وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍۜ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Bürûc Sûresi, 3. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: büruc 3, yemin, burçlu gök, büruc suresi 3. ayet, büruc suresi, şahitlik eden, şahit olunan, vaad edilen gün
-
"Tanıklık edene ve edilene ki"
Tanıklık edene ve edilene (yemin olsun) ki. Bu ilâhî beyanın yorumunda ihtilaf edilmiştir: Kimileri şöyle demişlerdir: “Şâhid”, yani tanıklık eden bizzat Allah Teâlâ’dır. “Meşhûd”, yani tanıklık edilen de yaratıklardır. Onlar bu görüşe şu beyanı delil getirmişlerdir: “... onların halini bilip gören sadece sensin. Sen her şeye şahitsin”.
Denildi ki: “Şâhid” Hz. Peygamber (a.s.), “meşhûd” da onun ümmetidir. Bu meyanda Allah Teâlâ meâlen şöyle buyurmuştur: “Yine o gün her ümmetin içinden kendileri hakkında birer tanık çıkaracağız; seni de bu kimseler hakkında tanık yapacağız. Bu kitabı sana her konuda açıklama getiren bir rehber, bir hidâyet ve rahmet kaynağı, Allah’a gönülden bağlananlar için bir müjde olarak indirdik”⁷.
Kimileri de şöyle demiştir: Tanık (şâhit), insanların amellerini kaydeden kirâmen kâtibîn melekleridir; “meşhûd” da kendisine tanıklık edilen ve amelleri yazılan insandır. Kimi de hem “şâhid” hem de “meşhûd” bizzat insanın kendisidir, açıklamasında bulunmuştur. Yani Allah Teâlâ insana kendi özünden tanık getirmiştir. Şu ilâhî beyanda buna işaret edilmiştir: “O ceza gününde dilleri, elleri ve ayakları, yapıp ettikleri hususlarda aleyhlerine tanıklık edecektir”⁸.
Kimi de şöyle demiştir: “Şâhid”, cuma günü, “meşhûd” ise Arafat’tır. Cuma gününün şahit diye isimlendirilmesi onun her hafta onlara erişmesi sebebiyledir. Arafat’ın ise “meşhûd” diye anılması onun bir mekân olması itibariyle insanların oraya varması ve tanık olması, Arafat’ın insanlara gelmemesinden ötürüdür. Allah, Arafat’ın şanını yüceltti çünkü bütün dinler ona saygı duymakta idi. Cuma gününün şanını da yüceltti, çünkü o da müslümanların bayram günüdür. Her din mensubunun yücelttikleri bir gün vardır. Allah Teâlâ müminlere de bu gün aracılığıyla ikramda bulunmuş, öbür din mensuplarının tâzim ettikleri güne mukabil o güne tâzim etmelerini istemiştir. Bunun için de her ikisine (hem cumaya hem de Arafat’a) birlikte yemin etmiştir.
Yorumu Yorumla
-
Şahid (شاهد)
İbn Fâris, ş-h-d kökünün temel anlamının bir yerde hazır bulunmak, bizzat gözle görmek ve kesin bilgi sahibi olmak olduğunu belirtir; kelimenin doğrudan müşahedeye dayalı somut bir tanıklığı ifade ettiğini aktarır. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin fiziksel olarak veya bilgi boyutuyla bir hadiseye tanık olmayı ifade ettiğini, bu ayetteki yemin bağlamında bizzat olayları gözlemleyen, gerçeğe şahitlik eden ve hesap gününde bu tanıklığını ortaya koyacak olanı nitelediğini açıklar. Toshihiko Izutsu, Kuran'ın anlamsal dünyasında şahitlik kavramının görünmeyen ve bilinemeyen âleme karşıt olarak doğrudan tecrübe edilen görünür dünyayı temsil ettiğini, bu bağlamda ilahi adaletin tecellisini doğrulayan ve eskatolojik olayları gözlemleyen mutlak tanık işlevini gördüğünü analiz eder. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, yemin üslubu içindeki bu kelimenin, hem hesap gününün dehşetli sahnelerine tanıklık edenleri hem de tarihsel bağlamda inananlara yapılan zulümleri izleyenleri kapsayacak geniş bir çerçevede kullanıldığını, böylece gerçekleşen olayların inkar edilemez gerçekliğinin vurgulandığını ifade eder.
Meşhud (مشهود)
İbn Fâris, ş-h-d kökünün ism-i mef'ul formu olan bu kelimenin, kendisine şahit olunan, gözle görülen ve bizzat müşahede edilen şey veya olay anlamına geldiğini belirtir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin tanıklık edilen nesne veya hadise boyutuna dikkat çekerek, bu ayette herkesin bizzat göreceği, açıkça sergilenecek olan ve şahit olmak zorunda kalınacak o büyük günü veya o günün apaçık hadiselerini ifade ettiğini vurgular. Toshihiko Izutsu, aktif şahit kavramını tamamlayan bu pasif formun, Kuran'ın kıyamet tasavvurundaki kaçınılmaz ve dehşet verici gerçekliği yansıttığını, o an geldiğinde gizli olan her şeyin herkesin gözü önüne serilerek bütünüyle görünür ve tüm evren tarafından izlenen bir duruma geleceğini belirtir. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, kelimenin üzerine yemin edilen hadiselerin evrensel çapta gözlemlenebilirliğine işaret ettiğini, bu vasfın Kuran'ın anlatımındaki dramatik gerilimi güçlendirerek ilk muhatapların zihninde olayların kesinliği ve sarsıcılığına dair güçlü bir algı oluşturduğunu aktarır.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğü
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla