Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Beyyine Sûresi, 3. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Beyyine Sûresi, 3. Ayet

    ف۪يهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌۜ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Fîhâ kutubun kayyime(tun)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "O sayfalarda dosdoğru hükümler yer almaktadır."

      Dosdoğru. “Kayyime” (قَيِّمَةٌ) kelimesi hakkında ihtilaf edilmiştir: Kimi “sâdıka”, yani doğru, kimi “âdile”, yani âdil kimi de hikmetin gerektirdiği şekilde “müstakim”, yani dümdüz, dosdoğru anlamı vermişlerdir. Âyetin yorumunun şöyle olması da mümkündür: Onlarda şeriat ve hikmetin gerekli kıldığı pek çok dosdoğru hükümler vardır.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Kutubun (كُتُبٌ)

        İbn Fâris, k-t-b kökünün temel manasının "iki şeyi birbirine eklemek, birleştirmek ve dikmek" (cem) olduğunu ifade eder. Yazı eyleminin de harfleri birbirine eklemek suretiyle gerçekleştiği için bu ismi aldığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin burada "kitaplar" anlamındaki çoğul formunun, ilahi kelamın içinde barındırdığı farklı hüküm, emir ve hakikat kategorilerine işaret ettiğini savunur. Her bir hükmün kendi içinde bütünlüğü olan birer "yazılı yasa" niteliğinde olduğunu ifade eder. Arthur Jeffery, kelimenin Semitik dillerdeki kökenlerine (Aramice: kethaba) değinerek, "kutsal yazı" (scripture) anlamının bu kökten neşet ettiğini ve ayette "geçmiş vahiylerin yazılı mirası"na atıfta bulunulduğunu aktarır. Angelika Neuwirth, bu kavramın Geç Antik Çağ’daki "kanonik literatür" geleneğiyle ilişkili olduğunu ve vahiylerin kurumsallaşmış yazılı otoritesini temsil ettiğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetteki "kitaplar" ifadesinin fiziksel nesnelerden ziyade "vahyedilen evrensel öğretiler ve değişmez hakikatler" anlamına geldiğini; Kur'an'ın bu sayfalar içinde geçmiş vahiylerin özünü topladığını vurgular.

        Kayyimah (قَيِّمَةٌ)

        İbn Fâris, k-y-m kökünün "ayakta durmak, doğruluk ve bir şeyi yönetip gözetmek" anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "kayyim" kelimesinin "dosdoğru olan, içinde hiçbir eğrilik ve çelişki barındırmayan" anlamına geldiğini ifade eder. Bu vasfın, söz konusu hükümlerin insan fıtratına uygunluğunu ve sarsılmaz doğruluğunu nitelediğini söyler. Toshihiko Izutsu, kavramın etik-dinî bağlamda "normatif doğruluk" olduğunu; toplumsal ve ferdi hayatı düzenleyen, değişmez ve adil bir "hakikat ölçüsü" işlevi gördüğünü açıklar. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), ayetteki bu sıfatın Kur'an'ın sunduğu dinin "hak din" olduğunu ve kendisinden önceki vahiylerin asıl mesajlarını koruyan bir "merci" vasfı taşıdığını savunur. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin ontolojik bir dengeye işaret ettiğini; bu hükümlerin varoluş yasalarıyla tam bir uyum içinde olduğunu ve insanlığı istikamette tutan bir dayanak teşkil ettiğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, "kayyim" sıfatının burada "evrensel, eskimeyen ve adil" anlamında kullanıldığını; getirilen hükümlerin zamana ve mekana göre bozulmayacak ahlaki ilkeler olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Hidayet Aydar, bu ifadenin söz konusu sayfaların içindeki bilgilerin her türlü şaibeden uzak, sağlam ve insanı doğruya ulaştıran bir mahiyette olduğunu nitelediğini belirtir.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X