وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Ahzâb Sûresi, 3. Ayet
Daralt
X
-
'Allah’a güven; güvenip dayanmak için Allah yeter."
Allah’a güven. Yani peygamberliği tebliğ etmede Allah’a güvenip dayan, onların eziyetlerinden korkma. Güvenip dayanmak için Allah yeter. Yani O, koruyucu olarak yeter. O, seni korur ve sana sıkıntı vermekten onları alıkoyar. Tıpkı şu İlâhî beyanda bildirildiği gibi: “Ey Peygamber! Rabb’inden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O’nun mesajını iletmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır”.
Yorumu Yorumla
-
Tevekkel (وَتَوَكَّلْ)
İbn Fâris: "v-k-l" kökünün temel anlamının bir işi başkasına havale etmek, ona güvenmek, dayanmak ve o işin sorumluluğunu ehline bırakmak olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: Tevekkülün, kişinin kendi acziyetini bilip kabul ederek işini vekil kıldığı kişiye (Allah'a) bırakması olduğunu açıklar. Bu eylemin pasif bir vazgeçiş değil, bilinçli bir teslimiyet ve yöneliş olduğuna dikkat çeker.
Prof. Dr. Sadık Kılıç: Tevekkül kavramının fatalizm (kadercilik) veya eylemsizlik olmadığını, aksine iradi bir teslimiyet olduğunu belirtir. Kişinin elinden gelen çabayı gösterdikten sonra hissettiği psikolojik ve ontolojik güven durumunu, Allah'ın iradesiyle kendi iradesini uyumlu hale getirmesini ifade ettiğini vurgular.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk: Bu ayetin bağlamında tevekkül emrinin, Hz. Peygamber'in müşriklerin ve münafıkların komplolarına karşı alınacak insani ve siyasi tedbirlerden sonra nihai dayanak olarak Allah'ın iradesine sığınmasını ifade eden sosyo-politik bir eylem planı olduğunu belirtir.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: İnsanın kendine düşen her türlü meşru çabayı gösterdikten ve sebeplere sarıldıktan sonra sonucun elde edilmesini Allah'a bırakması, O'na kalpten güvenmesi şeklindeki genel İslami tanımını aktarır.
Allah (اللَّهِ)
İbn Fâris: "i-l-h" kökünden türediğini, bütün varlıkların kendisine yöneldiği, ibadet edilen ve sığınılan mutlak varlık manasına geldiğini kaydeder.
Râgıb el-İsfahânî: Bu ayetin bağlamında lafza-i celalin, işlerin havale edileceği, sonsuz kudret ve güven kaynağı olan mutlak ve yegâne sığınak manasını pekiştirdiğini ifade eder.
Toshihiko Izutsu: Tevekkül kavramıyla birlikte kullanıldığında, Allah isminin sadece kainatı yaratan uzak bir güç değil, aynı zamanda müminin günlük hayatındaki kriz anlarında sığınılacak, dünyevi olaylara aktif olarak müdahale eden yegane koruyucu otorite olduğunu anlambilimsel olarak inceler.
Kefâ (وَكَفَىٰ)
İbn Fâris: "k-f-y" kökünün, bir şeyin ihtiyacı tam olarak karşılaması, yeterli olması ve insanın başka hiçbir şeye gereksinim duymaması anlamına geldiğini belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: Kifayet etmenin, bir amaca ulaşmak veya bir tehlikeden korunmak için gereken her türlü imkanı barındırmak olduğunu söyler. Ayetteki kullanımıyla Allah'ın korumasının ve desteğinin, kul için diğer tüm dünyevi aracıları, sebepleri veya yardımcıları gereksiz kılacak kadar tam, eksiksiz ve kusursuz olduğunu ifade eder.
Dücane Cündioğlu: "Kefâ" fiilinin insandaki varoluşsal muhtaçlık duygusuyla ilişkisine dikkat çeker. Bu kelimenin, insandaki acziyet ve yetersizlik (fakr) hissini ilahi tamlık ve mutlak yeterlilik (kifayet) ile doyuran büyük bir ontolojik güvence sunduğunu belirtir.
Vekîlâ (وَكِيلًا)
İbn Fâris: İşlerin kendisine bırakıldığı, güvenilen, dayanılan ve başkasının adına hareket eden kimse anlamındaki "v-k-l" kökünden türediğini ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî: Vekil sıfatının, kendisine havale edilen işi, havale edenden çok daha iyi yapma kudretine, bilgisine ve liyakatine sahip olanı tanımladığını belirtir. Allah için kullanıldığında, yaratılmışların eksikliğini telafi eden mutlak garantör ve kefil anlamına geldiğini açıklar.
Toshihiko Izutsu: Vekil kavramını Kur'an'ın ahlaki-dini sistemi içinde sosyolojik bir zeminde analiz eder. Cahiliye dönemi Araplarında kabilevi dayanışma ve kan bağının sağladığı seküler "güven ve koruma" (civar) sisteminin yerine, Kur'an'ın "Vekil" sıfatıyla mutlak ve sarsılmaz ilahi himaye sistemini inşa ettiğini, böylece güvenin kaynağını insandan Allah'a taşıdığını savunur.
Diyanet İslam Ansiklopedisi: Allah'ın esma-i hüsnasından biri olarak Vekil ismini inceler. Kullarının rızkını tekeffül eden, onların işlerini deruhte eden, güvenilen ve sığınılan tek merci olduğunu, tevekkül eyleminin nihai ve en yetkin muhatabını simgelediğini kaydeder.
Yorumu Yorumla
Yorumu Yorumla