Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

A'râf Sûresi, 196. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    A'râf Sûresi, 196. Ayet

    اِنَّ وَلِـِّيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    İnne veliyyiya(A)llâhu-lleżî nezzele-lkitâb(e)(s) vehuve yetevellâ-ssâlihîn(e)

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      Ama bilin ki benim velim, kitabı indiren Allah'tır. O, iyileri koruyup kollar.

      Ama bilin ki benim velim, kitabı İndiren Allah'tır. Bunu, sonra bana karşı planınızı kurun, göz açtırmayın bana! mealindeki beyanının akabinde bildirmiştir. Tıpkı Hud'un (a.s.) şu sözleri gibi: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki sizin Allah'ı bırakıp da O'na ortak koştuklarınızdan uzağım. Haydi hepiniz bana tuzak kurun, bana aman vermeyin! Ben, benim de Rabb'im, sizin de Rabb'iniz olan Allah'a dayandım". Yine bu, Nuh'un söylediği şu sözler gibidir: "Eğer benim aranızda bulunmam ve Allah'ın ayetlerini bildirmem zorunuza gidiyorsa, bilin ki ben yalnız Allah'a dayanıp güveniyorum; siz de ortaklarınızı toplayıp ne yapacağınızı kararlaştırın, yapacağınız iş içinizde niyet olarak kalmasın ve bana mühlet de vermeden yapacağınızı yapın". Dolayısıyla kavimleri kendilerini yok etmekle tehdit ettiklerinde peygamberler yüce, Aziz ve Celil olan Allah'tan beklenti içerisinde oldular, O'na dayandılar ve güvendiler. Resulullah (s.a.) da bu bağlamda ama bilin ki benim velim, kitabı indiren Aılah'tır. O, iyileri koruyup kollar demiştir. Yani O, benim velimdir, beni korur. O iyileri korumayı üstlenmiştir. Yani O'nun üstlenmesiyle iyi olmuşlardır. Yahut O, iyilerin işini üstlenir ve onları korur. Bu, belirttiğimiz üzere peygamberlerin kavimlerine söylediği sözün karşılığıdır. Benim velim Allah'tır. Bunun, benim koruyucum, yardımcım ve beni yöneten kitabı indiren Aılah'tır anlamına gelmesi de mümkündür. Diğer bir yorum da şu olabilir: "Benim işimin sahibi veya kendisini veli edinmem gereken, yaratılmış varlıkların benzerini getirmekten aciz kaldığı kitabı indiren Allah'tır. O, iyileri koruyup kollar.

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        İnne (إِنَّ)

        Arapçada cümlenin anlamına sarsılmaz bir kesinlik ve şüphe götürmez bir vurgu katan tekit (pekiştirme) edatıdır. Bir önceki ayetteki o muazzam meydan okumanın (Bana tuzak kurun, beni beklemeyin) felsefi dayanağını ve cesaretin kaynağını bu mutlak kesinlik kelimesiyle başlatır.

        Veliyyiye (وَلِيِّيَ)

        Kelimenin etimolojik kökü vav-lam-ye harflerine dayanır. Cümlenin ismidir ve sonundaki "ye" birinci tekil şahıs (benim) zamiridir. "Benim velim, benim yegâne dostum, efendim, mutlak koruyucum."

        İbn Fâris, bu kökün temel anlamının iki şeyin aralarında hiçbir yabancı unsur kalmayacak şekilde birbirine bitişmesi, yakınlık, yan yana durmak ve kopmaz bir bağ/yardımlaşma olduğunu belirtir.

        Râgıb el-İsfahânî, "velâyet" kavramının Kuran'da sıradan bir sevgi bağı olmadığını; birinin işini bütünüyle üzerine almak, ona mutlak bir hamilik/koruyuculuk yapmak ve ihtiyaç anında araya giren o güçlü ve eylemsel otorite (veliyy) olduğunu açıklar.

        Allâhü (اللَّهُ)

        Cümlenin haberidir. "Allah'tır." Etimolojik olarak hemze-lam-he (İlah) kökünden türediği kabul edilen Yüce Yaratıcı'nın özel ismidir. Peygamber, meydan okumasının yaslandığı o mutlak otoriteyi iftiharla ilan eder.

        Ellezî (الَّذِي)

        Arapçada "O kimse ki, O ki" anlamına gelen ism-i mevsuldür (ilgi zamiri). Allah'ın velayetini (koruyuculuğunu) ispatlayan eylemsel/ontolojik vasfını bağlar.

        Nezzele (نَزَّلَ)

        Kelimenin etimolojik kökü nun-ze-lam harflerine dayanır. Tef'îl babında geçmiş zaman üçüncü tekil şahıs fiilidir. "İndirdi, peyderpey nüzul ettirdi, (yukarıdan aşağıya doğru) ulaştırdı."

        İbn Fâris, bu kökün asıl anlamının bir şeyin yüksekten aşağıya doğru inmesi, bir yere konaklamak, yerleşmek ve iniş olduğunu belirtir.

        Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu fiilin (nezzele) Kuran kelamındaki "Aşkınlığın Yeryüzüne Teması" felsefesini tahlil eder. Allah, evreni yaratıp kendi köşesine çekilmiş pasif ve deist bir Tanrı değildir. O, kelamını ve yasasını insanların idrakine uygun olarak yukarıdan aşağıya (insanın zihin dünyasına ve tarihine) "indirerek" (nüzul), insana doğrudan müdahale eden, onunla konuşan ve ona kılavuzluk yapan müdahil ve diri bir Otoritedir.

        El-Kitâbe (الْكِتَابَ)

        Kelimenin etimolojik kökü kef-te-be harflerine dayanır. Cümlenin nesnesidir (mef'ul). "O Kitabı, (Kuran'ı, o mutlak yasayı)."

        İbn Fâris, bu kökün asıl anlamının dağınık parçaları birbirine dikmek, harfleri veya kelimeleri bir araya toplayıp bağlamak ve sağlamlaştırmak olduğunu belirtir.

        Arthur Jeffery, kelimenin evrensel etimolojisini incelerken; Arapçadaki "kitab" kelimesinin Aramice ve Süryaniceden ("kthâbhâ") geçtiğini tespit eder. Ancak Kuran bu kelimeyi sadece "yazılı bir rulo/tomar" anlamından çıkarıp; ilahi otoritenin insanlığa sunduğu "kesin bir anayasa, mutlak ferman ve evrensel sözleşme" (The Scripture) anlamında ontolojik bir zirveye taşımıştır.

        Prof. Dr. Sadık Kılıç, ayette "Allah" isminin hemen ardından "Kitabı indirdi" (Nezzelel kitâbe) sıfatının gelmesini muazzam bir "Teolojik Güvence" ekseninde okur. Peygamberin devasa bir müşrik kitleye tek başına kafa tutarken yaslandığı veli (koruyucu), sadece soyut ve uzak bir Tanrı figürü değildir. O Allah; eline somut bir "Kitap" (delil, hakikat ve yasa) vererek peygamberini ahlaken ve entelektüel olarak silahlandırmış, onu o evrensel ilahi bilgi ile destelemiştir. En büyük güvence (ve koruma zırhı), indirilen hakikatin bizzat kendisidir.

        Ve Hüve (وَهُوَ)

        Arapçada "ve" bağlacı ile üçüncü tekil şahıs "O" zamirinin birleşimidir. "Ve O (Allah)."

        Yetevelle (يَتَوَلَّى)

        Kelimenin etimolojik kökü vav-lam-ye harflerine dayanır. Tefa'ul babında, üçüncü tekil şahıs muzari (geniş/şimdiki zaman) fiilidir. "Veli edinir, dostluk/koruması altına alır, idaresini üstlenir, hamisi olur."

        Toshihiko Izutsu, Kuran'ın ahlak semantiğinde bu "yetevelle" (veli edinme/koruma) fiilini, Tanrı ile insan arasındaki o muazzam "Çift Yönlü İttifak" (Mutual Alliance) olarak okur. Peygamber "Benim velim Allah'tır" (İnne veliyyiye) diyerek Allah'a tutunurken; Allah da "yetevelle" fiiliyle (geniş zaman kipiyle) bu eylemin karşılıksız olmadığını, ahlakı kuşanan herkese sürekli hamilik yapacağını ilan ederek bu ontolojik dostluk paktını (velâyeti) kurumlaştırır.

        Es-Sâlihîn (الصَّالِحِينَ)

        Tekili "sâlih" olan kelimenin etimolojik kökü sad-lam-ha harflerine dayanır. İsm-i fâil çoğuludur. Ayetin ve o sarsılmaz ilahi garantinin mutlak kapanış kelimesidir. "Salihleri, erdemli olanları, düzeltip iyileştirenleri, dürüstleri."

        İbn Fâris, bu kökün temel anlamının bir şeyin fıtri ve pürüzsüz formunda olması, fayda vermesi, doğru bir kıvamda bulunması ve bozukluğun/yıkımın (fesadın) mutlak zıddı olması olduğunu belirtir.

        Râgıb el-İsfahânî, "salah" kavramının Kuran'da sadece şekilsel bir ibadet veya pasif bir iyilik olmadığını; insanın niyetinde, eyleminde ve toplumsal yaşantısında Kâinatın Yaratıcısı'nın koyduğu o fıtri düzene (Hakka) mutlak bir uyum sağlaması, yeryüzündeki fesadı/bozulmayı aktif bir şekilde tamir etmesi (ıslah) olduğunu açıklar.

        Prof. Dr. Hidayet Aydar, ayetin "Es-Sâlihîn" (Salihler) kelimesiyle kapanmasını muazzam bir "Ahlaki Liyakat Felsefesi" olarak tahlil eder. Allah'ın velayeti (koruması ve himayesi), körü körüne bir kabile asabiyeti, ırk üstünlüğü veya kuru bir dindarlıkla elde edilmez. Kuran bu kapanışla "Allah'ın ittifakının" (velâyetinin) yegâne şartını ortaya koyar: Ahlak (Salah). Kim ki yeryüzünde fesadı, zulmü ve yalanı reddeder, doğruyu ayakta tutar ve dürüst (salih) bir yaşam inşa ederse; Kâinatın Yaratıcısı işte bizzat onların hamisi ve koruyucusu olur. Allah soy sopla veya heykellerle değil, sadece "ahlakla" (salahla) ittifak kurar.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X