar anlamına gelmektedir.
Alev alev yanan ateş. “Vekûd” kelimesi kimilerine göre cehenneme atılan kimsedir. Kimi yorumcular da onu, azap gördükleri ateşin niteliği olarak kabul etmiştir.
Yorumu Yorumla
-
Nar (النار)
İbn Fâris, n-v-r kökünün temel anlamının aydınlık, ışık ve parlaklık olduğunu belirterek, ısı ve ışık yayan yakıcı unsura bu kökten hareketle nâr denildiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin hem duyularla algılanabilen dünyevi ateşi hem de ahiretteki ceza ateşini kapsadığını, bu ayette ise inananlara işkence etmek için özel olarak hazırlanan ve hendeklere doldurulan somut, yakıcı ateşi nitelediğini aktarır. Arthur Jeffery, kelimenin köken itibarıyla Sami dillerinin ortak kelime dağarcığına ait olduğunu, İbranice ve Aramicede ışık veya lamba anlamlarına gelen nûr ve nêr formlarıyla akraba olduğunu belirterek, Arapçada doğrudan ateş ve cehennem manasında yerleşik bir kullanım kazandığını analiz eder. Toshihiko Izutsu, nâr kelimesinin Kuran'ın anlamsal dünyasında genellikle eskatolojik ceza mahallini ifade etmesine rağmen, bu tarihsel anlatı bağlamında dünyevi ve yıkıcı bir azap aracı olarak kullanıldığını, böylece dünyadaki ateş ile ahiretteki ateş arasında semantik bir köprü kurulduğunu vurgular.
Zat (ذات)
İbn Fâris, z-v kökünden türeyen bu kelimenin temel işlevinin bir şeye sahip olmayı, o vasfı üzerinde taşımayı ifade etmek olduğunu ve aidiyet bildiren müzekker formun müennes hali olarak kullanıldığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin tamlama içerisinde kendinden önceki ismin, kendinden sonraki isme veya özelliğe sahip olduğunu gösterdiğini; bu bağlamda ateşin yakıtla olan ayrılmaz bağını, ateşin şiddetini ve kasten beslendiğini nitelemek üzere bağlama uygun olarak kullanıldığını açıklar.
Vekud (الوقود)
İbn Fâris, v-k-d kökünün temel anlamının ateşin alevlenmesi, tutuşması ve parlaması olduğunu belirterek, vekud kelimesinin ateşi besleyen, yanmasını sağlayan ve onu harlayan yakıt anlamına geldiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin ateşin şiddetini ve sürekliliğini sağlayan odun veya benzeri tutuşturucu malzemeleri tanımladığını, ayetteki kullanımıyla hendeklerdeki ateşin sıradan bir ateş olmadığını, kasten ve sürekli beslenen dehşetli bir ateş olduğunu aktarır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin sözlük anlamından yola çıkarak, bol yakıtlı ve sürekli harlanan ateş tasvirinin, zalimlerin inananlara yönelik öfkesinin ve işkencenin boyutunu somutlaştırdığını, tarihsel bağlamdaki bu dramatik sahnenin şiddetini muhatapların zihninde çarpıcı bir şekilde canlandırdığını belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla