تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Hâkka Sûresi, 43. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: hâkka suresi, hâkka 43, hâkka suresi 43. ayet, indirme, kuran, alemlerin rabbi, nüzul, ilim, bilgi
-
"O, âlemlerin Rabb'i tarafından indirilmiştir"
O, âlemlerin Rabb'i tarafından indirilmiştir. “Tenzil” (تَنْزِيلٌ) aslında kulakla duyulmaz, çünkü kelime Allah'ın fiilini haber vermektedir. Ondan duyulan, Hz. Peygamber'e indirilen Kur'ân'dır. Sonra Cenâb-ı Hak indirmeyi kendi zatına nispet etmiştir. Sebebi, bu haberlerin, yani “Kur'ân elbette değerli bir elçinin sözüdür” beyanı ile tenzîlun diye başlayan yukarıdaki cümlenin hakiki değil mecazî mânada kullanılmış olduğunun bilinmesini murat etmesidir. Çünkü “tenzîl” Kur'ân'ı indirmek demektir. Ona “tenzîl” denmesi indirme görevini Allah Teâlâ'nın vermiş olmasındandır, yoksa fiilen indirenin (Cebrail'in) yaratıcısı olmakla birlikte indirme işini vasıtası olmaksızın bizzat yüce Allah'ın kendisi gerçekleştirmiş değildir.
Yorumu Yorumla
-
Tenzîl (تَنْزِيلٌ)
İbn Fâris, n-z-l kökünün sözlükte yukarıdan aşağıya doğru inmek, bir yere konaklamak ve yerleşmek anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, bu kelimenin tef'îl babında gelmesinin, Kur'an'ın bir kerede değil, parça parça ve belirli bir hikmet çerçevesinde zaman içine yayılarak indirilişini (tenzil) ifade ettiğini aktarır. Ayetteki bağlamında, Kur'an'ın beşeri bir üretim değil, yüce bir makamdan peyderpey gelen ilahi bir lütuf olduğunu vurgular. Toshihiko Izutsu, Kur'an'ın semantik yapısında "tenzîl" kavramının dikey bir iletişim modelini simgelediğini, aşkın olanın (Allah) tarihsel olana (insan ve zaman) tenezzül ederek kendini beyan etmesi manasına geldiğini tahlil eder. Angelika Neuwirth, bu lafzın erken Mekke surelerinde vahyin göksel orijinini ve peygamberin bu mesajı sadece "alan" bir elçi olduğunu pekiştiren bir nüzul dramaturjisi oluşturduğunu savunur. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin nüzul ortamında, Kur'an'ın kaynağını "şiir" veya "kehanet" olarak gören müşriklere karşı, onun "nereden" geldiğini kesin bir dille ilan eden teolojik bir aidiyet vurgusu taşıdığını belirtir.
Rabb (رَبِّ)
İbn Fâris, r-b-b kökünün sözlükte bir şeyi sahiplenmek, ıslah etmek, geliştirmek, terbiye etmek ve bir topluluğun efendisi olmak anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, Rabb kavramının, bir şeyi başlangıcından itibaren kemale erinceye kadar adım adım yetiştiren, her an müdahil olan ve yarattığını koruyup kollayan mutlak otorite manasına geldiğini aktarır. Ayette vahyin kaynağı olarak zikredilmesi, Kur'an'ın insanlığı kemale erdirmek için gönderilen bir terbiye metodu olduğunu ihsas eder. Arthur Jeffery, kelimenin Sami dillerindeki (Aramice ve İbranice) "rabbâ" formlarıyla olan kökensel bağına işaret ederek, bu lafzın başlangıçta "büyük, efendi" anlamında kullanıldığını, Kur'an'da ise evrensel ve mutlak yaratıcıyı niteleyen merkezi bir teolojik terime dönüştüğünü belirtir. Toshihiko Izutsu, Rabb isminin, kul ile Allah arasındaki "efendi-köle" (rab-abd) ilişkisinin temelini oluşturduğunu, Kur'an'ın bu kelimeyle ilahi otoritenin sadece yaratıcı değil, aynı zamanda idare edici ve yasa koyucu yönünü de vurguladığını tahlil eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, bu ismin Kur'an'ın ontolojik merkezinde yer aldığını ve varlığın her an ilahi bir himaye ve düzenleme altında olduğunu bildiren en kapsamlı tevhid unvanı olduğunu ifade eder.
El-Âlemîn (الْعَالَمِينَ)
İbn Fâris, a-l-m kökünün sözlükte bir şeyi diğerinden ayıran iz, nişan, işaret ve bilgi anlamlarına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, "âlem" kelimesinin, yaratıcının varlığına ve sıfatlarına delalet eden (alamet olan) her şey manasına geldiğini; "âlemîn" şeklindeki çoğul kullanımın ise görünen ve görünmeyen, maddi ve manevi tüm varlık kategorilerini kapsadığını aktarır. Arthur Jeffery, kelimenin kökenine dair tartışmalarda, Arapça "ilim" kökünden ziyade Aramice "âlem" (dünya/çağ) kelimesinden ödünç alınmış olabileceği ihtimaline değinerek, Kur'an'ın bu terimi tüm evreni ve varlık tabakalarını ifade eden evrensel bir kavrama dönüştürdüğünü ifade eder. Toshihiko Izutsu, bu kavramın Kur'an'ın kozmolojik haritasında, Allah'ın mutlak hükümranlığı altında bulunan tüm iradeli ve iradesiz varlık topluluklarını temsil ettiğini, dolayısıyla Kur'an'ın evrensel bir mesaj olduğunu bu lafızla mühürlediğini tahlil eder. Gabriel Said Reynolds, kelimenin Süryanice "âlmâ" (dünya, sonsuzluk) ile ilişkili olduğunu ve Kur'an'ın bu terimi kullanarak mesajın mekansal ve zamansal sınırları aşan kozmik bir bütünlüğe işaret ettiğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin "Rabbü'l-âlemîn" tamlaması içinde gelmesinin, Mekke'nin yerel ilahlarına ve putlarına karşı, Allah'ın tüm evrenin yegane sahibi ve otoritesi olduğunu ilan eden radikal bir tevhid vurgusu barındırdığını vurgular.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğünü keşfedin.
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla