Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Bakara Sûresi, 147. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Bakara Sûresi, 147. Ayet

    اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Elhakku min rabbik(e)(s) felâ tekûnenne mine-lmumterîn(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      Senin üzerinde bulunduğun yol Rabb'inden gelen gerçeğin ta kendisidir. Şu halde hiçbir şekilde şüpheye düşenlerden olma.

      Senin üzerinde bulunduğun yol Rabb'inden gelen gerçeğin ta kendisidir. Şu halde hiçbir şekilde şüpheye düşenlerden olma. Bu ayet iki anlama gelebilir. Hitap görünürde Hz. Peygamber'e olup başkası kastedilmiştir. Yahut hitap bizzat onadır. Aslında Cenab-ı Hak onun kuşkulanmayacağını bilmektedir, ancak birçok yerde belirttiğimiz gibi günahtan korunmuşluk (ismet) herhangi bir şeyin yasaklanmasına mani değildir.

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Hakk (الْحَقُّ)

        İbn Fâris, "h-k-k" kökünün temel anlamının bir şeyin sabit olması, yerini bulması, değişmez ve inkar edilemez bir gerçek olması olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, batılın zıttı olup, varlığı, doğruluğu ve gerçekleşmesi kesin olan mutlak ontolojik gerçeklik olarak tanımlar. Ayette Kıble'nin Kabe'ye döndürülmesi kararının sıradan bir stratejik veya siyasi tercih olmadığını, doğrudan doğruya ilahi iradenin sarsılmaz ve mutlak doğrusu (Hakk) olduğunu ilan ettiğini kaydeder.

        Rabb (مِن رَّبِّكَ)

        İbn Fâris, "r-b-b" kökünün terbiye etmek, beslemek, büyütmek ve efendi olmak anlamlarına geldiğini aktarır. Râgıb el-İsfahânî, bir varlığı veya toplumu aşama aşama kemale erdiren otorite olarak açıklar. "Rabbinden gelen hak" ifadesinin, Müslüman ümmetin ahlaki ve teolojik inşası için en gerekli ve faydalı olan (terbiye edici) yasanın bizzat Allah tarafından lütfedildiğini gösterdiğini ifade eder.

        Tekûnenne (فَلَا تَكُونَنَّ)

        İbn Fâris, "k-v-n" kökünün var olmak, meydana gelmek ve bir hale bürünmek anlamına geldiğini, fiilin sonundaki şeddeli "nun" (tekit) harfinin güçlü bir yasaklama bildirdiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, peygambere (ve onun şahsında tüm inananlara) yönelik, zihinsel veya ontolojik olarak belirli bir duruma kesinlikle düşmeme uyarısı olduğunu açıklar.

        Mümterîn (الْمُمْتَرِينَ)

        İbn Fâris, "m-r-y" kökünün temel anlamının süt sağmak için memeyi sıvazlamak, deşmek, bir şeyi tartışmak ve şüpheye düşmek olduğunu aktarır. Râgıb el-İsfahânî, insanın zihninde kesinlik kazanmayan, ikilemde bırakan ve kalbi huzursuz eden kuruntu ve şüphe hali (mirye) olarak tanımlar. Toshihiko Izutsu, Ehl-i Kitab'ın yoğun itirazları, psikolojik baskıları ve manipülasyonları karşısında; peygamberin (ve ümmetin) kendi varoluşsal istikametinden (Kıblesinden) zerre kadar şüphe etmemesi gerektiğini, mutlak bilgi (vahiy) karşısında "şüphecilerin" saflarına katılmanın tevhidi duruşa vurulacak en büyük darbe olduğunu analiz eder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X