خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Bakara Sûresi, 162. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: bakara 162, bakara suresi, cehennem, sürekli azap, ebedi azap, bakara suresi 162. ayet, azap, nazar
-
Onlar lanetin ve dolayısıyla cehennemin içinde ebediyen kalacaklardır. Ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacaktır.
Yüzlerine bakamayacaktır. Bunun açıklanması, "Affedilmeyecekler ve temenni ettiklerine kavuşturulmayacaklardır" şeklinde yapılmıştır, tıpkı ayet-i kerimede işaret edildiği gibi: "Acaba bizim için tevessül edecek şefaatçiler var mı yahut da yapmış olduğumuz kötü amellerin dışında iyi amel işleyebilmemiz için geri döndürülmemiz mümkün mü?" Yine denildi ki "yüzlerine bakılmayacak" yani azapları ertelenmeyecek; yahut da cehennem görevlileri azabı tartışmak için kendilerini muhatap kabul etmeyecektir manalarına gelir.
Yorumu Yorumla
-
Hâlidîn (خَالِدِينَ)
İbn Fâris, "h-l-d" kökünün temel anlamının bir yerde uzun süre kalmak, değişmemek, yaşlanmamak ve kalıcılık olduğunu belirtir. Ayette ism-i fail çoğul yapısında kullanılarak, inkar ve la'net üzere ölenlerin içine düştükleri o varoluşsal çöküş ve dışlanmışlık halinin geçici bir durum değil, bozulmaz ve sonsuz bir statü olduğunu açıklar. Râgıb el-İsfahânî, huld kavramını bir şeyin bozulmadan ve başkalaşmadan asıl hali üzere devam etmesi olarak tanımlar. Ayetteki bağlamında bu kelimenin, dünyadaki sınırlı ömre karşılık ahiretteki zamanın ötesinde, sonsuz bir azap boyutunda sabitlenmeyi ifade ettiğini detaylandırır. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın anlamsal sisteminde bu kavramı, dünya hayatının geçiciliği ile mutlak bir tezat oluşturacak şekilde analiz eder; eylemin geçmişte kalmadığını, kişinin dünyada kendi iradesiyle seçtiği ontolojik karanlığın ebedi bir gerçekliğe dönüşmesini temsil ettiğini vurgular.
Yuhaffefu (يُخَفَّفُ)
İbn Fâris, "h-f-f" kökünün ağırlığın ve sıkletin zıddı olan hafiflik, azlık ve sürat anlamlarına geldiğini kaydeder. Ayette edilgen (meçhul) ve olumsuz bir yapıda (hafifletilmez) kullanılmasının, la'netlenen kimselerin üzerindeki manevi ve fiziki yükün, azabın şiddetinin hiçbir zaman ve hiçbir şekilde eksilmeyeceğini kesin bir dille ifade ettiğini aktarır. Râgıb el-İsfahânî, hafifletme eyleminin olumsuzlanmasını, işlenen hakikati örtme suçunun (küfür) kozmik ağırlığına denk, tavizsiz ve eksiksiz bir ceza sürecinin sürekliliği olarak tanımlar.
El-'Azâbu (الْعَذَابُ)
İbn Fâris, "'a-z-b" kökünün temelinde birini bir şeyden alıkoymak, engellemek, yeme ve içmeden kesmek anlamlarının yattığını belirtir. Azap kelimesinin de insanı hayatın lezzetlerinden, rahatlıktan ve huzurdan tamamen alıkoyduğu, onu şiddetli bir acıya hapsettiği için bu ismi aldığını açıklar. Râgıb el-İsfahânî, azabı insana acı veren, ona zarar veren her türlü ağır bedensel ve ruhsal yaptırım olarak tanımlar. Ayette la'net ile başlayan o kozmik dışlanmanın nihai, pratik ve en şiddetli sonucunu nitelediğini detaylandırır. Arthur Jeffery, azap kavramının Sami dillerindeki kökenine eğilerek, ahiret hayatına dair bedensel ve ruhsal işkenceyi/cezayı ifade eden bu terimin, bölgedeki ortak eskatolojik (ahiret inancına dair) terminoloji ile etkileşim içinde şekillendiğini ve Arapçada dini bir terim olarak kalıcılaştığını ileri sürer.
Yunzarûn (يُنْظَرُونَ)
İbn Fâris, "n-z-r" kökünün gözle bakmak, beklemek, mühlet vermek ve ertelemek gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayette olumsuz formda kullanılmasının, bu kişilere cezadan kurtulmaları veya tövbe etmeleri için artık hiçbir ek zamanın, mühletin tanınmayacağını ifade ettiğini açıklar. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin ertelemek ve süre vermek anlamı üzerinde durarak, ahiret boyutunda zaman algısının değiştiğini; dünyadaki sınama ve telafi süresinin mutlak olarak kapandığını, dolayısıyla onlara merhamet nazarıyla bakılmayacağını detaylandırır. Toshihiko Izutsu, mühlet vermenin reddedilmesini, inkar edenler için varoluşsal zamanın ve ahlaki seçim şansının kesin olarak donması şeklinde analiz eder. Onların ilahi adaletin tecellisinde hiçbir esnekliğe veya bekleyişe tabi tutulmadan ebedi duruma mahkum edildiklerini vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla