وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙۖ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Tekvir Sûresi, 13. Ayet
Daralt
X
-
Cennet (الْجَنَّةُ)
İbn Fâris, c-n-n kökünün temel anlamının örtmek ve gizlemek olduğunu, sık ve gür ağaçlı bahçelere zemini ve içindekileri örttüğü için bu ismin verildiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin kök itibarıyla gözden saklı olma ve örtünme durumunu ifade ettiğini, dünyadaki bitki örtüsü yoğun bahçeler için kullanıldığı gibi, ayette müminler için hazırlanan ve içindeki nimetlerin insan idrakinden ve gözünden gizlendiği ahiret yurdunu tanımladığını aktarır. Arthur Jeffery, kelimenin Sami dillerindeki müşterek yapısına değinerek, Arapçada İslam öncesinde de bahçe anlamında yerleşik bir kullanıma sahip olduğunu, dini terminolojide eskatolojik bir ödül mekanı olarak çerçevelenmesinin kadim Ortadoğu gelenekleriyle kavramsal bir bütünlük taşıdığını ifade eder. Angelika Neuwirth, erken dönem Mekkî surelerde cennet imgesinin, kıyametin yıkıcı ve kaotik tasvirlerine taban tabana zıt bir sükunet, korunaklılık ve nihai kurtuluş alanı olarak sunulduğunu ve metnin ritminde edebi bir kontrast oluşturduğunu belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin kurak çöl coğrafyasındaki Arap zihninde yeşilliği, serinliği ve suyu simgeleyen en cazip kavram olduğunu, ayette kıyamet sahnelerinin ardından doğrudan erdemli insanlara tahsis edilen mutlak ödül merkezini ifade ettiğini aktarır.
Uzlifet (أُزْلِفَتْ)
İbn Fâris, z-l-f kökünün temel anlamının yaklaşmak, yakınlaşmak ve ileriye gelmek olduğunu, kelimenin ayette cennetin mesafe olarak müminlere yakın bir konuma getirilmesini ifade ettiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin hem mekansal hem de makam olarak yaklaştırmak ve öne almak manasına geldiğini, kıyamet gününde cennetin müminlere büyük bir ikram ve onurlandırma nişanesi olarak onların ayağına kadar getirilip sergilendiğini kaydeder. Celaleddin el-Suyuti, fiilin edilgen (meçhul) yapıda kullanılmasının, iyilerin mahşer yerinde hesaptan kurtulduktan sonra ödül yurduna gitmek için zahmet çekmeyeceklerini, bilakis o muazzam mekanın ilahi bir lütufla onların görüş alanına ve menziline yaklaştırılacağını anlattığını aktarır. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin edebi yapısına ve surenin genel bağlamına dikkat çekerek; metnin başından beri evreni sarsan, parçalayan ve ateşi körükleyen şiddet dolu eylemlerin ardından cennetin "yaklaştırılması" şeklindeki naif, lütufkar ve huzur verici bu eylemin muazzam bir edebi rahatlama ve psikolojik ferahlama sağladığını ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin edilgen formunun, cennetin ilahi iradenin doğrudan müdahalesiyle müminlere bir armağan olarak sunulduğunu vurguladığını; bir önceki ayette cehennemin suçlular için "kışkırtılması" ile bu ayette cennetin iyiler için "yaklaştırılması" arasındaki keskin edebi simetriye dikkat çeker. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu fiilin mahşer gününde müminlere yönelik eşsiz bir taltifi ifade ettiğini, normal şartlarda ödüle ulaşmak için kişinin ödüle yürümesi gerekirken, burada ödülün kişinin huzuruna getirilerek izzet ve ikramın en yüksek seviyede tasvir edildiğini aktarır.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla