وَلَئِنْ اَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِنَ اللّٰهِ لَيَقُولَنَّ كَاَنْ لَمْ تَكُنْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ مَعَهُمْ فَاَفُوزَ فَوْزاً عَظ۪يماً
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nisâ Sûresi, 73. Ayet
Daralt
X
-
72. İçinizden bazıları vardır ki, pek ağırdan alır. Eğer başınıza bir felaket gelirse, "Allah yüzüme baktı da onlarla beraber bulunmadım" der.
73. Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse, sanki sizinle onun arasında bir yakınlık olmamış gibi, "Keşke onlarla beraber olup ben de büyük bir kazanç elde etseydim" der.
İçinizden bazıları vardır ki, pek ağırdan alır. Bu ayette "içinizden" lafzının bir kaç anlama gelme ihtimali vardır: "Görünüşte sizden" anlamına gelebilir. "Hüküm bakımından sizden" anlamına da ihtimali vardır. Yine "iddia açısından sizden olanlar" anlamına da ihtimali olur. Çünkü onlar gerçekte müminlerden olmamakla birlikte onlardan olduklarını iddia eder ve gerçekte öyle olmasalar da müminlere uyum gösterirlerdi. Pek ağırdan alır. Denildi ki münafıklar insanları cihada gitmekten geciktiriyor, kendileri de geri kalıyorlardı. Nitekim bu durum şu ayette de ifade edilmektedir: "İçinizden engelleyicilere ve size karşı nekeslik içindeki arkadaşlarına, "Bize katılın" diyenleri Allah çok iyi bilmektedir. Zaten bunların pek azı savaşa gelir". Bu hususu sır olarak gizliyor ve onu içlerinde saklıyorlardı. Aziz ve celil olan Allah bu durumu Peygamberine bildirdi ki münafıklar, onun bu hususa, Allah'ın bildirmesiyle vakıf olduğunu anlasınlar. Burada Hz. Muhammed'in risaletinin ispatına yönelik delil vardır.
Eğer başınıza bir felaket gelirse, "Allah yüzüme baktı da onlarla beraber bulunmadım" der. Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse, sanki sizinle onun arasında bir yakınlık olmamış gibi... Bu ayette takdim-tehir vardır. Sanki sizinle onun arasında bir yakınlık yokmuş gibi, sizin başınıza bir musibet geldiğinde sevinir ve mutlu olur. Çünkü kendisiyle bir diğeri arasında sevgi bağı bulunan kimseye musibet geldiğinde kişi üzüntü ve elem hisseder. Cenab-ı Hak, müminlere bir musibet geldiğinde sözü edilen münafıklar -sanki aralarında hiçbir sevgi ve sohbetin bulunmadığı kimselermiş gibi- üzülmeyip sevinirler. Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse yani fetih ganimetinden bir pay erişirse Keşke onlarla beraber olup ben de büyük bir kazanç elde etseydim der, yani ganimetten büyük bir pay alsaydım derler. Eğer başınıza bir felaket gelirse, 'Allah yüzüme baktı da onlarla beraber bulunmadım' der. Bu, yalanlayıcı ve düşmanın belasına sevinen kimsenin sözüdür. Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse... bu da haset eden kimsenin sözüdür. Bu yorum Katade'nin yorumudur. İçinizden bazıları vardır ki, pek ağırdan alır. Yani savaşa gitmekten geri kalırlar. Eğer başınıza bir felaket gelirse, yani hayattan veya düşmandan başınıza bir zorluk ve bir bela gelirse 'Allah yüzüme baktı da onlarla beraber bulunmadım' der.
Yorumu Yorumla
-
ve lein (وَلَئِنْ)
Bağlaç ve eylemin gerçekleşme ihtimalini şarta bağlayan, "ve eğer, şayet" manalarına gelen edattır.
esâbekum (أَصَابَكُمْ)
İbn Fâris, s-v-b kökünün "yukarıdan aşağıya inmek, isabet etmek, atılan okun doğrudan hedefi tam vurması" manalarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin iyilik (nimet) veya kötülüğün (musibet) muhataba ulaşmasını nitelediğini, bu ayette ise ilahi lütfun ve zaferin hedefi şaşmadan müminleri bulmasını ifade ettiğini açıklar.
fadlun (فَضْلٌ)
İbn Fâris, f-d-l kökünün "ihtiyaç duyulan miktardan arta kalan fazlalık, tükenmeyen bolluk, cömertlik ve lütuf" anlamlarını taşıdığını açıklar. Râgıb el-İsfahânî, ilahi cömertlik sonucu elde edilen her türlü başarıyı, zaferi veya maddi kazancı (ganimeti) tanımladığını belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, savaş ve askeri sefer bağlamında kullanılan bu kelimenin teolojik boyutunu analiz eder; savaşta elde edilen galibiyetin veya ganimetin salt bir beşeri bilek gücü (başarı) olarak değil, doğrudan doğruya "Allah'tan gelen bir lütuf" (fadlun minallah) olarak kodlanmasının, İslam toplumunun savaş psikolojisini dünyevi kibrin dışına çıkarıp ilahi bir minnettarlığa bağladığını detaylandırır.
minallâhi (مِنَ اللَّهِ)
"Allah'tan" manasında aidiyet ve kaynak bildiren ifadedir.
leyekûlenne (لَيَقُولَنَّ)
İbn Fâris, k-v-l kökünün "ağızdan çıkan söz, beyan ve içteki düşünceyi dışa vurmak" anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kişinin niyetini eylemle değil, sözle ifşa etmesini nitelediğini aktarır. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin sonundaki şeddeli pekiştirme harfinin (tekit nunu) psikolojik işlevini inceler; münafığın başarı/ganimet anında duyduğu o faydacı (pragmatik) pişmanlığın ve haset dolu psikolojisinin sıradan bir söz olmadığını, içindeki ihtirasın "kesinlikle, durdurulamaz bir şekilde" dışa vurduğu şiddetli bir hayıflanma (sayıklama) nöbeti olduğunu vurgular.
ke-en (كَأَنْ) lem tekun (لَمْ تَكُنْ)
İbn Fâris, k-v-n kökünün "var olmak, meydana gelmek" manasına geldiğini belirtir. Benzetme ve olumsuzluk edatlarıyla birleşerek "Sanki hiç olmamış gibi" anlamını taşır.
beynekum (بَيْنَكُمْ) ve beynehû (وَبَيْنَهُ)
Zarf ve zamirlerin birleşimiyle oluşan "sizinle onun (münafığın) arasında" manasına gelen ifadedir.
meveddetun (مَوَدَّةٌ)
İbn Fâris, v-d-d kökünün "bir şeyi içtenlikle sevmek, şiddetle arzulamak ve temenni etmek" anlamlarına geldiğini açıklar. Râgıb el-İsfahânî, kalpteki sevginin, bağlılığın ve aidiyetin sosyal ilişkilere yansıyan sıcak, pratik ve dışa dönük hali (dostluk) olduğunu belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, ayetteki "sanki sizinle onun arasında hiçbir dostluk yokmuş gibi" ifadesinin sosyolojik ve psikolojik tahlilini yapar; münafığın kriz/başarısızlık anında "ben sizden değilim" diyerek koptuğu toplumla (müminlerle), zafer/ganimet anında tekrar bağ kurmaya çalışmasını, ancak bu bağın (meveddetin) hiçbir ahlaki, teolojik veya duygusal zemini bulunmayan, tamamen "ekonomik paylaşımdan dışlanmışlığın" getirdiği o yabancılaştırıcı, ilkesiz ve soğuk bir tüccar aklını ifşa ettiğini detaylandırır.
yâ leytenî (يَا لَيْتَنِي)
İbn Fâris, l-y-t kökünden türeyen bu edatın, elden kaçan bir fırsat, kaybedilen bir durum veya gerçekleşmesi imkansız bir arzu için duyulan "derin hasret ve pişmanlık nidası" (keşke!) olduğunu belirtir. Râgıb el-İsfahânî, insanın kendi iradesiyle yaptığı yanlış tercihin acı sonucuyla yüzleştiğinde kullandığı çaresizlik ifadesi olduğunu aktarır.
kuntu (كُنْتُ) meahum (مَعَهُمْ)
İbn Fâris, m-a kökünün "beraberlik, bir arada bulunma, fiziksel veya duygusal yoldaşlık" manalarına geldiğini belirtir. Prof. Dr. Sadık Kılıç, münafığın kurduğu bu "keşke onlarla beraber olsaydım" (kuntu meahum) cümlesinin ironisini inceler; bir önceki ayette (Nisa 72) savaştan kaçtığı için "iyi ki onlarla beraber değildim" (lem ekun meahum) diyerek sevinen aynı kişinin, ganimet geldiğinde "keşke beraber olsaydım" demesinin, onun "beraberlik/aidiyet" mefhumunun teolojik bir kardeşlik değil, rüzgarın yönüne (kâra) göre anında değişebilen son derece oportünist (fırsatçı) bir borsa aklına dayandığını sarsıcı bir netlikle gösterdiğini vurgular.
fe efûze (فَأَفُوزَ) ve fevzen (فَوْزًا)
İbn Fâris, f-v-z kökünün "korkulan ve helak edici bir şeyden kurtulmak, aynı zamanda istenilen şeye, hedefe, kazanca selametle ulaşmak" anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin sıradan bir kar elde etmeyi değil, kişinin kaderini değiştiren büyük bir nimet ve nihai kurtuluş statüsünü nitelediğini açıklar.
azîmâ (عَظِيمًا)
İbn Fâris, a-z-m kökünün "kemik, sertlik, sağlamlık ve boyut/değer olarak aşırı büyüklük" anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, ihtişamlı ve devasa olan, insanın idrakini aşan yücelikleri tanımlar. Toshihiko Izutsu, münafığın dilinden dökülen "büyük bir kazanç" (fevzen azîmâ) tamlamasının anlambilimsel trajedisini analiz eder; Kur'an lügatinde "fevz-i azîm" kavramı normal şartlarda ahiretteki cenneti, ilahi rızayı ve cehennemden nihai kurtuluşu tanımlayan en yüce eskatolojik hedef iken, münafığın bu yüce ve metafiziksel kavramı sadece "üç kuruşluk dünyevi ganimetten pay almak" için kullanması, onun ontolojik ufkunun ne kadar materyalist, dar ve teolojik idrakten yoksun (sadece maddiyata tapan) bir düzlemde tıkandığını kusursuz bir tezatla ifşa ettiğini detaylandırır.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla