وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Abese Sûresi, 38. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: parlak yüzler, abese 38, gülen yüzler, abese suresi 38. ayet, abese suresi, sevinçli yüzler, müminler, gün
-
Vücûh (وُجُوهٌ)
İbn Fâris, Mu'cem Mekâyîs el-Luga adlı eserinde bu kelimenin kök harflerinin ve, cim ve he olduğunu, temel anlamının bir şeyin ön tarafı, yönü, karşılaşılan ilk kısmı ve bizzat kendisi olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât adlı çalışmasında "vech" kelimesinin insanın görünen yüzü olduğunu, ancak mecazi olarak kişinin onuru, kimliği ve o andaki içsel durumunun dışa yansıyan hali anlamına geldiğini açıklar; bu ayette ise mahşer meydanındaki insanların ruh hallerinin simasına vuran görüntüsünü ifade ettiğini kaydeder. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın semantik dünyasında "yüz" kavramının sadece bir uzuv değil, bireyin ahlaki ve ontolojik statüsünün bir aynası olduğunu, o günkü hesaplaşmanın sonuçlarının ilk olarak bu "vücuh" üzerinde okunacağını analiz eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin çoğul gelmesinin o günkü insan yığınlarının kolektif durumuna işaret ettiğini, ancak her bir yüzün kendi ameline göre özel bir renk ve ifade kazanacağını tahlil eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin ayetteki işlevine değinerek, o büyük sarsıntıdan sonra bazı insanların yaşadığı sevinç ve huzurun doğrudan çehrelerine yansımasını, yani iç dünyadaki aydınlığın dışa vurumunu ifade ettiğini aktarır.
Yevmeizin (يَوْمَئِذٍ)
Bu kelime "yevm" ve "iz" kelimelerinin birleşiminden oluşur. İbn Fâris, Mu'cem Mekâyîs el-Luga eserinde "yevm" kökünün (ye, vav ve mim) temel anlamının zamanın aydınlık kısmı ve genel manada vakit olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât adlı çalışmasında bu kalıbın, metinde daha önce zikredilen "kulağı sağır eden çığlık" (Sâhhah) anını ve o dehşetli hesap vaktini işaret eden spesifik bir zaman zarfı olduğunu açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın zaman algısında "yevmeizin" ifadesinin normal kronolojik zamanın bittiği ve ebedi sonuçların zahir olduğu o "kesin anı" temsil ettiğini analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin ayetteki bağlamına işaret ederek; bunun rastgele bir gün değil, önceki ayetlerde tasvir edilen kaçış ve dehşet sahnelerinin yaşandığı, aynı zamanda müminlerin mükafatlarını almaya başladıkları o ayrışma vaktini ifade ettiğini aktarır.
Müsfireh (مُّسْفِرَةٌ)
Bu kelimenin kök harfleri sin, fe ve ra harfleridir. İbn Fâris, Mu'cem Mekâyîs el-Luga eserinde bu kökün temel anlamının bir şeyi açığa çıkarmak, örtüsünü kaldırmak ve parlatmak olduğunu belirtir; sabahın aydınlanmasına "isfâr" denilmesinin sebebinin de karanlığın perdesini yırtıp ışığı ortaya çıkarması olduğunu kaydeder. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât adlı çalışmasında kelimenin "açılmış, parlayan ve nurlanmış" anlamına geldiğini, yüzün üzerine çöken keder perdesinin kalkıp yerine sevinç ışığının gelmesini ifade ettiğini açıklar. Arthur Jeffery, The Foreign Vocabulary of the Qur'an adlı eserinde kökün Arapça asıllı olduğunu, ancak "parlamak" ve "ortaya çıkmak" anlamındaki bu teknik kullanımın diğer Sami dillerindeki ışık ve şafak terminolojisiyle semantik bir örtüşme içinde olduğunu belirtir. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın etik yapısında "müsfire" sıfatını "müzlime" (karanlık) ve "müğberre" (tozlu/kararmış) sıfatlarının zıddı olarak konumlandırır; bunun imanın ve salih amelin yarattığı metafiziksel bir parlaklık olduğunu analiz eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin edebi tasvirine odaklanarak; "müsfire" kelimesinin seçilmesinin, o günkü dehşet karanlığının ardından müminler için doğan bir "şafak" ve "aydınlık" imgesi yarattığını tahlil eder. Angelika Neuwirth, erken Mekke surelerinde ışık ve parlaklık motiflerinin kurtuluşu simgelediğini, bu kelimenin de ilahi hoşnutluğun yüzlerdeki estetik tezahürü olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin bağlamına işaret ederek; söz konusu yüzlerin, yaptıkları güzel işlerin ve kazandıkları başarının verdiği huzurla ışıl ışıl parladığını, sanki üzerlerinden tüm yorgunluk ve korkunun silinip atıldığını ifade ettiğini aktarır.
Yorumu Yorumla
Yorumu Yorumla