وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Beled Sûresi, 3. Ayet
Daralt
X
-
"Ana babaya ve bunlardan meydana gelen çocuklara!"
Bazıları şöyle dediler: “Vâlid” Hz. Âdem’dir (a.s.) “ve mâ veled” (وَمَا وَلَدَ) ise onun evladı ve soyudur. Ancak Hz. Âdem ve çocuklarının “vâlid” ve “veled” ismine tahsisi doğru değildir; aksine hem onları hem de diğer bütün can sahiplerini kapsamaktadır. Buna göre yemin bütün mahlûkatı içine alır. Bu yoruma göre “mâ” (مَا) ilgi zamiri “ellezî” anlamında olur. Kimileri ise buradaki “mâ”yı “cahd” (جَحْد), yani olumsuzluk kabul etmiş ve “ve mâ velede” cümlesine de doğurmadı” anlamı vermiştir ki kısır demektir. Buna göre bütün insanlığa yemin etmiştir; onlardan kimi baba olmuştur, kimi baba olmamıştır. Onlara yemin ederek onları yaratıkların pek çoğuna üstün kıldığını göstermiş oldu.
Yorumu Yorumla
-
Vâlid (وَالِدٍ)
İbn Fâris, "v-l-d" kökünün temel anlam ekseninin bir şeyden başka bir şeyin ayrılıp çıkması ve neslin üremesi olduğunu belirtir. Bu kökün, canlılar alemindeki doğum ve çoğalma gerçeğini ifade eden sade ve tek bir asıl üzerine kurulu olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "vâlid" kelimesinin doğrudan "baba" veya "doğuran ebeveyn" anlamına geldiğini, Kur'an'da bu kelimenin "eb" kelimesinden farklı olarak biyolojik bağı ve doğum eyleminin bizzat faili olmayı daha güçlü vurguladığını açıklar. Theodor Nöldeke, kelimenin Sâmi dilleri ailesindeki kadim kökenlerine işaret ederek, İbranice "yeled" ve Süryanice "yaldā" ile olan köken birliğini; bu kelimenin arkaik dönemden beri neslin devamlılığını anlatan temel bir yapıtaşı olduğunu belirtir. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), "vâlid" kelimesinin ayette nekre (belirsiz) bırakılmasının, ebeveynlik vasfının evrenselliğine ve her türlü sınırlamayı aşan yüce bir yaratılış kanununa işaret ettiğini ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bağlam içinde Hz. Adem'e veya Hz. İbrahim'e işaret edebileceği yönündeki rivayetleri değerlendirirken, buradaki dilsel tercihin özel bir şahıstan ziyade "baba/ebeveyn" olma mucizesinin bizzat kendisine yemin edildiği yönündeki görüşün dil mantığına daha uygun olduğunu belirtir.
Veleda (وَلَدَ)
İbn Fâris, "v-l-d" kökünden gelen bu fiilin, bir asıldan neşet eden "sonuç" ve "yeni varlık" anlamına gelen eylemi nitelediğini belirtir. Kelimenin özünde bir şeyin kendisinden çıkan başka bir şeyle olan kopmaz bağını temsil ettiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, ayette geçen "mâ veled" (doğurduğu şey/çocuk) ifadesindeki fiilin, doğumun ardından gelen "yavru" veya "evlat" üzerindeki hakikati simgelediğini; "mâ" edatının burada bir tür belirsizlik katarak doğum eyleminin ve sonucunun büyüklüğüne dikkat çektiğini açıklar. Arthur Jeffery, kelimenin kökenindeki "doğurmak" (walada) eyleminin Habeşçe ve Aramca gibi dillerdeki teknik karşılıklarına değinerek, Kur'an'ın bu kelimeyi kullanarak yerleşik bir sosyal ve biyolojik gerçeği ilahi bir yemin konusu yaptığını tahlil eder. Toshihiko Izutsu, "veled" kavramının Kur'an'ın varoluşsal hiyerarşisinde "nesil ve soy" gerçeğinin merkezinde yer aldığını; yemin bağlamında bu kelimenin, insanoğlunun tarih boyunca zincirleme bir şekilde birbirini takip eden biyolojik varlığının bir sembolü olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "ve-mâ veled" ifadesinin sadece fiziksel bir doğumu değil, aynı zamanda insanın bir mirasın içine doğmasını, bir medeniyet ve ahlak silsilesinin halkası haline gelmesini ifade eden ontolojik bir "oluş" süreci olarak okunması gerektiğini belirtir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla