Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

A'lâ Sûresi, 8. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    A'lâ Sûresi, 8. Ayet

    وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Ve nuyessiruke lilyusrâ

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Sana kolaylık ve huzurun yollarını açacağız!"

      Dediler ki: Hayır işleri ve cennet ehlinin amellerini sana kolaylaştırırız. Hayırlı amellerin [“yüsrâ”, yani kolaylık diye isimlendirilmesi semeresi itibariyledir ki o da cennettir. Günahların “usra’, yani zorluk diye] isimlendirilmesi de o neticeyi vermesi sebebiyledir. En doğrusunu Allah bilir.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Nuyessiruke (نُيَسِّرُكَ)

        Kelimenin kökü y-s-r harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, y-s-r kökünün temel anlamının yumuşaklık, kolaylık, açılma ve zorluğun bulunmaması hali olduğunu belirtir; bu kökün her türlü meşakkatin ve tıkanıklığın (usr) zıddını ifade ettiğini söyler. Râgıb el-İsfahânî, "teysir" (kolaylaştırma) kavramının bir işi külfetsizce ve rahatça yapılabilir hale getirmek, amaca ulaşmak için gerekli şartları hazırlamak olduğunu açıklar; ayetteki bağlamıyla bu fiilin, Hz. Peygamber'in tebliğ görevini ve vahyin manevi ağırlığını taşımasını ilahi bir müdahaleyle kolaylaştırmayı ifade ettiğini aktarır. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, buradaki fiilin sadece pratik bir yardım olmadığını, elçinin zihinsel ve ruhsal dünyasında yaşanan bir hazırlığı ve inşayı temsil ettiğini; ona ilahi vahyi hafızasında tutma, kavrama ve hayata geçirme konusunda özel bir kapasite verilerek en zorlu görünen sürecin onun tabiatına pürüzsüz ve uyumlu hale getirildiğini kaydeder.

        Yusrâ (الْيُسْرَى)

        Kelimenin kökü y-s-r harflerine dayanmaktadır. İbn Fâris, bu kökün zorluk kavramının tam zıddı olarak kolaylık ve ferahlık anlamına geldiğini, kelimenin bu ism-i tafdil (müennes) formunun da en yüksek derecedeki kolaylığı, rahatlığı ve engelsizliği nitelediğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, yusrâ kelimesinin, içinde hiçbir ağır meşakkat ve aşırılık barındırmayan, insanın doğasına ve akla en uygun olan nihai hal, ahlak veya inanç yolu anlamına geldiğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın ahlaki ve ontolojik kelime dağarcığında bu kavramın, ilahi rehberliğin insan fıtratıyla kurduğu mükemmel uyumu temsil ettiğini inceler; ona göre yusrâ, dini yükümlülüklerin dışsal ve eziyet verici birer kural olmaktan çıkıp, insanın varoluşsal ritmine ayak uyduran, son derece akıcı, doğal ve en ideal yaşam biçimine (İslam'a) dönüşmesini simgeler. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kelimeyi surenin genelindeki evrensel nizamla ilişkilendirerek, önceki ayetlerde yaratılış, ölçülendirme ve yönlendirme (takdir ve hidayet) kavramlarıyla açıklanan kusursuz kozmik ahengin insan hayatındaki karşılığının yusrâ olduğunu; Hz. Peygamber'in şahsında tüm inananların pürüzsüz, aşırılıklardan tamamen arındırılmış ve mutlak dengeye sahip olan fıtri yola iletildiğini ifade eder.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X