اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّۚ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Âl-i İmrân Sûresi, 62. Ayet
Daralt
X
-
Etiketler: ali imran suresi 62. ayet, ali imran 62, gerçek kıssa, ali imran suresi, tevhid, allah, ilah, hak, aziz
-
62. "İşte bunlar gerçek haberlerdir. Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Muhakkak ki Allah, evet 0, mutlak güç ve hikmet sahibidir."
63. "Eğer yine yüz çevirirlerse, kuşkusuz Allah bozguncuları çok iyi bilmektedir."
İşte bunlar gerçek haberlerdir. Yani olgularla örtüşen haberlerdir.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Muhakkak ki Allah, evet O, mutlak güç ve hikmet sahibidir. Eğer yine yüz çevirirlerse, kuşkusuz Allah bozguncuları çok iyi bilmektedir. Bu ilahi beyanın anlamı açıktır. Bu konuda daha önce bilgi vermiştik. En doğrusunu bilen Allah'tır.
Yorumu Yorumla
-
İnne (إِنَّ)
İbn Fâris: Cümlenin başına gelerek haberi pekiştiren, tereddütleri ve ihtimalleri ortadan kaldıran tekit (kesinlik) edatı olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: Önceki ayetlerde geçen mubahale (lanetleşme) davetinin hemen ardından bu edatın kullanılmasının, İsa'nın yaratılışına dair aktarılan vahyin (topraktan yaratılma gerçeğinin) her türlü polemiğe ve teolojik itiraza kapalı, sarsılmaz bir ilahi beyan olduğunu vurguladığını tahlil eder.
Hâzâ (هَٰذَا)
İbn Fâris: Yakınlık bildiren "bu/işte bu" manasındaki işaret zamiridir.
Lehuve (لَهُوَ)
İbn Fâris: Haber cümlesini güçlendiren "lam-ı tekit" ile üçüncü tekil şahıs zamirinin (o) birleşimidir. Cümleye "Kesinlikle, şüphesiz ve bizzat o" anlamını katarak vurguyu zirveye taşır.
el-Kasasu (الْقَصَصُ)
İbn Fâris: Kaf-sad-sad (k-s-s) kökünden geldiğini, asıl ve fiziksel anlamının "birinin izini sürmek, adım adım arkasından gitmek ve bir olayın peşine düşmek" olduğunu belirtir. Göğüs kafesine (kass) denilmesinin, kaburgaların birbirini düzenli bir şekilde takip edip dizilmesinden kaynaklandığını; olayları belli bir sıraya göre, aslına sadık kalarak anlatmaya da bu yüzden "kıssa" denildiğini etimolojik olarak ifade eder.
Râgıb el-İsfahânî: Kıssa kavramını "usture" (masal/mitoloji) kavramından felsefi olarak ayırır. Kuran'ın İsa hakkındaki anlatısına masal değil de "kasas" demesinin; bu olayların tarihi bir gerçekliğe (hakikate) dayandığını, vahyin bu tarihi olayların görünmeyen izlerini (gaybı) adım adım sürerek asıl gerçeği (İsa'nın peygamberliğini) açığa çıkardığını detaylandırır.
Toshihiko Izutsu: Kuran'ın tarih felsefesinde "kıssa" kavramını değerlendirir. Kuran'ın kıssalarının asla kronolojik bir tarih yazıcılığı olmadığını; geçmişte yaşanmış olayların (özellikle peygamber mücadelelerinin) izini sürerek (k-s-s), onları anlık, canlı ve evrensel bir ahlaki/teolojik derse dönüştürme eylemi olduğunu semantik sınırlarıyla tahlil eder.
el-Hakku (الْحَقُّ)
İbn Fâris: Ha-kaf-kaf (h-k-k) kökünden geldiğini, bu kökün asıl manasının "bir şeyin mutlak surette sabit olması, yerinden oynamaması, değişmemesi ve batılın (yok olucunun/sahtenin) tam zıttı olan kalıcı gerçeklik" olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: Hak kavramını bilgi felsefesi bağlamında inceler. Kıssanın "Hak" sıfatıyla nitelendirilmesinin; Hristiyanların İsa hakkındaki iddialarının (Tanrı'nın Oğlu olduğu inancının) insan zihninin ürettiği sonradan eklenme, asılsız ve tutarsız (batıl) bir kurgu olduğunu; İsa'nın topraktan yaratılmış bir elçi olduğu bilgisinin ise eşyanın ontolojik özüne tam uygun düşen değişmez gerçek (Hak) olduğunu detaylandırır.
Angelika Neuwirth: "Hak Kıssa" (el-kasasul hakku) tamlamasını Geç Antik Çağ'ın teolojik polemikleri ekseninde okur. Kuran'ın bu ifadeyle, o dönemde Ortadoğu'da dolaşımda olan Hristiyan apokrif metinlerine, İsa'nın çocukluk mucizelerini efsaneleştiren masalsı anlatılara ve kilise dogmalarına karşı net bir düzeltme (tashih) yaptığını; "Gerçek anlatı, mitolojiden arındırılmış bu anlattığımdır" mesajını merkeze yerleştirdiğini analiz eder.
Ve Mâ (وَمَا)
İbn Fâris: Arapçada olumsuzluk ve nehiy bildiren, kendisinden sonra gelen hükmü iptal eden edattır (Yoktur).
Min (مِنْ)
İbn Fâris: Burada zaid (fazlalık) veya istiğrak (kapsayıcılık) bildiren bir harf-i cer olarak kullanıldığını, kendisinden sonra gelen cinsten hiçbir şeyin (hiçbir ilahın) var olmadığını mutlak bir hiçlikle pekiştirdiğini açıklar.
İlâhin (إِلَٰهٍ)
İbn Fâris: Elif-lam-he (e-l-h) kökünden geldiğini, asıl manasının "kendisine ibadet edilen, tapınılan, varlığı karşısında hayrete düşülen ve zor zamanlarda sığınılan yüce varlık" olduğunu belirtir.
Arthur Jeffery: İlah kelimesinin Sami dil ailesindeki evrensel köklerini inceler. Kelimenin kökeninin antik Kuzey ve Güney Sami dillerindeki "El / Eloah / Alaha" (yüce güç, Tanrı) kavramına dayandığını; bu kelimenin İslam öncesi Arap Yarımadası'nda da bilinen, Ortadoğu monoteizminin en temel ve ortak teolojik terimi olduğunu filolojik kanıtlarıyla sunar.
Gabriel Said Reynolds: "Hiçbir ilah yoktur" (mâ min ilâhin) ifadesinin bu ayetteki Hristolojik bağlamını analiz eder. Kuran'ın burada sıradan bir putperestliğe (şirke) değil, doğrudan İsa'yı ilah (Tanrı) seviyesine çıkaran Hristiyan teolojisine cevap verdiğini; İsa'nın mucizeleri ne kadar büyük olursa olsun, "ilahlık" (yaratıcılık ve ibadet edilme) makamının sadece tek bir Zata ait olduğunu çok sert bir teolojik sınırla (kelime-i tevhid formuyla) çizdiğini tahlil eder.
İllâllâhu (إِلَّا اللَّهُ)
İbn Fâris: İstisna edatı (illâ) ve uluhiyetin özel isminin (Allah) birleşimidir. Mutlak yokluğun (mâ min ilâhin) ardından gelen bu istisnanın, varlığı ve ilahlığı tek bir merkeze (tevhide) mutlak surette sabitlediğini dilbilimsel olarak ifade eder.
Ve İnne (وَإِنَّ)
İbn Fâris: Atıf harfi (ve) ile tekit edatının (inne) birleşimi olup, yeni bir yargıyı aynı sarsılmaz kesinlikle başlattığını belirtir.
Allâhe (اللَّهَ)
El-Cevâlîkî: Lafzullah'ın (Allah isminin) etimolojik kökeni üzerinde durarak, bu ismin hiçbir kökten türetilmediğini (camid özel isim olduğunu) savunan görüşler ile "El-İlah" kelimesinden türediğini savunan görüşler arasındaki dilbilimsel tartışmaları aktarır.
Lehuve (لَهُوَ)
İbn Fâris: Yeniden "lam-ı tekit" ve "o" zamirinin gelişiyle, cümlenin sonundaki sıfatların başkasına değil, bizzat ve sadece O'na ait olduğunu pekiştirir.
el-Azîzu (الْعَزِيزُ)
İbn Fâris: Ayn-ze-ze (a-z-z) kökünden geldiğini, asıl manasının "dirençli olmak, katılık, zorluk, başkalarının ona ulaşamayacağı veya onu mağlup edemeyeceği kadar mutlak bir güce ve üstünlüğe (izzet) sahip olmak" olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfahânî: İzzet kavramını teolojik bir güç göstergesi olarak analiz eder. Allah'ın "El-Aziz" olmasının, O'nun iradesine hiçbir beşeri veya ilahi (!) rakibin karşı koyamayacağını ifade ettiğini belirtir. Hristiyanların İsa'yı çarmıhta aciz ve öldürülmüş bir Tanrı/Oğul olarak tasvir etmelerine karşı Kuran'ın; gerçek İlah'ın asla yenilmeyen, zillete düşmeyen ve mağlup edilemeyen (Aziz) olduğunu vurgulayan muazzam bir retorik (kontrast) kurduğunu detaylandırır.
el-Hakîmu (الْحَكِيمُ)
İbn Fâris: Ha-kef-mim (h-k-m) kökünden geldiğini, asıl ve fiziksel anlamının "engellemek, gem vurmak, dağılmayı durdurmak ve bir şeyi sağlamlaştırmak" olduğunu belirtir. Hakîm olmanın, her eylemi kusursuz bir amaca, ölçüye ve felsefeye göre yaparak yozlaşmayı (fesadı) engelleyen mutlak hikmet sahibi olmak manasına geldiğini açıklar.
Râgıb el-İsfahânî: Aziz ve Hakîm isimlerinin Kuran'da sıklıkla yan yana (dikotomi halinde) kullanılmasının felsefi boyutunu tahlil eder. "Aziz" (mutlak güç) sıfatının tek başına tahrip edici, zorba ve kontrolsüz bir şiddeti akla getirebileceğini; ancak bu gücün hemen yanına "Hakîm" (mutlak hikmet ve adalet) sıfatının eklenmesiyle; Allah'ın kudretinin kör bir şiddet değil, her şeyi yerli yerine koyan, adil, rasyonel ve şaşmaz bir nizam (şeriat ve sünnetullah) çerçevesinde işlediğini detaylandırır. İsa'nın babasız yaratılması da bu kudretin (Aziz) ve ilahi planın (Hakîm) kusursuz bir eseridir.
Yorumu Yorumla
📱
Mobil Uygulamamız
Kuran Yorum android uygulaması
İndir ⬇️
Çveneburi Sözlüğü
Türkiye Gürcülerinin sözlüğünü keşfedin.
Siteye Git →
Dijital Kütüphane
Özgün içerikli YouTube genel kültür kanalı
Kanala Git ▶
Türkçe Satranç
Bilgisayara ve yapay zekaya karşı Türkçe satranç oyunu
İndir ⬇️
Deribond
Hakiki ve suni deri kemer online satış mağazası
İndir ⬇️
Yorumu Yorumla