وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَـكَانَتْ سَرَاباًۜ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nebe' Sûresi, 20. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: dağların yürütülmesi, serap olma, nebe suresi 20. ayet, kapılar, nebe suresi, nebe 20, göğün açılması
-
"Dağlar yürütülür, serap haline gelir."
Âyetteki dağların seraba benzetilmesi, yürütüldüğünde artık bakan kimsenin gördüğü eski yerinde bulunmamasından dolayı olabilir. Bu haliyle bakan kimseye nispetle tıpkı bir serap gibi olur, uzaktan bakınca var gibidir, ancak yanına varınca bir şey bulamaz. Benzetme, hakikatte dağların bir serap gibi olduğu mânası taşımaz. Çünkü serap uzaktan sanki bir şeymiş gibi görülen ancak aslında bir şey olmayan göz yanılsamasıdır. Oysa dağlar, her ne kadar yerlerinden yürütülseler bile kendinde varlığı olan bir şeydir.
Yorumu Yorumla
-
Suyyiret (سُيِّرَتِ)
Bu kelimenin kökü s-y-r harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "hareket etmek", "yürümek" ve "bir yerden bir yere intikal etmek" olduğunu belirtir. Kelimenin ayetteki edilgen (meçhul) ve pekiştirmeli (tef’îl) formu olan "suyyiret", dağların kendi tabiatları olan durağanlıktan çıkarılıp, dış bir iradeyle zorunlu bir harekete tabi tutulmasını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "seyir" eyleminin genellikle iradeli canlılar için kullanıldığını, ancak burada dağlar için kullanılmasının, o günün dehşetiyle sarsılmaz kütlelerin bile adeta yürüyen birer nesneye dönüşeceğini temsil ettiğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın eskatolojik sahnelerinde bu fiilin kullanılmasının, kozmik nizamın en istikrarlı unsurlarının bile dinamik bir çözülme sürecine girmesini simgelediğini belirtir. Ona göre bu, varlığın fiziksel sabitelerini yitirdiği bir "ontolojik kayma" anıdır. Prof. Dr. Sadık Kılıç, fiilin "tef’îl" kalıbında gelmesinin, bu yürüme eyleminin parçalanarak, dağılarak ve büyük bir şiddetle gerçekleştiğini ihsas ettiğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada dağların yerçekimi ve mekanla olan bağlarının koparılmasını, kütlelerin boşlukta savrulan toz bulutları gibi hareket ettirilmesini anlatan sarsıcı bir fiil olduğunu ifade eder.
El-cibâl (الْجِبَالَ)
Bu kelimenin kökü c-b-l harflerinden oluşur. İbn Fâris, c-b-l kökünün temel anlamının "sertlik", "yoğunluk" ve "heybetli büyüklük" olduğunu belirtir. Ayetin bu bağlamında, daha önce "kazıklar" (evtâd) olarak nitelenen bu devasa kütlelerin, artık yerlerini koruyamayan ve hareket eden nesneler olarak zikredilmesi, kıyametin yıkıcı gücünü tebarüz ettirir. Râgıb el-İsfahânî, dağların bu ayetteki konumunu, onların sarsılmazlık vasfının zıddı olan bir "hafiflik" ve "istikrarsızlık" ile yan yana getirilmesi olarak görür; en ağır olanın bile o gün en hafif hale geleceğine dikkat çeker. Toshihiko Izutsu, Kur'an semantiğinde dağların genellikle "ebediyet" ve "sağlamlık" metaforu olarak kullanıldığını, burada ise bu metaforun yerle bir edilerek muhataba "mutlak olanın sadece yaratıcı olduğu" mesajının verildiğini savunur. Angelika Neuwirth, dağların bu sahnedeki rolünün, Mekke dönemi hitabetinin karakteristik bir özelliği olan "kozmik tersyüz oluş" (peripeteia) temasını pekiştirdiğini ifade eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada artık birer coğrafi birim olmaktan çıkıp, kıyametin dehşetiyle savrulan anonim kütleler haline gelen nesneleri temsil ettiğini belirtir.
Kânet (كَانَتْ)
Bu kelimenin kökü k-v-n harflerinden oluşur. İbn Fâris, kökün temel anlamının "vücut bulmak", "ortaya çıkmak" ve "bir halden bir hale intikal etmek" olduğunu ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, bu fiilin burada sadece bir varlık durumunu değil, dağların önceki muazzam kütlelerinden sıyrılıp "yokluk ve aldatıcılık" (serap) vasfına büründükleri nihai bir "dönüşümü" (tahavvül) ifade ettiğini açıklar. Prof. Dr. Sadık Kılıç, "kâne" fiilinin buradaki işlevinin, dağların serap haline gelmesinin hayali bir durum değil, o günün gerçekliği içinde kesinleşmiş, fiziksel olarak tamamlanmış bir sonuç olduğunu vurgulamak olduğunu belirtir. Prof. Dr. Hidayet Aydar, fiilin geçmiş zaman formunun, ilahi iradedeki kesinliği ve bu dönüşümün kaçınılmazlığını pekiştiren bir ifade tarzı olduğunu söyler.
Serâben (سَرَابًا)
Bu kelimenin kökü s-r-b harflerinden oluşur. İbn Fâris, s-r-b kökünün temel anlamının "akmak", "gitmek" ve "yayılmak" olduğunu belirtir. "Serap" kelimesinin bu kökten gelmesi, onun çölde su gibi "akan" bir parıltı şeklinde görünmesi ama aslında orada hiçbir şeyin bulunmaması ile ilgilidir. Râgıb el-İsfahânî, serabı "şiddetli sıcakta ortaya çıkan, uzaktan su sanılan ama yaklaşıldığında yok olan aldatıcı görüntü" olarak tanımlar; ayette dağların seraba dönüşmesini, onların o devasa kütlelerinin önce toz olup havaya savrulması, sonra da tamamen gözden kaybolup bir hiçliğe dönüşmesi süreci olarak açıklar. Arthur Jeffery, kelimenin Arapça kökenli olduğunu ve kadim çöl hayatının en karakteristik optik illüzyonunu ifade ettiğini, Kur'an'ın bu tanıdık imgeyi "varlığın yokluğa inkılabı" için kullandığını belirtir. Toshihiko Izutsu, "serap" kelimesinin Kur'an'ın ontolojik hiyerarşisinde "mutlak yokluk" (fena) mertebesini simgelediğini, dağların serap olmasıyla madde dünyasının nihai aldatıcılığının ve geçiciliğinin ilan edildiğini ifade eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelime seçimindeki edebi dehşete dikkat çekerek, sarsılmazlığın sembolü olan dağların, boşluğun ve hiçliğin sembolü olan seraba dönüşmesinin, insan algısının o gün nasıl bir sarsıntı yaşayacağını gösteren harika bir istiare olduğunu vurgular. Angelika Neuwirth, bu kelimenin surenin başında sorulan "büyük haber" (nebe-i azîm) ile bağlantılı olduğunu; o gün dağların bile bir hayale dönüşeceği gerçeğinin, haberi inkar edenleri dehşete düşürecek bir görsel final sunduğunu belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, serap nitelenmesinin dağların hem fiziksel olarak parçalanıp atomize olmasını hem de görsel olarak bir yanılsama gibi yok olup gitmesini temsil eden sarsıcı bir nihai tablo olduğunu ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğünü keşfedin.
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla