Duyuru

Daralt
Henüz duyuru yok.

A'lâ Sûresi, 4. Ayet

Daralt
X
 
  • Filtre
  • Zaman
  • Göster
Tümünü Temizle
Yeni Mesajlar
  • Kur’ân-ı Kerîm
    • 2020
    • 6236

    A'lâ Sûresi, 4. Ayet

    وَالَّـذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ​
  • Türkçe Transkript
    • 2020
    • 6236

    #2
    Velleżî aḣrace-lmer’â

    Yorumu Yorumla

    • Mâtürîdî
      • 2020
      • 6236

      #3
      4. "O, yeşil otları çıkarandır;"

      5. "Sonra da onu kararmış bir sele dönüştürendir."

      Bu âyetlerde Yüce Rabb'in tanıtılmasına dair bilgiler vardır. Sanki Yüce Rab şöyle tanıtılır: Yaratıp uygun şekil veren, onları ölçülü ve amaçlı yapan, yol gösteren, yeşil bitkileri çıkartandır. Sonra Allah Teâlâ, otlar vb. nesnelerden bahsetti. Bunların son bulmaları, başlangıçları, ilkin yaratılmaları ve helâk edilmeleri herkesçe bilinen bir durumdur. Böylece O, bunların yaratıcısının bilinmesini istedi. Çünkü başlangıcı, son buluşu, sonradan var oluşu ve yok oluşu gibi herkesçe bilinen özellikleriyle yaratıcıya istidlâlde bulunmak, insanların gökler ve yer gibi başlangıcını ve son buluşunu bilmedikleri yönleriyle istidlâlde bulunmaktan daha etkilidir. Zira kişinin az bir bakış ve tefekkür sayesinde devamlı oluşum ve değişim halinde bulunan nesnelerin özellikleriyle Rab Teâlâ'nın vahdâniyetine ve yaratıcının varlığına ulaşması söz konusudur. Başını sonunu görmediği nesnelerde ise aynı sonuca ulaşması ancak derin bir tefekkür, ilâve bir bakış ve kafa yorma ile olur. "Mer'â" (مرعى) kelimesinin özellikle belirtilmesi, mahlûkatın hayatiyetini devam ettirme imkânlarının onda bulunmasından ötürü de olabilir. Çünkü insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için mutlaka hayvanlara ihtiyaç duyacaklardır. Hayvanlar ise ancak meraların varlığı sayesinde yaşayabilirler. Sonuç itibariyle bütün yaratıkların hayat düzeni ancak meralarda bitkilerin bulunması sayesinde olur. Allah Teâlâ bunu belirtti ki insanlar bu nimetine karşı şükür içinde olsunlar. Hayvanlar kendileri için değil, insanların yararlanabilmesi için yaratılmışlardır. Allah Teâlâ lütfuyla hayvanlar için otlakları çıkarmış ve yiyeceklerini takdir buyurmuş, onları zayi etmemiştir. Hal böyle iken Allah Teâlâ insanları nasıl zayi eder. Onlar bu âlemin yaratılmasının temel amacını oluşturmaktadırlar. Hal böyle iken Allah Teâlâ onları nasıl ihmal eder, rızıklarını takdir etmez ve tedbirinin dışında bırakır.

      Kapkara bitki kalıntısı yaptı. Denildi ki: "Gusâ" (غثاء), selin ve yağmurların sürükleyip götürdüğü kuru çer çöptür. "Ahvâ" (أحوى) ise eskiliği sebebiyle kararmış nesne demektir. Onun siyaha çalan yeşil renk olduğunu söyleyenler de olmuştur. Buna göre âyette takdim tehir vardır: Yani yeşil iken kupkuru kesilen çer çöp yaptı.​

      Yorumu Yorumla

      • Etimolog
        • 2025
        • 6236

        #4
        Ahrece (أَخْرَجَ)

        Kelimenin kökü h-r-c harflerinden oluşmaktadır. İbn Fâris, h-r-c kökünün temel anlamının bir şeyin içinden dışına çıkması ve belirginleşmesi olduğunu belirtir. Bu fiilin if'al kalıbı, bir şeyi gizli veya potansiyel halden aşikar ve fiili hale getirmeyi ifade eder. Râgıb el-İsfahânî, kelimeyi bir şeyi yerinden, kabından veya bulunduğu ortamdan dışarıya sevketmek olarak tanımlar. Ayet bağlamında bitkilerin toprak altındaki gizli hallerinden yeryüzüne çıkarılmasını, yani ölü toprağın canlanarak mahsul vermesini temsil ettiğini açıklar. Toshihiko Izutsu, bu kelimenin Kur'an'ın "hayat ve ölüm" semantiği içerisinde merkezi bir rol oynadığını, ilahi yaratıcı kudretin (kudret) bir göstergesi olarak yokluktan varlığa veya cansızlıktan canlılığa geçişi simgelediğini vurgular. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, buradaki ihraç eyleminin sadece biyolojik bir büyüme değil, ilahi bir rızıklandırma sisteminin başlangıcı olduğunu, toprağın bağrında saklı olan imkanların Tanrı'nın iradesiyle somut birer nimete dönüştürülmesini ifade ettiğini belirtir.

        Mer'â (الْمَرْعَى)

        Kelimenin kökü r-a-y harflerine dayanmaktadır. İbn Fâris, r-a-y kökünün bir şeyi gözetmek, korumak ve otlatmak anlamlarını taşıdığını belirtir. Mer'â, ismi mekan formunda olup hayvanların yayıldığı, otladığı ve beslendiği yer veya bu amaçla biten ot, çayır ve mera anlamına gelir. Râgıb el-İsfahânî, kelimenin hem hayvanların beslenmesi için yaratılan bitki örtüsünü hem de bu eylemin gerçekleştiği alanı kapsadığını açıklar. Buradaki kullanımın, ilahi takdir ve hidayetin (yönlendirmenin) canlıların beslenme ihtiyacını karşılayacak şekilde doğada nasıl tecelli ettiğini gösterdiğini ifade eder. Arthur Jeffery, kelimenin köken olarak kadim Sami dillerinde mevcut olduğunu ve Aramice ile Süryanicede de hayvan otlatmak ve sürü yönetmekle ilgili benzer formların bulunduğunu not eder. Prof. Dr. Sadık Kılıç, mer'â kelimesinin bu bağlamda rızık zincirinin temel halkasına işaret ettiğini, toprağın en temel ve yeşil ürününün canlı hayatın devamlılığı için nasıl bir zemin hazırladığını vurgulayan ekolojik bir vurgu taşıdığını belirtir.

        Yorumu Yorumla

        İşleniyor...
        X