وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتاًۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Nebe' Sûresi, 9. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: nebe suresi, nebe suresi 9. ayet, uyku dinlenmesi, nebe 9, çift yaratılış, yeryüzü döşeği, dağlar kazığı
-
8-9. "Sizi çiftler halinde yaratmadık mı? Uykunuzu da dinlenme vasıtası kılmadık mı?"
Sizi çiftler halinde yaratmadık mı? Yani erkek ve dişi olarak. Ya da her bir ferdin kendine mahsus nitelik ve özelliklerle diğerinden farklı ve başkasına eş olarak yarattı. Ya da renkleriniz, dilleriniz ve ahlâkî vasıflarınız ayrı ayrı olmak üzere yarattı. Allah, erkek ve dişi olarak yarattı demekle bütün mahlûkatı yarattığını ifade etmiş olur.
Uykunuzu da dinlenme vasıtası kılmadık mı? Burada Allah Teâlâ insanlara, kendilerini yorgun ve bitkin düşüren gündelik işleri için bir dinlenme ve sükûn bulma zamanı yarattığını ve bu durumun da onların dinlenmelerine ve rahatlamalarına vesile kıldığını hatırlatıyor. Ayrıca uyku halinde insanları âciz, güçsüz bırakmakta ve böylece onlara acizliklerini vc zayıflıklarını hatırlatmaktadır. Zira uyku bastırdığı zaman ona karşı koyamazlar; bu durum, Allah’ın kendilerine yönelik rahmetinin ve onlara acımasının ne kadar büyük olduğuna dair de bir kanıttır. Şöyle ki: Uyku bastırdığı ve kişi uyuduğu zaman Allah, onu her türlü şer ve kötülüklerden korur; yoksa uyku halinde iken düşmanları, kendisini helâk edebilir ve ona her türlü kötülüğü yapabilirlerdi. Allah, onları uyku halinde koruyup himayesi altına almaktadır.
Uykunuzu dinlenme vasıtası kılmadık mı? Bu beyan, nimetleri hatırlatma ve yüce kudreti tanıtma konumundadır. Bu şu demektir: Uykunun insan için dinlenme olmasının ve çalışma yorgunluğunu gidermesinin sırrı nedir? Hiç kimse bunun mahiyetini bilmez ve gerçeğini kavrayamaz. Üstelik bu yorgunluğu ve meşakkati giderecek özelliği, Allah’tan başka hiç kimse uykuya veremez. Oysa her yorgunluk ve meşakkat, başka bir yorgunluğu gerektirir, böylece her bir iş bir diğerinin takviyesini gerektirir. Uykuda ise böyle bir durum söz konusu değildir. Aksine uyku, insana daha önceden var olan yorgunluğu gideren ve onu rahatlatan bir özellik taşır.
Yüce kudretin hatırlatılmasına gelince; insanlar uykuya daldıklarında herhangi bir fiil ve hareket işleyemezler ve kendilerinden herhangi bir şey sadır olmaz.
Yorumu Yorumla
-
Cealnâ (جَعَلْنَا)
Bu kelimenin kökü c-e-l harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, bir şeyi bir yere koymak veya bir durumu inşa etmek olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda bu fiil, insanın biyolojik ve psikolojik yapısının uyku denilen dinlenme haline uygun bir forma sokulmasını ve uykunun insan hayatında işlevsel bir zemine oturtulmasını ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, "ceal" fiilinin burada bir şeyi belirli bir sıfata büründürmek ve ona özel bir vazife yüklemek anlamına geldiğini açıklar; uykunun sadece bir biyolojik süreç değil, ilahi bir takdirle "dinlenme aracı" (subât) kılınmasına dikkat çeker. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın ontolojik yapısında bu fiilin "düzenleyici" bir rol oynadığını, rastgele gelişen olayların yerine ilahi iradeyle belirlenmiş, anlamlı ve amaçlı bir nizamın kurulduğunu ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, kelimenin geçmiş zaman kalıbında (mâzi) gelmesinin, bu düzenlemenin insanın varoluşundan itibaren değişmez bir yasa (sünnetullah) olarak belirlendiğini ve bu tasarımın insan iradesi dışında kusursuzca işlediğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu fiilin yaratılıştaki hikmete ve tasarımın sürekliliğine işaret ettiğini, uykunun insan doğasına entegre edilmesinin yaratıcının mutlak hakimiyetini gösterdiğini belirtir.
Nevm (نَوْم)
Bu kelimenin kökü n-v-m harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "gevşemek", "sakinleşmek" ve "duyuların dindirilmesi" olduğunu belirtir. Kelimenin aslen bedenin ve ruhun dış dünyayla olan aktif bağını kesip bir sükunet haline geçmesini temsil ettiğini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, uykuyu "ruhun kuvvetlerinin bedenin iç kısmına çekilmesi ve dış duyuların işlevsiz kalması" olarak tanımlar; uykunun bir tür "küçük ölüm" (mevt-i asgar) niteliği taşıdığını ve insanın fiziksel tazelenmesi için zorunlu bir mola olduğunu açıklar. Toshihiko Izutsu, Kur'an semantiğinde "nevm" kelimesinin bilinçli olma hali ile ölüm arasındaki ara bir istasyonu simgelediğini, insanın acziyetini ve bir yaratıcıya olan muhtaçlığını hatırlatan kozmik bir ayet olarak sunulduğunu belirtir. Angelika Neuwirth, surenin ritmik akışında uykunun zikredilmesinin, gündüzün kaosu ve hareketliliğine karşı sunulan bir lütuf ve güven iklimi olarak betimlendiğini ifade eder. Aisha Abdurrahman (Bintü'ş-Şâtı), kelimenin kullanımındaki belagat inceliğine değinerek, uykunun bir örtü veya sığınak gibi insanı kuşatan, onu yorgunluktan muhafaza eden bir nimet olarak tasvir edildiğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin burada biyolojik bir zaruretten ziyade, Allah'ın varlığına ve kudretine delil olan psikolojik bir tecrübe olarak vurgulandığını belirtir.
Subâten (سُبَاتًا)
Bu kelimenin kökü s-b-t harflerinden oluşur. İbn Fâris, bu kökün temel anlamının "kesmek", "ara vermek" ve "hareketten sonra gelen durgunluk" olduğunu ifade eder. Kelimenin uykuyu nitelemesinin sebebi, uykunun insanın günlük meşguliyetlerini ve yorgunluk veren hareketlerini bıçak gibi kesip bedeni nadasa bırakmasıdır. Râgıb el-İsfahânî, "subât" kavramının hareketin kesilmesiyle gelen rahatlama olduğunu belirtir ve Yahudilerin cumartesi gününe (Sebt) bu ismin verilmesinin de işlerin bırakılıp istirahate çekilinmesiyle ilişkili olduğunu açıklar; dolayısıyla ayetteki anlamın, uykunun insanı yorgunluktan kurtaran mutlak bir kesinti hali olduğunu söyler. Arthur Jeffery, kelimenin Aramice ve İbranice "shabbât" (dinlenme/ara verme) kökleriyle olan tarihsel ve etimolojik paralelliklerine dikkat çeker ve Kur'an'ın bu kökü "dinlendirici bir kesinti" anlamında teknik bir terim olarak kullandığını belirtir. Christoph Luxenberg, kavramın arka planındaki "durma" ve "dinlenme" anlamlarının uykunun fonksiyonel tanımıyla tam bir uyum içinde olduğunu savunur. Toshihiko Izutsu, "subât" kelimesinin seçilmesinin tesadüfi olmadığını, uykunun sadece bir uyuma eylemi değil, hayatın akışında verilen bilinçli ve düzenleyici bir "ara" olduğunu ifade eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu kelimenin uykunun insan fizyolojisindeki "yeniden şarj olma" ve "psikolojik resetlenme" işlevini en iyi karşılayan terim olduğunu, bedenin biyolojik ritmini koruyan bir "emniyet supabı" görevini gördüğünü vurgular. Prof. Dr. Hidayet Aydar, kelimenin "subât" formunda gelmesinin, bu dinlenmenin hem fiziksel hem de zihinsel bir sükuneti kapsayan kapsamlı bir hal olduğunu belirttiğini ifade eder.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla