Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

Mutaffifin Sûresi, 7. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    Mutaffifin Sûresi, 7. Ayet

    كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Kellâ inne kitâbe-lfuccâri lefî siccîn(in)

    Yorum

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      "Doğrusu şudur ki, günahkârların yazısı muhakkak siccîndedir."

      “Kellâ” Hasan-ı Basrî ve Ebû Bekir el-Esamm’a göre tahkik edatıdır; gerçekten veya doğrusu anlamındadır. Yani onların diriltilmeleri haktır, onlar kesinlikle hesap günü için diriltileceklerdir. Zeccâc ise “kellâ” kelimesinin engelleme ve uyarma edatı olduğunu söylemiştir. Buna göre mâna şöyledir: İş onların sandıkları gibi diriltilmeyecek değillerdir, aksine onlar diriltilecekler ve yapıp ettiklerinin karşılığını göreceklerdir. Zeccâc’ın bu yorumuna göre âhiret hayatının varlığı istidlâl yoluyla ortaya çıkar[ken Hasan-ı Basrî ve Ebû Bekir el-Esamm’ın açıklamalarına göre ise istidlâl yoluyla değil doğrudan nas ile sabit olur].

      Siccîn ve İlliyyûnun Mahiyeti

      Günahkârların yazısı muhakkak siccîndedir. “Siccîn” kelimesinin ne olduğuna dair ihtilaf edilmiştir. Kimine göre siccîn bir mekânın ismidir ve buna işaretle şöyle demiştir: Yedi kat yerin altında bir kayadır; kâfirin amel defteri kıyâmet gününe kadar onun altına konur. Ancak bizim onun nerede olduğunu bilmemize ihtiyacımız yoktur. Çünkü onu oraya koymakla mükellef olanlar onun yerini bilmektedirler ki onlar da meleklerdir. Kimine göre ise o kadim ümmetlerin kitaplarında yer almış bir kavramdır, aynı şekilde Kuranda da anıldı. Onun ne olduğu [kadim kitaplarda açıklanmış olabilir]. Maksat gerçekleşmiş olduğu için “siccîn’nin anlamına işaret edilmemesi mümkündür.

      Siccîn kıyâmet gününde kâfirlerin azap görmeleri için hazırlanmış bir yer de olabilir. Lâkin âhirette ilk defa, amel defterinde kayıtlı olan ameli insana arz olunur, sonra ruhu ona iliştirilir. En sonunda da cesedi onlara (ameli ve ruhu) tâbi olur. Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Dünya müminin hapishanesi, kâfirin ise cennetidir”. Bu şu demektir: Mümine cennetteki yeri gösterildiği zaman dünyada kendisini hapishanede zanneder. Kâfire de cehennemdeki yeri gösterilince içinde yaşadığı dünyayı cenneti kabul eder.

      Buna göre Allah Teâlâ burada cehennemlik olan günahkârların kötü amellerinin, cennetlik olan iyilerin ise hayır amellerinin yazılı olduğu kitapların, yani amel defterlerinin nerelerde bulunduğunu haber vermiş olmaktadır. Bu durumda “kitap”tan maksat amellerin kendisidir. Nitekim Allah Teâlâ meâlen şöyle buyurur: “Her insan dünyada neleri yaptığını, neleri de yapmadığını açıkça bilecektir”. Burada kastedilen amel defterleridir. “Her nefis, yaptıklarına karşılık tutulan bir rehindir”. “Biz onu kaydedilmiş bir defter kıldık”. Bu, Allah Teâlâ’nın her bir kulu hakkında kendi özüne dair bildiği bir husus olup onunla melekler tanıklıkta bulunur. Bu bilginin şahitliği düşürmesi veya azaltması gibi bir durum yoktur.​

      Yorum

      İşleniyor...
      X