وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ
Duyuru
Daralt
Henüz duyuru yok.
Âdiyât Sûresi, 1. Ayet
Daralt
X
-
"Yemin olsun nefes nefese koşanlara;"
Ali (kerremallâhu vecheh) ve Abdullah (radıyallahu anhumâ) “ve’l-âdiyâti dabhan” (وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا) ve akabinde gelen âyetlerin deve hakkında olduğunu söylemişlerdir, İbn Abbâs (radıyallahu anh) ve yorumculardan daha başkaları ise at hakkında olduğunu ifade etmişlerdir. Ne var ki Ali (radıyallahu anh) Bedir günü vuku bulan olaydan bahsedildiğini belirtir. İbn Mesûd (r.a.) ise hac esnasında olduğunu bildirmiştir. Maksadın at olduğunu söyleyenler şöyle dediler: Bu Hz. Peygamberin (a.s.) göndermiş olduğu bir seriyye hakkında idi. Haberi gecikmişti. Bu yüzden Hz. Peygamber üzülmekteydi. Bunun üzerine Cibril (a.s.) onun âyette belirtilen nitelikteki haberi getirdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.) ve müminler sevindi.
İbn Abbâs’ın (r.a.) dediği gibi seriyye ve at hakkında ise o takdirde yeminin yorumu birkaç şekilde yapılabilir. Birincisi: Bu gayba dair bir bilgidir. Çünkü kimse onların durumunu bilmiyordu. Atların hallerinin bu şekilde tasvir edilmesi ancak gökten gelen vahiyle ya da bizzat gören birinin müşahedesiyle olabilirdi. Onlara tanıklık eden hiçbir kimse yoktu buna rağmen Hz. Peygambere (a.s.) onların durumu bildirilmişti. Daha sonra durumun, aynen Hz. Peygamberin bildirdiği gibi olduğu onlar nezdinde ortaya çıkmıştı. Bu şekilde anladılar ki o Resûlullah’tır. Ve o bütün bunları ancak Allah Teâlâ’dan kendisine gelen vahiy yoluyla bilebilmektedir. Bu ise onun peygamberliğine işaret eden en büyük mûcizelerden biridir.
Yahut yemin, atların şiddeti, kuvveti ve gözlerinin keskinliğine yapılmıştır. Öyle ki ayın olmadığı, ışığın bulunmadığı kapkaranlık gecede dörtnala gidebilmekte, koşmasının şiddetinden toynaklarının taşlara şiddetle vurmasından etrafa kıvılcımlar saçılmaktadır. İnsanın düz bir yerde bile yapamadığı bir şeyi o gece karanlığında üstelik de inişli çıkışlı engebeli yerlerde yapabilmekte, koşmasının şiddetinden tozu dumana katmakta, düşmanın ortasına dalmaktan çekinmemektedir.
Ya da düşmanlarının en gafil olduğu sabah vaktinde onlara baskın yapmakta iradelerinin bulunmasını ve maksatlarının gerçekleşmesini hatırlatmaktadır.
Sonra nefes nefese koşan ve arkasından kıvılcım saçan vb. gibi özelliklerle anılan atlara yemin etmesinde üç müjde bulunmaktadır. Birincisi onlar için üzücü bir hadise olmamıştır. İkincisi düşmana baskın vardır. Üçüncüsü de onlar düşmana dalmışlardır.
Maksadın deve olduğu kanaati taşıyanlar ise bunun hac mevsiminde vuku bulunduğunu söylerler. Onların seyrinin hızlı olduğunu ve karanlık gecelerde, vadiler, inişler ve yokuşlarla dolu yollarda onların koşmalarının şiddetini tasvir etmiş olur.
Yorum
Yorum