اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُونَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Bakara Sûresi, 12. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: bakara suresi 12. ayet, bilinçsizlik, şuursuzluk, ikiyüzlülük, bozguncular, bakara 12, bakara suresi
-
Şundan emin olun ki onlar bozguncuların ta kendileridir, fakat bunu idrak etmezler.
Şundan emin olun ki onlar bozguncuların ta kendileridir. Allah Teâlâ bu beyanıyla münafıkların bozguncu olduğunu haber vermektedir, çünkü onlar iç âlemlerinde müminlere muhalefet etme, aldatma ve kendileriyle alay etme gibi duygu ve düşünceler barındırmaktadır.
Fakat bunu idrak etmezler. Yani bozguncu davranışlarının kötü sonucunun kendilerine döneceğini farketmezler. Veya yapmakta oldukları şeyin bozgunculuk olduğunu anlamazlar. Âyetten kastedilen ikinci mâna ise bu âyet, "İlâhî mükellefiyet mahiyeti bilinmeden bağlayıcı olmaz" diyenlerin sözünü çürütmektedir. Çünkü yüce Allah mahiyetini idrak etmeseler bile münafıkların yaptığı şeyin bozgunculuk olduğunu haber vermiştir. Şu âyette de durum aynıdır: "Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; aksi takdirde farkına varmadan amelleriniz boşa gider". Görüldüğü üzere Cenâb-ı Hak farkında olmasalar bile amellerinin boşa gideceğini (ihbat) haber vermiştir.
Yorumu Yorumla
-
Mufsidûn (الْمُفْسِدُونَ)
İbn Fâris, f-s-d kökünün bir şeyin dengeden, itidalden ve doğru istikametten sapması, bozulması manasına geldiğini, salahın (düzen ve iyiliğin) tam zıddı olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin nesnelerin veya durumların fıtri ve doğal halinden uzaklaşmasını ifade ettiğini; bu ayette "el-mufsidûn" şeklindeki harf-i tarifli (belirlilik takısı alan) kullanımın, münafıkların salt bozgunculuk yapan kişiler olmanın ötesinde, bozgunculuğun ve ahlaki çöküşün bizzat temsilcileri haline geldiklerini gösterdiğini aktarır. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın ahlaki sisteminde fesadın, Allah'ın kurduğu ontolojik ve sosyal düzenin tahrip edilmesi olduğunu; münafıkların kendilerini düzeltici (muslih) sanmalarına karşılık, ilahi beyanın onları gerçek ve yegane bozguncular olarak tanımlamasının derin bir teolojik tezat ve ifşa barındırdığını detaylandırır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ayetteki sözdizimine dikkat çekerek, cümlenin "innehüm hüm" (şüphesiz ki bizzat onlar) şeklindeki tahsis ve vurgu (hasr) ifade eden yapısının, münafıkların bir önceki ayetteki "biz ıslah edicileriz" iddiasını kesin ve şiddetli bir dille reddettiğini, yeryüzündeki asıl anarşi ve yozlaşma kaynağının tam da bu ikiyüzlü tutum olduğunu vurgular. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), bu isimlendirmenin retorik gücüne değinerek, ilahi sesin araya girip münafıkların yarattığı sahte imajı ve psikolojik yanılsamayı paramparça ettiğini, onların kimliğini "bozguncular" olarak mutlak bir şekilde sabitlediğini ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, fesat eyleminin bu bağlamda toplumsal güveni zedeleyen, teolojik aidiyeti parçalayan ve inananlar arasına nifak sokarak varoluşsal uyumu bozan en ağır yıkım hali olduğunu belirtir.
Yeş'urûn (يَشْعُرُونَ)
İbn Fâris, ş-a-r kökünün bir şeyi ince bir şekilde bilmek, derinden hissetmek, farkına varmak ve idrak etmek anlamlarını taşıdığını belirtir. Râgıb el-İsfahânî, şuurun dış veya iç duyular aracılığıyla gizli gerçekleri kavramak manasına geldiğini; bu ayetteki olumsuz kullanımın, münafıkların sadece dış dünyadaki gerçekleri değil, kendi içlerindeki çelişkiyi ve yarattıkları yıkımı da göremeyecek derecede ağır bir idrak felcine uğradıklarını gösterdiğini aktarır. Toshihiko Izutsu, bu fiilin ayetteki bağlamıyla ahlaki ve ontolojik bir körlüğü nitelediğini; münafıkların yalan ve hile bataklığına o kadar batmış olduklarını ki, insanın kendini objektif olarak değerlendirmesini ve ilahi hakikat karşısındaki konumunu bilmesini sağlayan temel varoluşsal yetiyi (şuuru) tamamen kaybettiklerini analiz eder. Gabriel Said Reynolds, "şuurunda olmamak" veya "anlamamak" motifinin, Geç Antik Çağ dini edebiyatında kendi felaketine körü körüne yürüyen, ahlaki uyarılara tamamen kapanmış günahkarları betimlemek için kullanılan yaygın bir trajik ironi olduğunu, Kur'an'ın bu motifi münafıkların psikolojik tablosunu çizmek için kullandığını belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, buradaki şuur eksikliğinin kişinin kendi özüne karşı geliştirdiği bir yabancılaşma ve psikolojik körlük olduğunu; münafıkların, sergiledikleri bozgunculuğun (fesadın) hem topluma hem de kendi ahiretlerine verdiği mutlak zararı fark edemeyecek kadar derin bir manevi uyuşukluk içinde olduklarını vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla